Ciddi ilişki korkusu yaşayan insanların temel sorunu nedir?

Günübirlik ilişkilerin paralel evreninde yaşıyoruz artık. Samimiyetsizliğin ve inorganik duyguların hüküm sürdüğü "oportünist kişiliklerin" adına aşk veya sevgi dediği niteliksiz oluşumlar için ciddiyet çok uzaklarda görünüyor. Ciddi ilişkiler sorumluluk ve özveri ister; basitlikten çok tamamen esaslı bir işleyişe sahiplerdir. Ciddi ilişkiden korkmak "erkek için rol, kadın için kamuflajdır" bana kalırsa.

Kendisini sevmeyen insanlar vardır toplum içerisinde "kendilerini sevilmeye layık görmezler" haliyle. Bir insan önce kendisine karşı dürüst olmalıdır; ne istediğini bilmeyen, libidosuyla hareket eden ve tek bir kişiye sadakatle bağlı kalıp sevmek, benimsemek yerine topluma amme hizmeti vermeyi istemek suretiyle doyumsuzluklarına kılıf uyduran bireyler ciddi ilişkiden koşar adım kaçarlar. Ciddi ilişkiden korkan insanlar "geçmiş travmalarından yara aldıklarından" kafalarında her zaman için "terk edilme fobisini" kurar dururlar.

Bir de "özgürlüğüm elimden alınacak kafesleneceğim" korkusu vardır. Kişisel alanları aşırı önem arz eder; kendilerini geri çekme eğilimindedirler ve eğer ki bir müdahale olursa sıkıntıya gelemez o an gitmeyi tercih ederler. Bağlanma korkusunu hepimiz biliyoruz artık; dillere pelesenk olmuş ciddi ilişkiyi gerçekleştirememe terimlerinden biridir, hatta en üstü diyebilirim. Okuyanlarınız bilir, Fyodor Mihayloviç Dostoyevski "Budala" adlı romanında şöyle der: "Senden kaçtı, çünkü seni ne kadar çok sevdiğinin farkına vardı. Senin yanında olmaya gücü yetmedi." Geçmişinde yaşadığı korkular ve kaygılar bağlanma korkusunu tetikler. Acı çekmek, mutsuz olmak, ayrılmak gibi sıralı korkuları vardır. İnanın bana tüm kalkanları devreye almadan açık bir şekilde ilişkiye başlar, ha gitti ha gidecek modundadır. Kapalı kutu gibidir; gizler kendiniz, fikirlerini açığa vurmaz, ilişkinin içine uzaktan bakarcasına kendini katmaz. Belki bir varsayımsal sanrıdan ibarettir ama onun düşüncesinde "sonunda mutsuzluk olacaktır ve kendisini asla bırakmamalıdır." Bir nevi savunma mekanizmasından bahsediyoruz, ha ne kadar doğrudur bilemiyorum.

Bağlanma korkusu "kısa süreli ilişkilerin" yaşanmışlığına işarettir. Raf ömrü dolan ilişkiler ve hala ömrü tükendiği halde rafta tutulmaya çalışılanlar gibi görebilirsiniz hepsini. "Ben aradığımı bulamıyorum" diye yanar yakınır bu insanlar; sürekli yaşamına birilerini alıp insan sirkülasyonunu ayyuka çıkarmışsa muhtemel bağlanma korkusu vardır. Eğer biri size "ben ciddi ilişki taraftarı değilim, istemiyorum" diyorsa zorlamamanız gerekiyor. Hani şunu düşünmeyin hiç "ben onu değiştiririm, benimle daha farklı olacak" falan sakın demeyin; ısrar asla sonuç getirmeyecektir. Masalsılıktan ibarettir, başkalarının saçma masallarına kahraman olmayın; "hazır değilim demek" kitabın son sözüdür.
Ciddi ilişki korkusu yaşayan insanların temel sorunu nedir?
Ciddi ilişki kurmaya ne kadar hazırsın; günümüz insanları ciddi ilişkiden neden kaçıyorlar?
Ciddi ilişki korkusu yaşayan insanların temel sorunu nedir?
Cevapla