Yetmeyeceksiniz. Yetemeyecek oluşunuzdan değil, yetinemediğinden yetemeyeceksiniz. Siz ne olursanız olun, ne kadar olursanız olun, ne yaparsanız yapın, yaptığınız ya da yapmaya çalıştığınız hiçbir şey yeterince mutlu etmeyecek onu.
Elbette şimdi işin dramatik taraflarından bahsedip de keyfinizi kaçırmaya niyetim yok.
Hanımlar! Ne büzülen dudaklarınızı, ne tek kaşınızı yukarı dikip, işaret parmağınızı alnınıza dayamış bir halde "hımmm... neymiş bakiiim" modundaki surat ifadenizi, ne "yetinemeyen defolup gider" triplerinizi, ne de gözlerinizi kısıp "vereceksin bunun hesabını" şeklindeki bakışlarınızı çekemeyeceğim şimdi. En iyisi siz "alttan alttan geliyorlar bak şimdi" sabırsızlığında elinize geçen ilk nesneyi fırlatmadan monitöre, işin gerçeğini "Baattin ile mizah" koruması altına sığınarak işlemeye çalışayım ben.
Beyler, unutmayın ki;
Takvimlerin yetmezliğidir kadın
Erkek olarak senin için tarihlerin önemi, ajandanda not aldığın ödeme günleri ya da bir iş görüşmesi kadardır. Ha bir de kocaman harflerle yazdığın "Yıldönümümüz" dür. O dönen yılın geldiği gün "dün de bir şeyi kutlamıştık ama neyi" gibi salak salak başını kaşımanın bir faydası yok. Bir kadın için her gün bir dönüm noktasıdır. Yiyorsa unut.
Asla unutmayandır kadın
Allah hiçbir erkeği "aşkım açıklayabilirim" durumuna düşürmesin. Daha açıklayabilenini görmedik. Düşünsene, bu kadın bir gözüne çektiği eyelineri diğer gözüne de aynı ustalıkla çekiyor. Milim sapma yok. Sen kalkmış, "açıklayabilirim" diyorsun. Neyi açıklayacaksın ha neyi. U nut tu ra maz sııııın. Poponla bırak kuş tutmayı, balık avlasan, ne o balığın yüzüne bakar, ne de yer. Yemezler oğlum yemezler.
Her an değişebilen psikolojiye sahiptir kadın
Başlıktaki "her an" yanıltmasın seni. "An" kelimesi kulağa hep en kısadan biraz daha uzunmuş gibi gelir ya hani. Koca bir aldatmacadır o. Bildiğin saliseden daha kısa yani. Günü 24 saat ile sınırlandıramayan bir kadına "şu an hangi psikolojidesin sevgilim" gibi bir soru, sonun olur bilesin. Bak hatırla. Birlikte girdiniz bir mağazadan içeri. Hepi topu bir tişört alacak. Siyah ile beyaz arasında kararsız kaldı. Sonra gitti kırmızıyı aldı. Oysa sen ikisini de yakıştırmıştın değil mi? Hatta kırmızıyı pek de beğenmemiştin. Aman ha çaktırma. Bakayım suratına! Tıpkı düşündüğüm gibi. :)
Bir kadına ne söylediğin değil, nasıl söylediğindir önemli olan
Bir kadına her zaman dürüst olmak zorundasın. Bir tek şey dışında. Ona "şişmanladın mı biraz" diye sorma gafletinde bulunmak bile senin zayıflığındır. İşte o zayıflığın, deliye döndürmeye yeter bir kadını. Bak pembeli yorumlarına. Başladılar bile daha sonunu okumadan verip veriştirmeye.
Ancak, o istediğinde sevişebileceğindir kadın
Biliyorum. Bir araya geldiğinizden beri, kedinin ciğerle olan hesabı gibi hesaplar peşindesin. Hesapta olmayanları bile görmezden gelerek üstelik. Yapmadığın kur, etmediğin kompliman kalmamış görünüyor. Hani o "bir çiçekle kandırırım" diye aldığın buket var ya. Bir süre sonra işe yaramadı değil mi?
Atladığın şeyi söyleyeyim ben sana. O özenle hazırlanmış, kenarına da bir yerlerden çalma duygu yüklü sözcükler sıralı bir kart iliştirdiğin aranjmanı, en aşk dolu cümlelerle ve biraz da hınzır bakışlarla verdiğin an, yüzüne çok mutlu olmuşcasına tebessüm gönderirken, hatta "aşkıııımmm, çok tatlısıınnn" diye şımarırken yüzüne "beni çiçekle kandırabileceğini sanıyor şapşal" diye geçiriyordu içinden.
