Işık Saçmak İçin Önce Yanmak Gerek...

Her aklıma geldiğinde adını yazsaydım kağıtlara, son saflığını da kaybetmişti kefen kadar beyaz ve narin bu doku. Her uyuyamadığım gece için bir çentik atsaydım duvarlara ne alçı dayanırdı bu yüke ne de herhangi bir mürekkep.


Sabah ezanında ne kadar sakinse etraf, bende öyleyim işte şu an . Gönül isterdi ki her çırpındığım an için bir yıldız kaysın gökten. Ta ki bu isteğim, her yıldızın birini temsil ettiği gerçeğini öğrenene kadar... Zaten istesem de dileğinin ben olmayacağı çok aşikar.


Işık saçmak için önce yanmak gerek...


Kara kutuya bakmayı hiç sevmezdim ta ki sen benden son parçamı da koparana dek. Şimdi her gece duvarla arama sadece üstümü örtecek, yüzümden daha soğuk o yorganı sokabiliyorum. