Ben aşkı yanığa benzetiyorum. Hani bir yerin yanar, acıdan yerinde duramazsın, ordan oraya gidersin, krem sürersin, suya sokarsın ama acısı bir türlü geçmez. Sonra zaman geçtikçe acı da azalır, bu sefer sadece dokunduğunda acımaya başlar, sonra zaman tekrar geçer ve bu sefer acımaz bile, ama oraya baktığında, sanki dokunduğunda tekrar acıyacakmış gibi hissedersin, oraya karşı bir hassas davranırsın. Sonra ALIŞIRSIN artık acımaz, bir şey hissettirmez, sadece bedeninde bir iz olarak kalır ama sen ona o kadar alışırsın ki, onun ordaki varlığını bile unutursun
Unutmak istedikten sonra hiç hatırlanmamışçasına kaybolup gider. Biraz da o kişinin size yaşattıklarıyla alakalıdır. Ama şu da var zaten dört dörtlük bir aşk olsaydı sona ermezdi o yüzden süreli her şey unutulur kendine eziyet etmek isteyen bunu devamlı hatırlamaya meyillidir.
unutmuyorum sanırsın ama hayat sana öyle şeyler yaşatır ki yaşadığın olayların acısından, sinirinden, hayat savaşından aklına bile gelmez sonuçta yalan dünyadayız sevdiklerimizi toprağa gömecez sonradan hayatımıza dahil olup mahveden ve giden kişi için üzülerek bile zaman ayırmazsın gün geçtikçe olgunlaşırsın :)
Evet.. Unutulur... Zaman su gibi akıp geçiyor.. .. gelecek için yeni planlar yeni çalışmalar.. maddi manevi birikimler yapılmalı.. Pekte eskiye takılıp kalınmamalı