İlgi arsızıdır kadın
Sen ne yaparsan yap olmuyor değil mi? Üstün vasıflarının en üstüne çıkarabildiğine kendince kanaat getirdiğin ilgin, onu senin dışında her şeyin mutlu edeceğine dair inancını, işte şimdi üst seviyelere getirdi bile haklısın. Neden biliyor musun? Çünkü sen bir çikolata ya da dondurma değilsin. Bana böbürlene böbürlene "ama" ile başlayan "çikolata şunu yapamaz, dondurma bunu edemez" gibi cümleleri hiç kurma. Her ne kadar "ama" dan önce sarf edilen cümlelerin bir önemi yoksa, sonrasında sıralayacağın cümleler de bir anlam ifade etmeyecek bu konuda. İnan bana.
Bir kadından asla bir şeyler gizlenemez.
Ne diyorlardı ona. Kadın içgüdüsü mü. Nasıl bir güdü ise bu artık. Sensörlü kesin. Ve o sensör sürekli açık. Konu sadece kendilerini ilgilendiriyorsa sensör devreye giriyor. İlgilendirmiyorsa "ha yanlış alarm" diyerek, hayata kaldıkları yerden devam edebilmelerini sağlıyor. Çünkü bu yeti doğuştan verilmiş onlara. O noktada senin "rahatsız ettim pardon" inceliğinde bir nezaket göstermen bile yersiz.
Asla affetmeyendir kadın, affetmiş gibi görünendir
Kıyamıyorsun değil mi gözyaşı döktüğünde. En büyük silahıdır ağlamak bir kadının. Bunu o da bilmez aslında. Hormonlarıdır onu her an ağlamaya hazır hale getiren. İstemediği bir şeyi yaptığında sen, ya da senin istemediğin bir şeyi yaptığında, ona gösterdiğin tepki sonrası, verdiğine de vereceğine de pişman olacak yine sensindir. Yıllar sonra bile tarihini, saatini, dakikasını gözüne soka soka, o günü tekrar yaşatacak olandır sana. Sen alışverişe çıkararak yırttığını düşün dur. Sadece o günü kurtardın paşam. Hatta o birkaç saati.
Her zaman haklı olandır kadın
Yalan yok. Hakkını vermek gerek. Hayatını derleyen toplayan, seni düzene sokan, en zor zamanlarda kurtarıcın olandır o. Hiçbir standardın yokken, standartlarını üst seviyelere taşıyandır. Hatırla bak, hayatına girene kadar her şey ne kadar olağan ve sıradandı. En basiti, kendi kurduğun dünyanda, diş macununu ortasından sıkabilme hürriyetine sahiptin. Ya da, gece geç saatlerde biraz da çakırkeyf halde evine dönüp, üstünü bile değişmeden bulduğun yere serilmek özgürlüğün vardı. Ya şimdi? Şimdi hayatına bir düzen geldi. Düzeni kuran o, faturasını ödeyen sensin.
İsteklerinin sonu olmayandır kadın
Millet forumlarda, açık oturumlarda, kitaplarda, dergilerde "Kadın ne ister" başlığı altında tartışadursunlar bırakın. Bu tartışmaların sonu gelemeyeceği malum. Hatta bir sonuca ulaşıp da "hah tamam, kadını mutlu etmenin formülünü buldum" diyemeyeceğin, o formülü en bilge bilim adamlarının, kaşiflerin, dehaların, düşünürlerin, fizik, kimya, biyoloji profesörlerinin bile bulamadığını da düşünürsek, çaba harcamanın gereksizliği konusunda bana hak vereceğin kesin.
Sadece hemcinsleri ile yarışandır kadın
Dikkat et bak. En janti halinle takmışsın sevgilini koluna, şehrin en renkli caddelerinde geziyorsunuz. Başka seçeneğin de yok zaten. "Şöyle sakin bir yerde baş başa vakit geçiririz" planın, daha randevu saatine karar verdiğiniz an değişti. Elini tutmuş, arada bir yanağına minik buseler dokundururken sen, ve o buselerden fırsatlar çıkararak kokusunu da içine çekerken, onun gözlerinden haberin yok tabi. Fıldır fıldır çevreyi inceliyor. Karşıdan gelen hemcinsini, ayakkabılarından başlayıp, saç rengine kadar analiz etmiş durumda. Üstelik bunu, sen dudaklarını yanağına yapıştırıp bıraktığın o öpücük aralığı kadar kısa bir zamanda hallediyor. Düşün bak. O cadde gezi adımlarıyla kaç saatte biter, ve o saate kaç hemcins girer.
Bu liste uzar gider. Kadını anlatmak biraz da yürek ister Baattin.
Başta da söylediğim gibi, Baattin' den esinlenerek ilişkilerimizi biraz ti ye aldım. Görsellerin nedeni de bu. Ha, benim kadınlar hakkında ne düşündüğümü zaten yazılarımı okuyanlar bilir.
