Aşkın ne olduğunu ne kadar da sık düşünüp telaffuz ediyoruz öyle değil mi? Bazen yanlış bildiğimiz aşk tanımlamaları yapıyoruz kendimizce veya farkında olmadan yaptığımız yanlışlarla ilişkiyi sessize alıyoruz. Şimdi sizlere tehlike sinyalleri veren aşka dair yanlış tutumlardan bahsedeceğim.
Aşk, eğlence malzemesi değildir.
Bazen taraflardan biri yalnız sıkıldığında, işi olmadığında yahut yapacak bir şey bulamadığında karşı tarafla ilgilenme yolunu seçer. Oysa aşk her daim kalbe sığınak olmalıdır, belli zamana mahsus değil.
Menfaat gözetmek, aşka yakışmaz.
Bazen aşık olduğu sanılan partner sevgilisine sırf menfaat beklentisiyle yaklaşır. Oysa unuttukları bir şey vardır: Aşk alışveriş değildir, çıkarsız sevmeyi gerektirir!
Her şeyi ondan beklemek ne kadar doğru?
Her şeyi karşı taraftan beklemeye meyillidir bazı kişiler. Sevgilisinin dağları delmesini isterlerken kendileri yan gelip yatar ve insana için için "Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?" dedirtirler.
"Sen hep suçlusun, kazı kafana" olmaz ki daima!
Bazen sevgilisinin hep suçlu kendisininse her daim haklı olduğunu savunan kişilerle karşılaşırız. Durum ne olursa olsun her zaman kendileri suçu bertaraf eden; partnerleri suça eğilim gösteren olur, şaşılacak şey doğrusu!
İncir çekirdeğini doldurmak, yersiz değil mi sizce de?
Küçücük şeyleri problem haline getirmek bazı kişilerin alışkanlığıdır. Her şeyi büyütürler. Yeter ki tartışmak istesinler, "Gözünün üzerinde kaşın var" diye bile problem çıkarabilirler.
Hakaret, sevgi belirtisi değildir.
Bazen üslubu hakarete çalan, argo ve kaba tabire konuşmalarında sıkça yer veren kişilerin sevme şekilleri de bu kelimelerle doludur. Aslında sevgi ifadesinden çok değersizlik odaklı tabirlerdir ama; onlar sevgi kıyısında olduklarını zannederler.
Kuşkuyu abartmak da manasızdır.
Her şeyden kuşkulanmak, her konuşmadan her mesajdan farklı şeyler çıkarmak, kurgulamak aşk demek değildir. Aşk sevdiğine güvenmeyi gerektirir, kuşkuya sıkı sıkı sarılmayı değil.
Sadakatsizlik aşka uymaz
Aşk sadık kişilerin limanıdır. Sadakatinden sual olunmayacak kişiler aşk insanıdır. Sadakatsiz davranış sergilemelerine rağmen inadına aşk, inadına sevgi kompozisyonuna bağlı kalanlar temalarını değiştirmeden aşk tanımına girmeyi başaramazlar ne yazık ki.
Dürüstlüğü yalana tercih etmek, aşkın kimyasına aykırıdır.
Yalan söyleme konusunda master yapmış kişiler aşktan asla anlamayanlardır. Çünkü "Yalanın Y'si" bile aşkın büyüsünü alaşağı eder, bunun farkında değildir dürüstlükten nasibini almayanlar.
Sevgilisinin arkasından iş çevirenler, bunu sevdiklerinden yapıyordur değil mi?
Sevgilisinin arkasından iş çeviren, ona türlü oyunlar oynayanlara da rastlamışsınızdır muhakkak. Ama onlarınki aşk değildir. Seven insan sevdiğinin arkasından iş çevirmez, oyun oynamaya kalkmaz.
Aşkı yalnız dillerine dolayanların ilişkisi de, uzun sürmez.
Sorsanız dağları deler aşkı, sizin için ölüp bitiyordur. Fakat dilindeki sevgiyi asla dışa vurmaz böyleleri. İcraat sıfırda olmasına rağmen; çene sonsuzlardadır her daim.
Yanlış tanımlamalara meydan vermeyecek en güzel aşklar sizinle olsun. :)
Aşkını Sessize Almamak İçin Bu Gafları Sakın Ola Yapma!
Kıskanmak tamam da, bu kıskançlık şüpheden kaynaklanmamalı. Sürekli "Beni aldatıyor mu acaba? Acaba şimdi kimlere bakıyor? Biriyle mi mesajlaşıyor?" Bu tür şeyler düşünüldüğü sırada artık o kıskançlık değil, şüphedir. Sağlıklı bir düşünce biçimi de değildir. Ama baktığımızda, böyle şüpheci insanlar sadece aşka değil, her şeye şüpheyle yaklaşırlar. Yani sadece kendilerini mutsuz ederler.
Aşk Dediğin Yaşanır Anlatılmaz Diyorum Ama Zaten Öyle Aşk Duygusu En Saf Duygudur Zaten Sevdiğin Kişiyi Kırıyorsan Aşık Değilsindir ya da Sevgilin Fazla Baskı Yapıyordur Yalanın Y'sinin Yarısı Bile Bir İnsanda Varsa Aşık Olmaması Daha Doğru Olur Bence
Aşkınızı söyleyin hayat sizden koparıp alıverir siz daha onu tanıyayım derken kalırsınız benim gibi söylersiniz ama son maddedeki gibi bir duruma düşersiniz off ulen off
En İyi Cevaplar