
Öncelikle hepsini ciddiye almayın bazılarını espri amacı ile yaptım. Maksat hem istediğimi anlatmak hem de gülümsetmek olsun istedim. O yüzden kaynak soracak olanlar hoşlanmayacakları bir cevap alacaklar baştan uyarayım. Şimdi istatistikler ile aşkı anlatmaya başlayabiliriz sanırım.
Aşkı arayan taraf çoğunlukla kızlardır

Şöyle bir gerçek var ki erkekler çoğulukla aşkı aramaz. Yani sevgilim olsun isteyebilir evet ancak çoğu zaman ona sırılsıklam aşık olması gerektiğini düşünmez. Bunun sebebi de bence aşka inanmamasıdır aşık olmadığı için. Yani çoğu zaman aşkı aramadığı halde karşısına çıkar. Ancak kızlar bunun hayalini kurarlar ve aşksız bir ilişki istemezler kesinlikle en azından karşı tarafın ona aşık olduğundan emin olmak isterler.
Aşka kural koymak isteriz çoğu zaman

Aşık olacağımız kişiyi seçebileceğimizi düşünürüz ve tüm hayallerimiz ona göre şekillenir. Ancak gerçek ile karşılaştığımızda bunu kabullenmekte zorluk çekeriz. Bunun yanlış olduğunu düşünürüz çünkü hayal kırıklığına uğrarız.
Peki nedir bu aşktan beklentilerimiz

Kızlar için basitleştirmemiz gerektiğinde kendilerine bakabilecek birini ararlar her ne kadar bunu yanlış bulsam da. İlk akla gelenler zenginlik, yakışıklılık, zeka ya da saygı görülen bir iş sanırım. Elbetteki bu beklentiler kişiden kişiye göre çoğalabilir azalabilir. Önem derecesi azalabilir ve artabilir. Ancak biz yalnızca sevelim gerisi önemli değil diyen insan sayısı azınlıktadır.
Erkekler için bu beklentiler nelerdir peki

Erkeklerde daha çok yanlarına yakışabilecek, hayatları boyunca beraber olabileceği ve çevrenin imreneceği ve öveceği birini ararlar. Bakireliğe kafayı takanların sayısı giderek azalıyor. Çoğunlukta nefes alsın yeter diyenlerdir tabii ki bunların beklentilerinin sebebini açıklamama gerek yok sanırım. Zaten aşk düşünmedikleri açık.
Aşka inanan kaldı mı sahi

Günümüzde de bu böyledir bence. Mesela masallara kızlar daha fazla inanır. Dizilere ve filmlere de böyle. Bunun sebebi duygusallıkları mı yoksa yapıları mı emin değilim ancak her kız masallara inanıp onu hayal etmeyi asla kesmez. Tüm hayatı boyunca aşık olmayı evlenmeyi çocuk sahibi olmayı bekler. O insan ile karşılaşmayı bekler. Erkeklerin ben aşka inanmadıklarını düşünüyorum en azından o kadar önemsemiyoruz. Ancak aşk ile karşılaştığımızda aşka inanabiliyoruz. Zaten ondan sonra değişiyoruz. Aşk ile tanışmadığımız sürece karşımızdakinde bir türlü aradığımız şeyi bulamıyoruz ve öyle ya da böyle bitiyor.
Evlilik hayali kuranlar ve evlilikten kaçanlar

Erkekler belli bir yaşa kadar evlenmekten kaçarlar. Kadınlar ise tüm hayatlarını evlenmeyi düşünerek geçirirler. Neden bir eşitlik ya da denge yok ki bu konuda aramızda. Sanki av ve avcı gibi bir oyun oynanıyor.
Aşktan canınız yandıysa eğer

Aşktan bir kere canınız yandığında toparlanana kadar zaman geçmesi gerekir. Tabii o acıyı hiç bir zaman unutmazsınız. Bir süre aşktan korkarak dolaşırsınız ancak en sonunda aşk karşınıza çıktığında yine ona karşı koyamazsınız.
Ayrıldıktan sonra aklımızı kurcalayan soru

Ayrıldıktan sonra en çok pişman olan taraf yeterince çabalamayan taraftır. Eğer çabalamamasının sebebi aşık olmaması ise elbette ki pişman olmasını bekleyemezsiniz. Ancak siz o ilişkinin sürmesi için elinizden geleni yaptıysanız ve geriye yapacak bir şey kalmadı ise pişman olmayacağınızı düşünüyorum.
Yine de aşk güzeldir

Yine de ne olursa olsun aşk her insanı istisnasız mutlu eder. Yüzünüzde saçma ve nedensiz bir gülümseme olur. Hayalleriniz ve hayatınız renklenir. Onu gittikçe daha fazla sevmeye başlarsınız.

Aşk İlişkileri
Bebek Bakımı
Cam Cilt
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar