Evlilikten Korkuyorsun Çünkü

Evlilik, aileyi yani toplumun en küçük yapı taşını oluşturan bir olaydır. Bu olayın olmaması aile dediğimiz yapıların azalmasına sebebiyet verir. Yanlış şekilde oluşması ise çarpıklaşmayı, özü, kimliği kaybettirir. Günümüzde çoğu insana "Evlilikten niye bu kadar uzaksın?" diye sorduğumuzda çeşitli bahaneler ile karşı karşıya geliriz. Kendilerine "Haklı" gelen sebepler aslında hiçte öyle değildir. Bu kişiler de bunun farkındadırlar. Farkında olmayanlar içinse bu yazıyı hazırlıyorum şu an zaten. Umarım gerekli farkındalığı kazanır ve gerçeklerin acı hissini damaklarında hissederler.


Çünkü sorumsuzsun.
Evlilikten Korkuyorsun Çünkü


Sorumsuzsun. Daha kendine bile bakamıyorsun. Yarım bıraktıklarını arkandan hep başkaları toparlıyor. Sorumsuzsun. Bir şeyin gereklerini yerine getirecek yetenek yok çünkü sende. Oysa ufacık bir çocuk bile sorumluluklarının bilincinde yetiştirilirse kendi işini kendi yapmayı, iyiyi kötüyü ayırt etmeyi bilir. Yetişdirildiğin aileden mi bilinmez ama sen sorumsuzsun. Sorumluluklardan korkuyorsun, kaçıyorsun. Ödleksin tek kelime ile. "Sorumluluk" kavramı yok senin hayatında. Sorumluluklar normal insanların hayatını kolaylaştırırken senin hayatını zehrediyor. Çünkü sen sorumluluğu 1 kilogram ise 100 kilogram haline getirerek eziyet haline getiriyorsun.


Çünkü rahatına düşkünsün.
Evlilikten Korkuyorsun Çünkü


Rahat olmayı, har vurup harman savurmayı, gönlünce gezmeyi, birine bağlı olmadan haram dairelerde fink atmayı seviyorsun. Gönül işlerini ise "Sevgilim" dediğin eşin olmayan bir kızla/erkek ile hallediveriyorsun. Sonra terkediyorsun. Sonra yenisini buluyorsun. Sonra tekrar terkediyorsun. Belki de tüm bunlarla evlilik hayali kuruyorsun. Her biriyle ve saatlerce. Çok mantıklı gerçekten. Sevgilin gibi bir insan sayesinde gönül işi de halloluyor. Dünya da çok kız ve erkek var zaten değil mi? Biri gider biri gelir. İnsanlarla oynamak senin için çocuk oyuncağı. Zaten kaç yaşına gelmiş olursan ol sen hala çocuk kafalısın. Sadece masum ve temiz değilsin o kadar.


Çünkü doğru insan yok sanıyorsun.
Evlilikten Korkuyorsun Çünkü


Doğru insan elbette var ancak sen bulamadığın için daha doğrusu onla karşılaşmayı beklemeden türlü türlü insanlarla belki "O"dur diye oynadığın için tüm seçenekleri tükettiğini sandığın için belki de vicdanını rahatlatmak için "Doğru insan yok!" diyorsun. Kime göre doğru sana mı? Sen çok doğru bir insan mısın ki en doğru insanın seninle olabileceğine inanıyorsun? Bunları bir kafanda sorgulamalısın bence. Senin doğruların arttıkça çevrendeki kişilerinde doğruları artacaktır ama sen bunu deneme çabasına girme. Çünkü problem sen de değil çevrende sana göre. Hani şu iğneyi kendimize çuvaldızı başkasına sözünü birazcık hayatında uygulasaydın belki de tam tersi olurdu görüşün.


Çünkü yaşanmışlıkların etkisindesin.
Evlilikten Korkuyorsun Çünkü


Çevrendeki evli çiftlerin aile yaşantısı, arası, duygusal durumu iyi olmayabilir. Ama her ailenin kendine göre bir enerjisi, düzeni, iletişim dili vardır. Burada çok soruda görüyoruz ahlaksızlıklarını, kocasına/karısına yaptıklarını utanmadan anlatan insanları. Haliyle korkuyoruz başımıza gelirse diye. Ama etkiye tepki olayını ve "Eden bulur." sözünü de unutuyoruz. Ayrıca onların evliliklerinin kötü olması nasıl senin evliliğini etkileyebilir ki? Bir mantıklı ol gözünü seveyim ya.


Çünkü her şeyin para olduğuna inanıyorsun.



Çevrendekilerin o kadar etkisinde kalmışsın ki her şeyin para olduğuna inanıyorsun. Evlilik dedin mi aklında sadece para israfı olan bir sürü olay canlanıyor. Haklısın. Buna katılıyorum.


İnsanlar gösteriş için binbir türlü borca sürüklüyor çiftleri. Özellikle de aile ve "Çevre ne der?" sorusu. Çevrenin dediği önemli değil. Eşin olacak kişinin "Gelinliğim şöyle havalı olacak, Düğünüm şu sarayda olacak, Kocamın ailesi en pahalı takıları takacak, Ev almadan evlenmem." gibi sitemleri, istekleri olabilir.


Öyle olan hemcinslerim insaf diyorum birazcık. İnsaf. O tüm isteklerinin parası başta karşı aile diye gördüğün aslında senin eşin olacak adamın ailesinin cebinden çıkıyor. Tabi maddi durumu varsa. Yoksa ne olacak? Borç, borç, borç... E onları baban mı ödeyecek? Elalem mi ödeyecek? Düğününde oynayanlar mı ödeyecek? Hayır, canım. Onları eşin ödeyecek, sen ödeyeceksin. Daha ilk aylardan tartışmalar gün yüzüne çıkacak. Belki her şeyin olacak ama huzurun olmayacak. Böyle bir şeye değer mi? Bence değmez.


Okuduğunuz için teşekkür ederim. Bu bencenin altında evlilik ile ilgili görüşlerinizi paylaşmanız rica olunur. Bunun bir "BENCE" olduğunu unutmadan görüş yaparsanız sevinirim.


Ayrıca mantık evliliği hakkında yanlış düşüncelere sahip arkadaşlarım bu benceyi inceleyebilir.

Evlilikten Korkuyorsun Çünkü
Cevapla