Merhaba KS üyeleri bu bencemde aşkı bir kaç nesneyle anlatmak istiyorum umarım beğenirsiniz.
1.Ben aşkı gök yüzünde süzülen kuşlara benzetirim.
Aşık olunca insanın ayakları yerden kesilir, ve hep bulutların üzerindeymiş gibi hareket eder, sürekli etrafına gülücükler saçar olur olmaz şeylere güler( ben sevdiğim adamın t-short'ünü eve Getirip üzerime atmıştım ve saatlerce o t-shirtle dans ettiğimi hatırlıyorum) bunu okurken. Hepinizin aklına bir anı gelmiştir sanırım
2. Aşk belki de kimilerine göre tutsaklıktır.
sahip olmaktır. Seven insan sahiplenir ,korur,kollar. Ve sadece ona ait olmasını ister gözünden sakınır kısacası.
3.Kırık bardağa benzetirim.
Kıskançlık demişken bazı kıskançlıklar sevgiyi bitirir. İnsan ruhu bu kadar özgürken birilerinin onu kısıtlamasını kabullenemez ve bu durum arkasında bir çok olumsuz şeyler getirir sevginin bitmesi gibi, aşka olan inancın azalması gibi, sevgi arkasından sorumluluk getirir ve herkes sorumluluk sahibi değildir. Zamanla sevgi denen kavram yok olur güven sarsılır aşka olan inanç yok olur. Kendimize hep sözler verip dururuz bir daha kimseyi sevmeyeceğim diye ama ne yazık ki gönül bu. Kırık bardaktan su içilmez diye avuturuz kendimizi ama ne demiş mevlana sen bardak kırıldı diye sudan vazgeçtin mi?
4. Son olarakta tahtarevelli aşk gerçektende tahtarevelliye benzer.
Hele ki bu zaman için biçilmiş kaftanda diyebiliriz. Hepimizin bildği gibi teknolojinin gelişmesiyle ilişkilerde aldatmalar ve güvensizlikler hatta boşanmalar bile çoğaldı. Tabi durum böyle olunca sevgide değersizleşti artık herkes sevene değil verene bakar olmuş. Bu durumda gerçekten seven insanı bulmakta bir hayli zorlaştı. İlişkilerde her zaman bir tarafın sevgisi daha ağır basar kim daha çok severse diğerinin bir tarafı kalkar tahtarevellide olduğu gibi...
Benceminde sonuna geldik okuduğunuz için teşekkür ederim sağlıcakla kalın 😉
En İyi Cevaplar