Ah Bu Kadınlar Yok mu? Bir Kadın Yaptırır Bunları Sana.

"Bir varmış bir yokmuş" larla büyümedi çoğumuz biliyorum. Ama bir baktık ki hayata, hep bir var oluş ve ardından kayboluş. Hani masal gibi de, değil de. Gerçekliğe bürünmüş koca bir yalan gibi hani. Ne yaşadığımız belli, ne yaşamadığımız. Neyi nasıl yaşadığımızdan bihaber, tutturmuş gidiyoruz.

Aşka tutunuyoruz bazen, bazen kör kütük aşık olduğumuz kadına. Ah ah! Ah biz erkekler. Ahlar vah olmayacakmış gibi, var ile yok arasındaki o hassas çizgiyi, hep kendi tarafımıza yakın çizip, dar alanda kısa kısa paslaşıp duruyoruz. Hakem penaltı düdüğünü çaldığında, gözüne numarası belirsiz bir gözlük takıp, sözlük verip eline, o düdüğü…

Neyse. Acıklı şeyler yazıp da, acınacak hale gelmeye niyetim yok şu aralar. Acınacak halimize gülmeye de zaten dermanım yok. Hani demiş ya üstat;

Yorgunum. Çünkü yorgunluğumun, yaşamak gibi bir anlamı var. Yaşamaktan duyduğum mutluluğun tadına, düşmanlarım ulaşamazlar. (Yusuf Hayaloğlu)

Dedik ya. Hayata tutunursun bazen, bazen bir kadına. Bir bakışına. Bir duruşuna. Bir dokunuşuna. Seni olmadığın bir sen yapar. Yaşamadığın bir hayat yaşatır sana. "Hayat" dersin adına. "Hayatım". Alabildiğin her nefese bir anlam katarsın. İsmi olur o her nefes.

Bir Kadın Yazdırır Tüm Şiirleri

Ah Bu Kadınlar Yok mu? Bir Kadın Yaptırır Bunları Sana.

Hallaç pamuğu gibi dağılır aklın. Olmayan aklınla destansı şiirler yazdırır bir kadın. Hiç bitmeyen dizeler. Okumadığın kitapların, okunmuş sayfaları arasından, koyu harflerle yazılmış, altı çizilmiş cümleler bulursun satır aralarına sıkışmış. Şöyle en tutkulusundan. Hani damardan. Kanına dokunabilmek adına. Kanı donsun diye.

Adını her yere kazırsın akrostişlerle dolu. İnce ince işlersin dahice sözcükler bulup. "Seni" ile başlayıp sonu hep "seviyorum" ile biten.

S enin olmadığın hiçbir sabaha uyanasım yok artık.
E limde değil, uykum gelmiyor.
N e koyun saymalar, ne masallar, ne kitaplar, ne televizyon,
İ çtiğim ilaçlar ne de. Fayda etmiyor.

S esini duymak için kudururken ben. Sen mesaj atıyorsun ya.
E limde değil, deliriyorum.
V erip veriştirirken önce telefona sonra da sana,
İ liklerime kadar öfkeyle doluyorum.
Y azsam bir dert, yazmasam bir dert diye düşünürken içimden,
O radan oraya savrulup duruyorum.
R esim at bari vicdansızın kızı diye konuşurken kendimle
U zandığın yatakta ben de olaydım istiyorum.
M ahvettin kız beni ama yine de seni çok seviyorum.

Bir Kadın Çizdirir Tüm Resimleri
Ah Bu Kadınlar Yok mu? Bir Kadın Yaptırır Bunları Sana.

Önce hayalinde resmedersin, sonra her yere resmini çizersin. Gözlerinden başlarsın önce. Gözlerine dokunan gözlerinden. Yüreğini tarumar eden her bakışını ezberlediğin. Bir kadın ezber edersin ezber bozan. Kara kalem portrelerindir ilk çalışmalar. Sonra renkli boyalar alırsın. Bir şovale ve bir tual. Yaptığın her tablo, paletinden çıkan her fırça darbesi, onu anlatır sana. Masmavi bir göl. Yemyeşil ağaçlar üzerine yansıyan. Uzaklarda bir dağ. Ortasında bir güneş. Gölün tam ortasında bir kayık. Belli belirsiz. Kayıkta bir sen varsındır, bir de o. Tabloya bakan herkes sadece bir kayık görür(!) Ama senden başka kimse görmez ikinizi. Bilmem ki neden?

Bir Kadın Yaptırır Tüm Besteleri

Şimdiye dek yüzüne dahi bakmadığın türküleri ezber edersin. Alengirli bir sofra kurarsın kendine, hiç olmadığı kadar anason kokan. Sözlerini hiç bilmediğin şarkılara eşlik edersin yarım yamalak. Bir kadın söyletir sana tüm şarkıları. Tüm şarkılar ona söylenir. Tüm besteler ikinize yazılmıştır artık. Bir kadın aldırmıştır ilk gitarını sana. Okul yıllarında öğrendiğin flütten çıkmayan sesler çıkarmaya başlarsın. Sahilde bir ateş yakar, oturursun kumsala bağdaş kurup. Serçe parmağında uzattığın tırnağın basar ilk notaya. Peşi sıra başka notalar kovalar o ilk notayı. Şahane bir melodi çıkar ortaya. İlk besten. Duyanların kulaklarını tırmaladığı, sana Rodrigo'nun Gitar Konçertosu' ndan daha dahiyane gelen.

Bir Kadın Bırakır Uykusuz Seni
Ah Bu Kadınlar Yok mu? Bir Kadın Yaptırır Bunları Sana.

Başını yastığa koyduğun an gözleri gelir ilk aklına. Gözlerinde kaybolasın geldiğini hatırlayarak gülümsersin salakça. Sesi yankılanır kulaklarında. Büyüleyen sesi. Ellerinle saçlarını okşadığını düşünürsün. İpek gibi. Yüzüne dokunsun istersin her bir teli. Dudaklarından çıkan her bir sözcüğü hatırlarsın bir kez daha. O dudakları öpersin düşlerinde. Düş olmasın, gerçek olsun istersin. Sarılayım sımsıkı, kokusunu içime çekeyim istersin. Kaparsın gözlerini o anları gerçek kılarak. Çok geçmeden bir dürtü ile fal taşı gibi açılır gözlerin. Bir sıcaklık hissedersin biraz da ıslak.Tavana dikersin gözlerini, anlamaya çalışırsın bu tuhaflığın sebebini. Ancak duşun altına girdiğinde fark edersin olup biteni. Sonra kaldığın yerden devam edesin gelir. Bir bakarsın sabah olmuş.

"Kadın" sözcüğünün büyüsüne kapılır tüm erkekler. Sihirli sözcük bu işte. "Kadın". Akılları karıştıran, baştan çıkaran, hayaller kurduran, planlar yaptıran. Seni sen olmaktan çıkaran.

Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun.
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor.
Bütün kara parçalarında (Cemal Süreyya)

Sevgiyle kalın.

#Rüzgar

Ah Bu Kadınlar Yok mu? Bir Kadın Yaptırır Bunları Sana.
Cevapla