evlilik; iki kişinin beğendikleri insanla serbestçe cinsi münasebet kurmak ve arzu ederlerse çocuk sahibi olmak için devletten "izin" alarak oluşturdukları bir ortaklık anlaşmasıdır.
nikah esasen beraber yaşamaya yönelik verilmiş bir izindir...
bu iznin amacı neseb karışıklığını yani akraba evliliğini önlemek ve sağlık şartları tutmuyorsa sağlıksız çocukların dünyaya gelmesini önlemektir...
ancak günümüzde artık pekçok insan cinsel münasebet kurnak için devletten nikah adı altında izin alma gereği duymamaktadır...
kadın olsun erkek olsun pekçok insan beğendiği insanla istediği yer ve zamanda nikah olmaksızın cinsel münasebet kurabilmektedir...
doğum kontrol yöntemlerinin yayılması ve sosyal refah devleti ile iktisadiyattaki gelişmelere paralel kentleşmedeki artış insanları serbest seks özgürlüğüne götürmüştür...
isteyen istediği kadar inkar etsin ya da taşrada eşşeklere tecavüz istatistiklerine baksın kendi bileceği iş...
artık kadını da erkeği de "hamile kalırım" "hamilelik riski var" diyerek cinsellikten sakınma gereği duymamakta, kadınların işgücüne katılımı ile gelen ekonomik özgürlük ve bir erkeğin eline bakmak zorunda olmamak gibi etkiler de kadınların özgürce cinsel deneyime yönelmelerini teşvik etmektedir..
dolayısıyla devletten izin alarak cinsel ilişki kurma yani nikahlanma-evlenme hukuki bir formalite halini almış, fiili durumun tamamlayıcısı haline gelmiştir...
bu açıdan sevgililik, fuckbody vb kavramlar sadece algı bozukluğu meydana getirmekte, insanların kendilerini kandırmalarına yol açmaktadır...
kadınla erkeğin içinde cinsellik barındıran her türlü münasebeti karı koca ilişkisidir...
içinde cinsellik bulunduğu için kadın erkeğe yatakta karılık, erkek kadına yatakta kocalık yapmaktadır...
kadınla erkeğin nikahlanmadığı durumda da çiftler birbirine yatak dışında destek olmakta, cinsellik harici eğlenebilmekte hatta daha ileri gidip cocuk sahibi olabilmektedir... bu açıdan bu durumları evliliğin şartı olarak görmek abestir...
Sonuç olarak: hukuki olarak nihaklanana kadar kaç kişi ile içinde (en azından düzenli) cinsellik barındıran münasebet kurarsanız, isterseniz aynı çatı altında yaşayın isterseniz yaşamayın, o kadar karı o kadar koca eskitmiş olursunuz...
doğru cümle: "seninle nikahlanana kadar 3 tane sevgilim oldu." değil. bu kendini kandırmak.
doğru cümle: "seninle nikahlanana kadar 3 tane kocam oldu sen 4. kocamsın."
adına sevgili deyince birşey değişmedi çünkü... onunla da haftada 2-3 yatağa girdin bununla da gireceksin... o da sana maddi boyuty olan pahalı hediyeler aldı, bu da alacak...
kimse kendini kandırarak işleri zorlaştırmasın
SON SÖZ "Kelimeler değiştirilince işler ne kadar kolaylaşıyordu." Ahmet Hamdi Tanpınar
-Anlamadım. +Şimdi bir dağ düşün yalçın mı Yalçın. Sivri kayaları var. İşte doğar doğmaz bizi “hadi bu dağı aş” diye eteklerine bırakıveriyorlar. -Hayat yani?
+Aferin! İlk başlarda iş kolay. Ama yükselmeye başladıkça dağ sarpa sarıveriyor… Dimdik kayaların, uçurumların arasında kalıveriyorsun. Gücün azalıyor… Derken senin gibi bir yolcu daha çıkıyor. Yoldaşınla omuz omuza, can cana verip bir keçi yolu açıyorsun kendinize. Artık tek başına değilsin. Biliyorsun ki artık o yolu iki kişi yürüyeceksin… Dağ yine yalçın. Ama artık yürümek zevkli. Nefesim tükenecek diye korkmuyor insan. Çünkü yanında kendi nefesin gibi bir nefes daha var… Anladın mı?
Her evlilik sizinki kadar mutlu mudur? +Yoldaşına bağlı. Biz Zeliha’mla yan yana yürürken, dikenleri değil çiçekleri derdik, canımız yanınca ağladık, bir yandan türkü söylemeyi bildik. Ben “pes” deyince o “hadi” dedi, o yorulunca ben sırtımda taşıdım. -Peki geçim sıkıntısı insanı mutsuz etmez mi? +Bilmiyorum. Biz mutluluğu ne parada ne handa bulduk evlat. Bak bugün deniz kenarında Zeliha’mla beraber çekirdek çıtlatıp, çay içerken, mutluluk da bizimle masada oturuyordu sanki.
gönlünde sevdiğin kişiye sadık olabilmek neticede ona hayat olabilmek... heveslik değil ömürlük sevebilmek kalbini birleştirdiğin kişiye ömür olabilmek vesaire. Tek bir kişiye yıldız olabilmek ve o yıldızı kalbinin gökyüzünde kaybetmemek ömrünün yettiğince sadece ona gökyüzü olabilmek.
