
Aşk hayatımızda iki kaçınılmaz bir son vardır. Bunlardan birincisi, mutlulukla bir ömür boyu süren aşk iken, bir diğer yönü ise içinde birikmiş kırıntıların giderek yaranın içinde kist oluşmasına sebep olan bir aşktır. Kaybeden taraf mı olacaksınız yoksa kazanan taraf mı?
Kaybeden taraf olmak için:
Olduğu gibi kabul etmeyip, onu değiştirmeye çalışmak

İlk tanıştığınızda oluşan bir aşk kıvılcımlarının etkisi altına girerek ona karşı bir şeyler hissetmeye başlarsınız. Peki ya sonrasında değişen ne olur? Onun kusurlarını görmeye başlarsınız ya da hayalinizdeki kişiliğe ona zorlayarak değiştirmeye çalışırsınız. En büyük hatalardan birisi de olduğu gibi sevememektedir o kişiyi.
Beklenti içerisinde bulunmak

Hep bir beklenti içerisinde beklerseniz, aşk hayatınıza şekil vermekte hayli zorlanırsınız. Haliyle mutsuz bir ilişkinin içerisinde kendinize acı çektirmekle meşgul olacaksınız. Bu durumda hem karşı tarafı hem de kendisini üzerek aşkın güzelliğini zehre çevireceksiniz.
Tipe göre muamele etmek

İnsanın dış görünüşüne göre aşkı seçerek onu tam anlamıyla tanımadan hayran olmak, hayatımızın en büyük problemlerinden birisidir. Dış güzelliği ne kadar güzel gibi gözükse de içinin çürük olduğunu öğrenmek, ilişki başladıktan sonra belli olacaktır. İlişkinin bu süreçlerinde onu tanıdıkça soğuyarak belki de kendinizi meşgul edecek ve zamanınızı ziyan edebilirsiniz. Belki orada tipi diğer kişiye göre düşük diye tanımak dahi istemediğiniz ama size gerçek duygular besleyen o insanın size verecek olan mutluluğu elinizle itmek, kendinize hakaret değil midir?
Hormon amacı güderek aşkı kullanmak

Karşı tarafın fiziki güzelliğini arzulayarak ona aşk adını kullanmak, büyük bir aşağılıktır. Aşk bu kadar basit bir olay değildir. Bu yüzden hormonlarınızın esiri olarak, onu kullanarak aşkınızı sahte bir sevgiyle süsleyerek karşı tarafı üzmeye hakkınız yok. Hormonların esiri olmak, sonu bitmeyen bir ateşin azabında hapsolmak demektir. Çünkü hormonların doyum noktası asla olmamaktadır. Hep başka birisini arzulayarak aşkı bulacağınızı zannetmeyin.
Sayısal verilere takılmak

Kilosu, boyu veya yaşından dolayı sayısal verilere takılmak, aşkınıza yön vererek duygularınızı yıpratmaktır. Basit bir sayının arkasına sığınarak gerçek mutluluğu bulacağınızı düşünüyorsanız hayatınızın en büyük yanlışını şimdiden yapmış olacaksınız. Hisleriniz hangi kişiye yakın hissediyorsa sayısal verilerinden dolayı uzaklaşmak, kendinize yapılmış bir ihanetten farkı yoktur.
Kazanan taraf olmak için:
Kafa yapısına uyan kişiye seçmek

Çevrenizde tanıdığınız insanların hayatlarını az çok çözebilmek kolaydır. Tanıştıkça neye karşı bir ilgi alanları var, tahmin edebilirsiniz. Kafa yapınıza uyan bir kişiyle ömür geçirmek daha kolaydır ve onunla vakit geçirirken eğlencenin doruğuna ulaşacaksınız. Sıkılmak yerine vaktin nasıl geçtiğinin farkına bile varmazsınız.
Ruh güzelliğine aşık olmak

Dış güzelliğin geçici olduğunu hepimiz biliyoruz. Bir sivilce yetermiş, güzelliğin bitmesine... Haliyle kalıcı özelliklere sahip olan ruh güzelliğini neden es geçiyoruz? Ruhlar aleminde yaşamıyoruz o yüzden dış güzelliğe de bakmak lazım diyebilirsiniz. Dış güzelliği amaç yerine araç haline getirip kendinize uygun birini bulun diyorum. O zaman kaybeden değil; kazanan taraftan olacaksınız!
Flörtlük değil geleceğinizin eşi olarak ilişkiyi başlayın

İlişkinizi ciddi olarak başlayın. O insanın doğru olduğundan emin olduktan sonra, onu eğlenmelik bir taraf olarak görerek kalbinizi ziyan etmeyin. Hiçbir insan eğlenmelik değildir. Aşkta her şeyin bir geleceği olmalı ve ona göre hareket edilmektedir. Eğlenmelik aşk yaşayan kişilerin bir süre sonra duygularını öldürmesi ve yıpratarak kendisini kalbini taşlaştırarak yok etmektedir. İnsanı insan yapan duyguları ve fikirleridir.
Sevişerek değil konuşarak sevmeye çalışın

Aşkta en önemli olaylardan birisi konuşarak o insanın düşünce yapısını çözmektir. Size ne kadar uyumlu olduğunun kanısına vardıktan sonra aşka yolculuk etmeliyiz. Sevişmelik bir aşk yolculuk yaparsanız hiçbir zaman mutluluğu bulamayacaksınız. Sadece fiziksel ihtiyacınızı doyuracak, ancak ruhsal boşluğunuz hep yarım kalacaktır.
Yavaş ve tutkulu bir şekilde ilişkiyi yönetin

Her şeyin bir zamanı vardır. Hızlıca elde edilen bir şeyin, hiçbir zaman değeri ve önemi olmayacaktır. Bu yüzden soğumalar veya sıkılmalar başlayacak ve ilişkinizin bitmesine sebep olacaktır. Ama, her şeyi sırasıyla ve yavaş bir süreçte ilerlediği zaman, aşkınız daha heyecanlı ve tutkulu olacaktır. Hiçbir zaman aranıza soğukluklar girmeden, mutlu bir yolculuğa kucak açacaksınız.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar