Kalbimiz de, kalbimizin odalarıda yol geçen hanı değildir.
bir erkek neden bırakacağı eli sımsıkı tutar?
Kalbimiz de, kalbimizin odalarıda yol geçen hanı değildir.
Bazı insanlar çok sevgiden şaşırır. Sevildikçe kendine daha farklı bakmaya başlar. O el nasılsa beni sımsıkı tutuyor diye gözleri dışarıyı tarar belki. O el avucumun içinde sımsıkı dursun ama onun bana gösterdiği hissettirdiği o "muhteşemlik" hislerini etrafta da görecek mi bunu bilmek ister. Çünkü o el nasılsa benim ellerimde olacak diye düşünür. Bunun kızı erkeği yok malesef. "Dünyadaki tek ve en değerli kadın benmişim gibi hissettiriyorsun"diyen kadının, sırf ben onunla aynı şehirde yanıbaşında sürekli olamadığım için, çevresinde bulunan ve onun egosunu yücelten bir erkekle flört etmesinden biliyorum bunu. Fakat aynı gün akşam eve gelince beni ne kadar özlediğini söyleyen biriydi kendisi. Tek sorun yan yana olmamamız mıydı yoksa onun egoları mı bilmiyorum. Dibinde durup sultanlara yelpaze yapar gibi yelpaze mi yapmak gerekiyordu veya çevredeki erkeklerin beğenisini toplamak bu kadar mı önemliydi? Her neyse. Sevdiğini cidden biliyorum, sevdi o beni. Ama kendini daha çok sevdi. En çok da benim sevgimle evrildiği o yüce kadını çok sevdi. Herkes o kadını görsün istedi. O hiç bırakmaz sandığı elden oldu, ayrı mesele...
Ne güzel yazmışsın 👍
Eyvallah biraderim. Yarası olunca diline vuruyor insanın bazen
Sizin de acınız var anlaşılan. Elbette kızı erkeği yok bunun. Sevgiyi her insanoğlu taşıyamıyor maalesef. Bazısı üzerek seviyor, bazısı kaçıyor, bazısı aldatıyor, bazısı ağır geliyor taşıyamıyor vs sanırım böyleleri sevgiyi bilmedikleri için en baştan aileden öğrenemedikleri taşıyamıyor kaçıyor anlayamıyorum.
Peki şunu da sormak istiyorum; ben bataklıktaydım sen beni ordan çektin çıkardın deyipte yine de gitmesine ne diyorsunuz. Sebeplerini bilsem de kabullenemiyorum.
Bu gitme nasıl bir gitme bu da önemli. Yani uzaklaşıp senden vazgeçmek mi, senden soğuyup kaçmak mı, sorumluluklardan kaçmak mı kastın yoksa başka birine gözünün kayması mı?
Henüz olgunlaşamadığı için sorumluluklardan kaçtı diyelim. Evlilik sorumluluğunu kaldıramadı. Sözlendik hatta sözden sonra tuhaflaşmaya başladı. Çünkü geçmişinde travması korkusu var. Terk edilmek ve yalnız kalma korkusu. Ayrı illerdeydik. Döneceğim zaman nolur biraz daha kal gitme deyip ağlayan bir çocuktu. Bazen küserdi aramaz sormazdı. Teselliyi alkolde sigarada buluyordu içince çok kırıcı oluyordu. Hatta benimle tanışmadan önce hep ölmek istemiş denizlere açılıp... o yüzden sen beni çamurdan çektin çıkardın diyordu benim sevgim hem iyi hem de ağır geldi. Şimdi de öfkesine yenik düştü bana yaptıklarını çekiyor beni bıraktı hayaller kurdurdu vs vs psikolojisi sıkıntılıydı ama özü de masum sevgi bekleyen çocuk gibiydi. Ailesi parayla şımartmış ama derdini üzüntüsünü paylaşamamış.
Vala bizde de iş ciddiye binince kaldıramadı. O kadar benziyor ki hikayelerimiz. Keşke sebebini bilsem
Dert söyletir derman susturur işte. Paylaşmak iyi geliyor. Bu dert beni epey olgunlaştırdı. İnsanın düşünceleriyle çelişmesi yaşadığının sebebini bulamaması çok yıpratıcı. Elle tutulur bir neden bulmak istiyorsunuz çok iyi anlıyorum sizi.
Hiçbir sebep yok
bir kalbe girip umut aşılayıp çıkmak onlar için ne kadar basit şaka gibi
Malesef öyle
Cevap
4Cevap
Sımsıkı tutmuşsa sımsıkı bir azim vardır bırakması için
Aşırı hız yapan hayaller, gerçeklere çarparak durur.
Diyorsunuz yani.
Ve durdu da; ani bir frenle ! Tepetaklak oldum
Çünkü sığındığı tek liman sensin. Okyanusu fark ettiğinde gidecektir.
Erkekler maymun gibidir bindiği daldan çabuk sıkılır, bu yüzden daldan dala atlar
Mal olduğu için
He yaaa :D
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?