Benim icin evlilik yanlış evililik yapma dan önce huzurdu, sevdiğinle bir hayati paylaşmaktı iyi günde kötü günde yan yana olmakdi Artık kimse bana bisey yapamaz nede olsa kocam var diyordum ki eşim olacak kişiden ilk tokati mi yiyene kadar Artık evlilik benim için korku demek
Evlilik, erkek ve kadın arasındaki muhabbet, şefkat, sevgi, ilgi ve desteğin en ince detaylarına kadar zuhur ettiği mukaddes bir zemin olup erkek ve kadının en başta ruhi yönden sonrasında maddi ve fiziki olarak birbirinde sükun ve huzur bulmasının adıdır.
Hayat bir yol, evlilikte araçtır, Eş de o yolda aynı aracın içindeki yarendir. O yolda engeller, engebeler, tümsekler olur. El ele tutuşup Beraber katlanmak ve devam edebilmek, birbirine destek olabilmektir. O yolda giderken, çiçekler açmış bayırlar ekinler vermiş tarlalar vardır. O güzellikleri beraber yaşayıp tadını çıkarabilmektir.
Evlilik kadar güzel, bir şey yok bu hayatta. Evlenirsin kapıyı açan biri olur, bu seni gülümsetir. Evlenirsin beraber yemek yiyebileceğin, biri olur bu sana huzur verir. Evlenirsin gece sevdiğin kişiye sarılarak, uyursun bu sana mutluluk verir. Evlenirsin hayatı paylaşabileceğin biri olur, bu sana güç verir. Kısaca, evlilik bu dünyanın hem cenneti hem cehennemi kendimize bir eş değil, aslında bir dünya seçeriz.
Bana göre evlilik; Allah'ın emri, Peygamberimizin ise sünneti olmakla birlikte aile olmanın yapı taşıdır. Mutluluktur, saadet'dir, her zorluğu birlikte göğüs germek ve üstesinden gelmektir.. Her anında yanında olmaktır, destek olmaktır, sımsıcak bir sevgi, mutlu bir hanedir.. 😊
Sevdiğim saygı duyduğum adamla huzurlu aşk dolu mutlu mesut yaşamak hayallerimizi gerçekleştirmek istediğimiz sevdiğimiz bütün şehirleri gezmek anılar biriktirmek aile olmak sonra çocuğu da kucağımıza alıp dünya turu yapmak 💛❤️
Benim icin evlilik esimin benimin ve köpeklerimizin kedilerimizin oldugu kucuk bir sirin bir yuvadan ibaret. Onlarla yatip onlarla kalkacagimiz kucuk bir evin icinde ki bu muhtesem tablo benim evlilik hayalim
Dünyada sadece ikiniz olsa bile onun varlığı dünyalara bedel olan eş dost arkadaş sırdaş bazen anne şefkatini bulduğun aslında senin hep yarım kalan tarafını tamamlayan Allahın biz erkeklere verdiği. En büyük nimetlerden biri yani ekmek ve su gibi
Evlilik bir butun olmak demektir , Her gece sevdigin kisi ile ayni sicak yataga baş koyup sarilarak uyumak sabah yine beraber uyanip hayati birlikte gecirme eylemidir. Evlilik aşkın resmi halidir sadece. Onemli olan Aşktır sevgidir bagliliktir..
Görsel herşeyi anlatsa da, evlilik birbirini tamamlamak, özelikle hoşgörü ve sadakat olmalı... Pranga diyenlere hiç katılmıyorum, onlar zaten evlenmesinler...
Evlilik bir cana iki kalp sığdırabilmektir bence. Zaten bunu başardıktan sonra o evliliği hiç bir şey yıkamaz. İnsanlar yeterli birbirini mantıklarıyla değil tüm benliğiyle sevsinler.
Evlilik hayatını bir başkasına adarken, sana adanan hayata ve kişiye her yer ve durumda sadakatle sahip çıkmak ve yanında olmaktır. Evlilik tüm dünyanı bir kişiden ibaret sayabilecek kadar sevmektir.
bakışlarının etkisiyle onu içini yumuşatacak kadar sevgi göstermektir. başına bir felaket geldiğinde geri dönüp ayağa kaldırmaktır. hayatı gerçekten güzel kılmak için anları paylaşmaktır. vs.
evlilik hukuken bir ortaklık anlaşmasıdır... ticaret kanunundaki şirketlere çok benzer... bu açıdan evlilik, ilişkinin şirketleşmesidir...
hukuken kollektif şirketle bütün açılardan benzer... fiilen ise adi komandit şirket görünümü arz eder, ki bu erkeğin ataerkil rolleri nedeniyle üzerine daha çok maddi yük binmesi ile alakalıdır...
kazanç paylaşma amacı barındırmamak dışında evliliğin günümüz türkiyesinde adi komandit şirketten hiçbir farkı yoktur...
dolayısıyla evlilik aşk üzerine kurulsa da temelinde para, harcında para, demirinde para vardır... parasız şirket olmayacağı gibi evlilik de olmaz...
Benimki çile ile geçti efendim.. Karşılıksız 6 yıl gitti ömrümden.. Sonunda boşadı beni.. Yaa Nasip diyelim.. Dua edinde güzel yürekli bir eş nasip olsun efendim..
En İyi Cevaplar