Kalbimin En Derinine Gömdüğüm: Sustuklarım

Geçen sene bu günlerde çok tuhaf bir şey olmuştu. Aşık olmuştum. 17 yıl boyunca hiçbir erkeğe karşı arkadaşlık haricinde bir ilişki kurmayan, bırak sevmeyi kimseden hoşlanmamış olan ben, aşık olmuştum.


Tabii o zamanlar bunun aşk olduğunu düşünmüyordum. Aşkın ne olduğunu bile bilmiyordum. Gerçi hala tam olarak bildiğim söylenemez. Zaten aşk anlaşılamamaktır birazda. Tutsaklıktır, özlemdir, ihityaçtır, sevgidir, bağımlılıktır, acıdır, heyecandır, gülümsemektir, ağlamaktır, ölmektir... Kısacası herşeyden birazdır aşk.


Kalbimin En Derinine Gömdüğüm; Sustuklarım


Herneyse. Onu ilk gördüğüm o günden bahsedeyim biraz.


Okuldaydım, teneffüs zili çaldığında arkadaşımla kantine inmek için koridora çıktığımızda gördüm onu. Merdivenlerin başında Kimya hocasıyla konuşuyordu. Hem dağınık hemde özenle fön çekilmiş gibi duran saçları, hafif kirli sakalı, bir ucu dışarda olan gömleği ve geniş omuzlarından birine taktığı çantayla bizim okula ait olmadığı belliydi. Arkadaşıma sorduğumda o da tanımadığını söyledi.


Kalbimin En Derinine Gömdüğüm: Sustuklarım


Yaklaşık bir hafta boyunca onu birdaha görmedim. Sonra bir gün bahçeye çıktığımda kapının önünde sigara içtiğini gördüm. Ona baktığımı fark ettiğinde gözlerimiz buluştu. Gözleri kahverengiydi ama o gözlerin içinde her rengi gördüm ben. Hafifçe dudağı kıvrıldı ve ardından önüne dönüp sigarasını içmeye devam etti. Kim bilir kaç kez soğukta, yağmurda hatta kar yağarken onu görebilmek için bahçenin bir köşesinde, kapıya yaslanarak sigara içişini izledim. O her sigarasını yaktığında benim de kalbim yanıyordu.


Kalbimin En Derinine Gömdüğüm: Sustuklarım


O sene okul kapanana kadar hakkında bir çok şey öğrenmiştim.


Okulumuzun biraz ilerisinde ki üniversitede okuyordu ve aramızda 4 yaş vardı. Okulda ki birkaç yeni mezun hocayla arkadaşlardı ve ara sıra okula gelip gidiyordu. Arkadaşlarımın ısrarı ve desteğiyle geçen sene okulun son günü ona hissettiklerimi söylemeye karar verdim. Numarasını önceden bulduğumdan arayıp iki saat sonra okulun arka sokağında olan parka gelmesini söyledim. Kim olduğumu ve ne istediğimi sorduğundaysa geldiğinde söylerim diyerek geçiştirmiştim. Aşırı derecede heycanlı olduğumdan bir saat önceden gidip biraz oturmak ve sakinleşmek istedim. Gittiğimdeyse ölüm gibi bir şey oldu.


Aşık olduğum adam, bizim okulda son sınıflardan bir kızla oturuyordu. Kız onun kollarında başını göğsüne yaslamış bir şeyler söylüyordu. Hayatımın en mutlu günü olacağını sandığım o gün cehennemim olmuştu. Onlara gözükmeden oradan uzaklaştım ve biraz ilerleyip tenha bir yerde saatlerce hıçkıra kıçkıra ağladım. İsmimi unuturum ama o saatleri asla unutmam.


Kalbimin En Derinine Gömdüğüm: Sustuklarım


Birkaç gün sonra arkadaşlarıma olanları anlattım. O yaz benim için tam bir felaketti. Aklıma ne zaman o görüntü gelse acıdan tüm vücudum kasılıyordu. Hele o kızın sevdiğim adamı okula gelip giderken gözüne kestirip ayarttığını sonra sevgili olduklarını öğrendiğimde daha da beter oldum. Ben onu görebilmek için yağmurdan sırılsıklam olurken o kız doya doya izleyebiliyordu onu, ben her gece onun kollarında olmayı düşlerken o bunu her istediğinde yapıyordu, ben onu uzaktan severken o ellerine, yüzüne, dudaklarına, kalbine her yerine dokunuyordu.


Bu sene başladığında o kız yanıma geldi - Mezun olmuştu ve onun gittiği üniversiteye başladı -. Benim sevgilisini sevdiğimi öğrenmiş. Sınıfın ortasında beni rezil etti. Herşeyi geçtim de şu sözler öyle bir zihnime yerleşti ki, jiletle kanata kanata yazıldı aklıma.


O : Kesin o kızda sensindir.


Ben : Hangi kız?


O : X - Sevdiğim adam - söylüyordu sizin okulda bir kız var diye. Sürekli, ömründe hiç erkek görmemiş gibi bakıyor.


Hakkımda ki ilk ve tek düşüncesi bu olmuştu sevdiğimin. Ömrümde bir çok erkek görmüştüm ama ilk kez onun gözlerinde bir okyanus görmüştüm, ne yapayım. Bakmamak elimde değildi.


Kalbimin En Derinine Gömdüğüm: Sustuklarım


Sonra bunların ayrıldığını öğrendim. Mart'ın 16sında okul çıkışı canım eve gitmek istemedi ve tek başıma dolaşmaya başladım. Onun sesini duymamla tüm vücudum kasıldı ve arkamı döndüğümde bana bakan gözleri gözlerimle bir kez daha buluştu. Hani dik bir yokuştan arabayla inerken için süzülür ya, aynı öyle olmuştu.


'' Sen bir kaç ay önce beni arayan kız değil misin? ''


Okulun son günü. O an aklıma geldiğinde yutkunamadım. Ben bir şey söylemeyince o devam etti.


'' Gelmeyince merak ettim de numaranı kaydetip whatsapp'tan bakmıştım. Aklımda kalmışsın. ''


Aklımda kalmışsın. Bu sözüne milyonlarca anlam yükleyebilirdim fakar sarı ve turuncu renklerinde saçlarım birde çillerim olduğundan yüzümü unutmaması normaldi.


'' Evet, bendim o. ''


'' Ne konuşacaktın benimle? ''


Dilim yalvarıyordu o iki kelimeyi söyleyebilmek için. Kalbim bir senedir kendine saklamaktan yorulmuştu o sözleri. Ama gururum; 'Sürekli, ömründe hiç erkek görmemiş gibi bakıyor' sözünü sunuyordu önüme ve ben susuyordum.


'' Önemli değildi, hatırlamıyorum bile. ''


'' Peki ben gideyim o zaman. ''


Önümden geçip gittiğinde arkasından sadece benim duyabileceğim bir sesle fısıldadım.


'' Seni Seviyorum. ''


Kalbimin En Derinine Gömdüğüm: Sustuklarım




* Fotoğraflar internetten alıntıdır. Bir tanıdığın görme riskine karşılık hiç mekan ya da kişi ismi vermedim. Birde o günden beri onu hiç görmedim, duyumlarıma göre son senesi olduğundan mezun olunca memleketine dönecekmiş. Bana yaşattığı tüm duygularsa mezara kadar benimle kalacak.

Kalbimin En Derinine Gömdüğüm: Sustuklarım
Cevapla