Valla herkesin bu konuda vicdanı nasıl rahat oluyor anlamıyorum. Seninle sonsuz olma hayalini kurmuş birini bırakıyorsun. Vicdanları rahat edemez bence. Ben yarı yolda bırakılan taraf oldum. Ama yine de iyiliğine isterim, hep mutlu olsun.
Ben yolun en başındayım önümde kocaman bir alan var. Daha hiç yürümeye başlamamıştım; elimde bir pusulam (kalbim) bir de haritam (beynim) mevcut. Alabildiğine doğru yolu bulmaya çalışıyorum. Yürüdükçe karşıma "sahte aşklar, çıkar birliktelikleri" çıkıyor. Onları biraz geçince "aldatılanları görüyorum" geri dönesim yola devam etmeyesim geliyor bi' anlık. Son bir gayretle yolun yarısına kadar geliyorum karşımda hiç tanımadığım surları boyumu aşan bir kale (kalp) var. Haritam ve pusulam hemfikir olup birbirlerini doğruluyorlar. Kalenin burçlarından bir kız sarkıyor o anda ve kapıların açılmasını söylüyor...
Bilmem belki de burçlardaki o kız benim yolumun sonudur. Bu kadar mesafe kat edip geriye dönmeyerek ben onu yarı yolda bırakmamış oldum. Şimdi sıra onda beni içeri alıp yolun devamını beraberce yürümemiz gerekiyor.
Hayatta öğrendiğim şeylerden biri de; Umutlar yavaş yavaş tükeniyor bir daha yeşermemek üzere. Bazı şeyleri çok zorlamamak gerekiyormuş ne kadar denersen dene bazı şeyler hep yarım kalıyormuş.. yani anlayacağınız fiziksel ve ruhsal olarak yarı yolda bırakıldım. Sonra fark ettim ki yarı yolda bırakmak diye birşey yoktur , yol orada bitmiştir...
Bu tür durumlarla karşılaşmamak için öncelikle başta duyguyla değil mantıkla hareket etmek gerekir.. kişiyi iyi analiz etmek ve tanımak gerekir.. çünkü daha yolun başından bellidir aslında kimin ne yapacağı.. bakar kör olmamak lazım.. bu durumda da ne yarı yol kalır ne bırakan - bırakılan kalır..
Öyle bir saçmalığın ortasındayım ki “sen bitirdin bu ilişkiyi” derse haklıdır. Ama beni kapı dışında bırakan, duvarlarını aşmamam İçin dikenli tellerle örten, hevesimi kıran (sadece hevesimi değil kalbimi de), afedersiniz itin kabasına sokup çıkaran o’ydu. Son konuşmamızda “madem öyle istiyorsun bitsin” dediğime çok pişmanım. Gerçi demeseydim de durumum farklı olmayacaktı.
İnsanlar tuhaf ilgilenirsin karşı tarafın ilgisi azalır köpek çekersin pervane olur kıskançlıklar sidik yarıştırmaları gereksiz tripler yaşamak gerekirken en güzel haliyle türlü dolambaçlar işte bu durum yüzünden terk etmeye kıyamayıp terk edilmeyi seçmek daha vicdani bir düşünce olmuştur
Çok şükür ikisinide yaşamadım, bırakılan olsam üzülür, bırakan olsam vicdan azabı çekerdim. Karşılıklı anlaşmazlıklar ile yürümediği için ortak aldığımız kararlar oldu
Yarı yolda bırakmadım bırakılmadımda. Ayrılıklarım oldu ama karşılıklı istekle. Karşılıklı istekle oluyorsa bu yarı yolda bırakmak ya da bırakılmak deyil