Merhaba arkadaşlar bu benim ilk Bence'm ve bunu bir arkadaşımın ricası üzerine yazmaya karar verdim. Açıkcası aşırı bir beğeni de beklemiyorum. Ancak kendi kalemimden sizlere olabildiğince bir şeyler aktarmak istiyorum. :)
Ben bu genç yaşıma rağmen Türkiye'nin birçok bölgesine gitme şansım oldu ve oralarda belli bir zaman da bulunmuşluğum oldu. Birçok insan, birçok farklı yüz ve birçok karakter tanıdım. Ayrıca sanaldan tanışıp bir süre sonra görüşmüş insanlar da oldu. Yani sizin anlayacağınız bu yaştaki bir gence göre bir hayli fazla sayıda insan tanımış oldum. Bu benim kısa bir hayat hikayemdi. Bunu anlatmamın konuyla ilgisi olduğu için size bu yüzden bu tür şeylerden söz ettim. :)
Aşk denilince herkese göre değişen bir kavram aslında. Kimine göre bedenlerin aşkından ibaret olan bir şey. Bu tür insanların çoğu dinimizi, toplum yapımızı es geçip her türlü şeyi yapmaya hazırdır. Bazıları der ki: "Evlenmeden yapamam böyle bir şey."
Aslında doğru bir düşünce ve olması gereken bir düşünce. Ama siz bir şeyi atlıyorsunuz:
Gerçek aşk bu kadar basit ve ucuz mu? Sadece anlık hevesler için mi evlenmek istiyorsunuz?
Kimisi de mesela tamamen ilişkiden ruhsal anlamda keyif almaya odaklanır. Sıkıntı çekmeye gelemez ve bu insanların ilişkileri de karşısındaki insan eğer düzgün, sakin ve kendi halinde biriyse ne yazık ki bir ömürlük olamaz. Adam çok sever aslında onu her şeyine rağmen kabul etmiştir ama kızın aklı başında olmadığı için onun değerini bilemez.Ben bu son cümleyi kendi bakış açımdan yazdım yani hep bu olay başıma bu geldiği için çok iyi biliyorum.

Halbu ki şu resimdeki portakallar gibi yağmurda, güneşte, rüzgarda veya fırtınada sevdiğimizin yanında çıkarsızca olsak, dünyevi zevklerden arınıp sevmeye çalışsak daha güzel olmaz mı? Yalnızca kalbi seveceksiniz bu kadar zor mu? Şu 3 günlük dünyada her şeyi anlık zevklere bağlayıp ihtiras uğruna yaşayanlar neden gerçek aşkın, gerçek sevginin öneminin farkına varamıyorsunuz?
Aşk demek şudur: Sevdiğini bütün zorluklara rağmen bırakmamak, ona sadık olmak ve onu anlayabilmektir. Ben şunu demiyorum yani yanlış anlaşılmasın. Sevdiğiniz sizi sevmiyor ve istemiyorsa ama siz onu istiyorsanız işte bu takıntıdır ve gurursuzluktur. Çünkü sevgi karşılıklı olan bir duygudur. Aşk için platonik de olur ama gerçek sevgidden söz ediyorsak biz eğer, bu karşılıklı olmak zorunda.
Şunu da anladım gerçekten birini sevip ona bağlanmak bir yürek ister. Tabiri caizse bunu her babayiğit yapamaz. Duygularını gerçekten içten yaşayanlar ve benim gibi aşkı yaşamayı özleyenler bu yüreğe sahiptir. Yazımı, Mevlana'nın bir insanda bakmamız gereken şu sözüyle bitirmek istiyorum:
Asalet; boyda değil, soyda.. İncelik; belde değil, dilde.. Doğruluk; sözde değil, özde.. Güzellik; yüzde değil, yürekte olur..
İşte bu sözü kendisiyle içselleştirmiş olan insanlar, aşkın fedakarlığını yaşamayı hak ediyorlar :)
Okuduğunuz için teşekkürler :)
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar