Verdiğin Sözlerin ve Hayallerinin Altında Kalman Dileğiyle!

Kaç kere sever insan? Bir, iki, üç.... Kaç kere aşık olur? Bir, iki, üç... hemen hemen hepimiz çok sevdik. Sonuç ne oldu? Çoğumuz terkedildik. Ne güzel değil mi, siz birini çok sevin, her şeyinizi verin, ilklerinizi yaşayın sonra "Benden bu kadar" deyip gitsin. Peki ya hayaller, verilen sözler, kurulan düşler, gerçekleşmeyi bekleyen bekleyen planlarımıza ne oldu? Hepsi başımıza çöktü. Çünkü, bu binayı tutan bir biz vardık, bir o. Binanın temelinden bir kolon ayrıldı ve biz, yalnız başımıza bu enkazın altında kaldık. Her gün bir cenaze kaldırılıyor içimizdeki enkazdan. Çalan bir şarkıda hayaller cenazesi, kusursuz bir gece de planların cenazesi. Her cenazede içimizde feryatlar kopuyor. Çünkü yarımız taze! Çünkü o yara hâla kanıyor! Kim durduracak bu yarayı? Yine o mu? Hayır, artık geçti o devir. O yara kanayacak arkadaş! Sonuna kadar kanayacak. Dayanamam diye bir şey yok. Ne güzel söylemiş üstat;


Her ayrılık bir gün biter.


Verdiğin Sözlerin ve Hayallerinin Altında Kalman Dileğiyle!

Evet, her ayrılık bir gün biter. Yaramız şuanda çok taze çünkü, terk edildik. Çünkü kurulan düşlerin, hayallerin verilen sözlerin altında kaldık biz. Hareket ettikçe daha çok canımız yanıyor, canımız yandıkça daha çok içimize kapanıyoruz. Evden çıkmayalı kaç gün geçti onun yüzünden siz söyleyin?


Belki 1 hafta, belki 1 ay, belkide kendi kaptıranlar 1 sene de atlatamadı bu ayrılık şokunu. Ama size bir şey söyleyeyim mi; Geçiyor.... geçiyor... Evet, ilk başta ayrılık size geçiriyor ama sonra hayata atılmaya başladıkça o kalbinizin tam ortasına saplanmış ayrılık çıkıyor ilk önce, sonra onun peşine o yara kabuk bağlıyor ve üstüne iyileşiyor. Ben kimler gördüm intiharın eşiğinden dönenler, canına kıymaya çalışanlar...


Verdiğin Sözlerin ve Hayallerinin Altında Kalman Dileğiyle!

Değiyor mu peki sizi bu enkazın altında bırakan biri için bu kadar acı çekmeye?


"Değmiyor ama gönül bu söz geçirebiliyor muyuz?" dediğiniz duyar gibiyim. Haklısınız ama bu acıyı yok etmek sizin elinizde. Evet acı çekiyorsunuz, canınız yanıyor. Ama unutmayın, sizin canınız yanarken onun canı çatladı sadece. Sizin canınızın üstüne bir enkaz devrilmişken, onun canının üstüne bir toz bulutu geldi. Sizin içinizden her gün cenazeler kalkarken, ona taziyeye gidiliyor. Kimse için değmiyor inanın bana. Bugün kendinize zarar verdiniz, size geri döneceğini mi sanıyorsunuz? Döndü diyelim, tekrar gitmeyeceği ne malum? Zaten sizin değerinizi, siz kendinize zarar verdikten sonra anlayan biri için boş verin çabalamayı, küfredip günah bile işlemeyin.


Siz bundan sonraki hayatınıza bakın. Unutmayın;


Tecrübeler en iyi öğretmenlerdir. Yalnız, okul masrafları biraz çoktur


Verdiğin Sözlerin ve Hayallerinin Altında Kalman Dileğiyle!

Siz çok büyük ve ağır bir tecrübeyi deneyimlediniz. Siz canınızı tecrübeler okuluna yolladınız. Şimdi mezun olup, size dönmesini bekleyeceksiniz. Bu okulun bir süresi yok. Bu okulun süresi; SEVDA...


Dışarı çıkın, gezin tozun. Kendinize bakın ama onu unutun."Kolay mı be" dediğinizi duyuyorum. Değil, kimse kolay demedi zaten. Google' ye eski sevgili yazdığınız an hemen onu unutmanın yolları çıkıyor. Aşk böyle değil, bunları yaparak oradaki maddeleri uygulayarak onu unutamazsınız. O size bir kurşun sıktı ve yaraladı. Şimdi ya o kurşunu çıkartıp, kendi namlunuza koyup ona doğrultup intikam alacaksınız, ya o kurşunu cebinize koyup, "Eyvallah bu bana tecrübe olsun" deyip yolunuza bakacaksınız. O kalbi iyileştirmenin yolu yine sizden geçiyor.


Size bir marşın ilk satırlarıyla veda edeyim. Takım tutmayı bir yana bırakarak, aşık gözüyle bakarak okuyun bu satırları. Çünkü, ayrılığın ilk evreleri dile gelmiş resmen.


Sen benim her gece efkarım,
Gözümdeki yaşım
Sigara dumanım,
Sen benim damardaki kanım,
Anlımdaki yazım...



İşte bizi bıraktıkları durum, şu 5 mısralık marştan ibaret...



Sevgilerimle...


_Delikanli_

Verdiğin Sözlerin ve Hayallerinin Altında Kalman Dileğiyle!
Cevapla