İstanbul Sokaklarında "Ne Olur Geri Dönme!" Sözlerinin Hikayesi

Her aşık erkeğin başından mutlaka bir acı dolu hikaye geçmiştir. Geçmeseydi zaten bu kadar şiir, sözler olmazdı. Kadınlar, erkekleri şair ettirip geriye sadece bir şey bırakırlar. "Aşkın Yokluğunu". Çünkü kadınlar sevmedikleri adamlara, onlara çok sevdiklerini bildiği halde acımazlar.

Kadınlar, sevmedikleri adama hiç acımazlar. Sevdikleri adam uğruna da kendilerine hiç acımazlar.

İşte hikayemiz de burda başlıyor. Seven bir erkek ve sevmeyen kadının erkeğe acı çektirme hikayesi. İtalo Calvino adında bir adam bir kadını sever. Ve sevdiği kadının her anını fotoğraflamaya kadar verir. Erkek o kadar çok sever ki, sevdiği kadının anılarını fotoğraflamayı kadın bu durumdan sıkılır ve onu terk etmeye kadar verir. Peki bu defa boşluğa düşen aşk adamımız ne yapmaya karar verir ? Varlığının fotoğrafını çeken adam bu defa yokluğunun fotoğrafını çekmeye başlar.

Kadın “her yerde olmadığı” için her şeyin ve her yerin fotoğrafını çekmeye başlar adam, her anın fotoğrafını. Giderek kadının yokluğu, var olan her şeye yayılmaya başlar böylece. Onun gibi bir şey işte.

Kısacası artık her şey "O" olur. Her yerde onun yokluğunun hatıraları. Ve bu yokluğu fotoğraflamayı İstanbul sokaklarında duvarlara yazarak yokluğunu hançer gibi kalbini saplamak ister. Ve eline alır bir siyah kutu boya ve duvarlara şu satırları yazmaya başlar :

Ne olur geri dönme

İstanbul Sokaklarında "Ne Olur Geri Dönme!" Sözlerinin Hikayesi

Siz hiç çok sevdiğiniz halde, sevdiğine geri dönme dediğiniz oldu mu?

İşte aşık adamımız sevgilisine sitem dolu sözlerle geri dönme derken aslında çığlık çığlık "Ne olur geri dön" demek istiyordur. Neden mi sokaklara böyle yazıyor ? Olur da belki sevdiği kadın o sokaktan geçer de belki görüp kendisine döner diye. Çığlık çığlığa içi kan ağlaya ağla geri dön demek istiyor sevdiği kadına.

Erkekler de sever ama kadınlar sevmedikleri adama hiç acımazlar. Erkekleri şairliğe hapsedip arkasına bakmadan giderler. Ve siz kadınlar size bir güzel dahi söylemeyen adamları sevmek yerine, size ömrünü şiir edip başınızdan aşağıya döken adamları sevmediğiniz sürece asla gerçek huzura ulaşamayacaksınız.

Kilonuzla dalga geçmeyen adamları sevin,
Sabah uyandığınızda yeni çıkmış sivilcenize iğrenerek bakmayan,
Saçınızda üç beş beyaz görüp de alaycı bakışla yaşlandığınızı söylemeyen,
Kemerli burnunuzu,kalınlaşan belinizi dert etmeyen adamlardan bahsediyorum.
Böyle adamlar şekilciliğin dünyevi boyutundan çıkmış, ruhani doyumun olgunluğuna ulaşmış adamlardır.
Ne güzeldir bu adamlarla yaşlanmak ve ne kadar şanslıdır onlara rastlayan kadınlar..İ

nan Durak Taş

Size sevmeyen, sizi aldatan adamlara yüzlerce kez şans verirken, sizi sizden daha çok adamlara şans vermiyorsunuz. Ve sonra bir ömür boyu böyle aşka küsüp kendi kabuğunuza çekiliyorsunuz. Oysa ki sadece 1 kere sadece 1 kere şans verseniz dünyanın en özel kadını olacaksınız ama siz sevmediğiniz adamlara asla acımazsınız.

İstanbul Sokaklarında "Ne Olur Geri Dönme!" Sözlerinin Hikayesi
Cevapla