Tam Bir Zavallıyım ve Hala İstiyorum...

Birini düşünün. Sizi görmeye bile tahammülü yok ancak siz onu sadece 15 dakikalığına yanınızda tutmak zorundasınız. Ona yaşadığınız bir olayı, açıklığa kavuşturmanız gereken duyguları saklayarak nasıl açıklarsınız ya da bir profesyonel edasına bürünebilir misiniz? Ben yapamadım...


Bir gün bir şeyi öyle çok istersin ki gün gelir onu istediğine lanet edersin.


Karadenizin o eşsiz manzarasında ''Kimseye tutunma, hiç kimseden medet umma. Sakın kızım ! Sakın seni incitebilecek insanları hayatına alma '' demişti babam ve ben yine kendimden ödün vermeyerek onu dinlememiştim .

Tam bir zavallıyım ve hala istiyorum...


Kaybetmek bugüne dek yaşadığım en berbat duyguydu.


Elime bir fırsat geçmişti -çabuk olmamı gerektiren bir fırsat- belkide benim hayatımın dönüm noktası , belki bir bitiş ya da bir başlangıç . Bunun ne olduğunu bilmiyorum ama bir his ,insanın bu kadar mı içine işler? Hep keşkelerle yaşadım , zamanı geri almayı, o anları hiç yaşamamış olmayı , bağıra bağıra ''Kes şu sesini de beni dinle artık '' diyebilmeyi ...


Sevmek neden hep acı verdi bana? Sadece diğerleri gibi sıradan bir hayat diledim, acısıyla tatlısıyla ağlayıp gülebileceğim normal bir hayat . Aşkı hiç aramadım hatta hep boş, gereksiz bir iş olarak gördüm ve öyleydi de ama bazen büyük konuşmamak gerekiyormuş .Hayatında hiç kimseye yalvarmamış biri ; ilk defa bir şeyi çok istedi. İlk defa sevdiğinin ayaklarına kapanıp, köpekler gibi yalvarıp, ona inanmasını diledi.


Kalemim nasıl ? sizce devam edeyim mi ? :)

Tam Bir Zavallıyım ve Hala İstiyorum...
Cevapla