Yaşamın en güzel rengidir kadın, hatta tüm renkleridir. O renkleri soldurmamak gerek. Hayatın en muhteşem kokusudur kadın, koklamak değil, koklamaya kıyamamak gerek. Yaşama dair bildiğiniz tüm lezzetlerin tadıdır kadın. Tadını kaçırmamak gerek. Bir erkeğin ruhuna can katandır kadın. Canını yakmamak, ömrüne ömür katmak gerek. Sadece ana değildir kadın, anaya duyduğun kadar saygı duyman gerek. Rabbimin erkeğe emanetidir kadın, o değerli emanete ihanet etmemek gerek.
Ne sözler yeterli gelir kadını anlatmaya, ne süslü cümleler yazmak. Satırların yetmezliğidir kadın. Önce İNSAN olduğunu kabul etmek gerek. Kendin için hak saydığın her şey kadının da hakkıdır. Unutmamak gerek.
Surekli ilgi alaka ve istekler onlarin uzerine erkekler tarafindan yogunlastirildigi icin ne istediklerini sapitiyorlar. erkeklere de aynisi olsa kadinlar gibi olurduk. Aslinda ayniyiz ama hayata bizden farkli algilariyla bakiyorlar.
Biz kadınların istediği çoğu şeyi aslında siz erkeklerde istemiyormusunuz? :) erkeklerde güven ister ilgi ister sadakat ister para ister araba ister ev ister iş işte , trip mi sizde atıyorsunuz? :) anlıyacağınız ne kadar söylesenizde yazsanızda yetiştirme tarzı farklılığından size farklı algılıyorsunuz :) fakat aynıyız :)
Ben katilmiyorum bunlara herkes kadini bu zannediyor gercekten anneleriniz gibi fedakar cefakar ota pislige trip atmayip alttan alan beyine saygi gosterip erkeklik gururunu oksayan kadinlarda var bu tek tip kaidnliktir ve her yerde olan basit kadinlardir kadinlik bu degil seninki saka amaclidir belki ama her sakanin altindada bir gercek yatiyor yani erkekler boyle goruyor ama aslinda oyle degil!
Elbette değil. Her birey birbirlerinden oldukça farklıdır. Haklısınız. Yanlış olan algı, Kadını böyle bir kalıp içine yerleştiriyor oluşumuz. Tıpkı her erkeği aynı kalıba soktuğumuz gibi. Teşekkür ederim ilginiz ve görüşleriniz için.
Kadınları çok iyi anlatmışsın tebrik ederim öncelikle , bu kadar iyi taniyabilmen güzel ama yüzde 100 aynı değiliz hepimiz yüzde 10 luk kısım biraz daha farklı
Uzun zamandır görmüyordum, özletmiştin yazılarını. Bu sefer seninle hem fikirim ve ayrıca şu zayıf noktan yok konulu karikatür gerçekten çok güldürdü. Ellerine sağlık, çok beğendim :)
nerdeee. :))) var daha biraz daha zamana ihtiyacım var. Hak verirsin ki her başına geçtiğinde yazılamıyor. Ya da yazmak istediklerinle kelimelerin örtüşmüyor. :)
Bu bencende de büyük emek var teşekkür ederim ama biraz daha kısa tutabilirdin. Ayrıca tabi ki kadın değerli ama bazen de abartıyoruz sanki hele de günümüz kızlarını düşünecek olursak bu övgü günümüz kızlarının birçoğuna bir beden büyük gelir.
öyledir erkek ne yaparsa yaranamaz. hep yenisini ister bu çok kötü bir şey çünkü bazen yeni bir ilişkide ister en çok bu koyar erkeklere. ne yapsak yaranamayız herzaman isterler hep onlar haklılar bizler haksız herşey onların elinde ya... sadece başlıkları okudum. emek ve ellerine sağlık çok gerekli bir bence olmuş teşekürler
işte buna karar verwmiyorum. tam vazgeçicem diyorum gözlerine bakıyorum seviyorum diyorlar. ama bidahaki bakışta öyle değil. ne yapıcam ya ben çokta bağlıyım ona
ben işin biraz mizahına kaçtım. eğlence amaçlı da :))) kadınlara dair diğer paylaşımlarıma göz atarsanız anlayacaksınız saydırmadığımı ve saydıramayacağımı :)
İyi de giydiren ben değilim. Kaldı ki hiçbir kadını rencide edecek tek bir kelimem olmadığına dikkatinizi çekerim. Ard niyetim olmadığına sizi temin ederim.
art niyetiniz yok sizi az cok bencelerinizden taniyorum. erkek olarak o acidan bakmayabilirsiniz konuya ama bu tarz benceler sorular sitede fazlasiyla var ne biliyim bu nedenle
e erkeklere dair de benzer bir sürü paylaşım var. önemli olan hoş görü ile yaklaşabilmekte. Kaldı ki, kimse kimseye karşı saygısızlık ve hadsizlik edemez. Ben de paylaşımlarımda hoşgörülerinize sığınıyorum. :) Sevgiyle kalın.
En İyi Cevaplar