Hepimizin yaptığı en büyük hata belkide... Beni seviyor musun? Annen mi ben mi? Takımın mı ben mi? Benim için ölür müsün? Ölürüm dese; seni sevmesinin ne faydası var? Ölünce sevebiliyor mu acaba insanlar? Bir ölü seni sevse ne olacak hem?
Sahi sevgi nasıl ölçülür?
Size bir hikaye anlatayım;
Bir gün evli bir çift aralarında hiç problem yokken kadından boşanmak isteme fikri çıkmış.
Adam "Seni vazgeçirebilmek için ne yapabilirim?" diye sormuş.
Kadın, bunun cevabını kendin bulduğunda vazgeçerim ancak demiş. Duraksamış ve devam etmiş sonra;
Benim için ölür müsün?
Diyelim ki, dağın tepesinde bir uçurum kenarında bir çiçek var. O çiçeği benim için koparmak, düşüp bütün kemiklerinin kırılmasına, hatta ölmene sebep olacak. Bunu benim için yapar mısın?
Adam susmuş... "Bunun cevabını yarın vereceğim." demiş.
Sabah uyandığında kadın mutfak masasının üzerinde bir mektup bulmuş.
O çiçeği senin için koparmazdım!
Sevgilim diye başlıyordu, dilersen sana dünyanın bütün çiçeklerini alabilirim ama o çiçeği senin için koparmazdım!
Kadın ne kadar da doğru bir karar verdiğini düşünürken, okumaya devam etmiş...
Ellerime ihtiyacım var!
Her zaman yaptığın gibi bilgisayarın altını üstüne getirip, çökerttikten sonra monitörün önünde ağladığında, onu tekrar düzeltebilmek için ellerime ihtiyacım var...
Alışveriş yaptığında parmaklarını kesen o poşetleri taşımak için ellerime ihtiyacım var...
Perdeyi takmak, sofrayı kurmak, omuzlarında ki yükü almak için ellerime ihtiyacım var...
Ellerini tutmak için ellerime ihtiyacım var!
Bacaklarıma ihtiyacım var!
Anahtarını her zaman evde unutursun, kapıda kalıp üsüme diye senden önce eve varabilmek için bacaklarıma ihtiyacım var...
Ağzıma ihtiyacım var!
Evde oturmayı seversin sen, kafanı dağıtmak, sıkıntını hafifletmek, sana şaka yapıp seni güldürebilmek, hikayeler anlatıp, şiirler okuyabilmek için ağzıma ihtiyacım var...
Gözlerime ihtiyacım var!
Araba kullanmayı çok seversin ama şehirde hep yolları kaybedersin, sana doğru yolu gösterebilmek için gözlerime ihtiyacım var.
Sana bakınca içim huzur doluyor benim, seni görmeye ihtiyacım var!
Bilgisayara çok baktığından gözlerinin bozulma ihtimali kaçınılmaz, yaşlanınca tırnaklarını kesmek için gözlerime ihtiyacım var.
Saçlarında çıkan beyaz tellerinin gözüksun istemeyeceksin biliyorum, beyaz tellerini ayıklayabilmek için gözlerime ihtiyacım var...
Merdivenden aşağı inerken elini tutmak için gözlerime ihtiyacım var!
Kapıda bekliyorum!
Yazdıklarımı okuduysan ve ikna okuduysan kapıyı aç. Fırından hafif yanmış simit aldım en sevdigin, süt ve krem peynir de. Kapıda seni bekliyorum...
Çiçekler dallarında güzel. Ve siz, sevdiğiniz insanla güzelsiniz.
Sahi sevgi nasıl ölçülür;
Yaşayarak!
Sizin için ölen biri değil, sizin için yaşayan biri... Evet sevginin ölçüsü yaşamaktır.
Bu hikayenin sonunda muhtemelen , kadin esine sarilmistir , aglamistir vs.. her nasilsa gunumuzde , pratikte gercek sevgiye ne derece sans taniniyor ya da ne derece degeri biliniyor , tartismaya acik.. genelde , adam. gibi seven adamlar , ilk once kapinin onune konanlar oluyor.. ya da o " yasayarak " kismi sansi hic verilmiyor.. bu hikayeyi gecmiste okumustum.. tekrar okuyunca bile ayni tadi aldim..
Asıl sevgi her şeye rağmen sevmektir. Her haliyle kabul edip öyle sevmek. Bir model hayal edip onun gibi birini bulmak uğruna sevmek değil. Gerçekten o kişiyi öyle kabul ettiğin için hayatına öyle aldığın için sevmek bence asıl sevgi.
Eğer ben sevdiğim için ölmüyorsam onu tekrar görebilmek için ölmüyorumdur. bu birincisi ikincisi kimse sevgisini ispat edemz ancak yaşamak lazım. Üçüncüsü madem öyle sevgini ispatla diyorsunuz o zaman sevgisine inanmadığınız kişilerle beraber olmayınız bir zahmet yani
Ölçemezsin sana hissetirir ancak yine bilemezsin bildiğini sanırsın bu hayatta kesinlik diye birşey yok herşey belirsiz dolayısıyla gerçek sevgi var mıdır yok mudur bilemeyiz
En İyi Cevaplar