Gökyüzü ağlar hocam her ayrılığın ardından dünyaya gözyaşı bırakır. Bıraktığı o sular toprağı sular, bitki köklerine karışır, kökler ilkbaharda uzar, çiçekler açar, yapraklar yeşerir ve insanlar baharı kutlarlarken birbirlerine aşık olduklarını ve hep aynı metrekarede yaşamak istediklerini anladıklarında yaz güneşi çıkagelir ve ısıtır seven kalpleri... Başlarım Edebiyatıma kalan HARAbeye dönmüştür :)
2 yıllık ilişkimizde giden hep bendim ve hep ölüydüm. Sadece en sonuncu gidişimde üzüntüme son verdim. Arada aşk ve aşık olan varsa giden de üzülür kalan da. Arada aşk yoksa kimse üzülmez.
Giderken onsuz kalacağımı, başkasının ona canım diyeceğini göze alarak gidiyordum. Canım açıyordu ağlıyordum. Ama sonra anladım ki seven ağlatmaz. O orda keyfindeyken ben niye üzüleyim ki. Len amaaan sktr et kızım ya dedim kendime ve bıraktım herşeyi.
İşte her iki taraf birbirlerine saygılı olsa sadık olsa uzaklık yakın edilir. Sevginin alamayacağı hiç bir engel yoktur. Sadece arada o saygı ve zaman mesafesini koruyup saygı duyulmalı.
Hayır öyle değil. Bak benim gibi sabrlı saygılı kişi yoktur yer yüzünde belki de. Ama söz konusu mesafeyse kaldıramam o ilişkiyi. Hatta şöyle ki, ben İstanbul avrupa yakasındayım. Anadolu yakasında olan bir sevgili istemem mesafe var derim düşün yani.
Giden birisi sevmiyordur bir şeyler için çabalamıyordur heyecan arıyordur ilk kalan üzülür ama gideninde birgün üzüntüsü olacaktır kıymet bilmeyen ve bencil insanlardan nefret ediyorum umarım insanlar bu hayatta yaşattıklarının kat be kat acısını yaşarlar ha bide giden kalanı da suçluyor kendiyle beraber insan aynayı iki yöne de tutmalı ben ne yaptım ne oldu diye
"Şartlar bunu gerektirdiği için" denilir ama aslında ortada şart yok ortada ayakta tutulmaya çalışılmayan bir ilişki vardır. Yani sonuç olarak gerçek bir sevgi barındıran insan kaybetmez, ağlamaz
Aşkta şartlaşma olmaz olmamalı her iki taraf birbirine inanıp güvenmeli. Zaten ilişkiye başlayan insan sonunun gidişle olacağını düşünecekse başından beri buna yol vermeli.
Aslında sende soylemisin ayrılınca kim çok sevmiş kim az kalmış farketmiyorki herkes kendince eksiliyor. Giden acaba kalmalimiydim , kalan gitmesine engel olmalımiydim diyebiliyor. Bazen yan yana olup coktan senden gitmiş olması asıl kötü
Gidenin veya kalanın pozisyonu önemli değil, yaşanmışlıklar önemli. Giden istediği için gidiyor olabilir veya kalanın bir suçu olabilir, bunu bilemeyiz. Ama şu kesin, seven her türlü ağlar.
Her şeye baştan tedbir alması imkansız. Kendisini o noktaya getirmemeye çalışıcak, hep kırılan olmayı değil bazen de kıran olmasını bilecek gidenin onu bıraktığı gibi.
Bana sorarsan bu zamanda doğru insan neden tatlı söz rafa hata tarihi geçmiş bir gıdaya benzer misalı olmuş. Çünkü inanlar artık yüzlerinde maske takmış hayatlarına devam ediyor.
En İyi Cevaplar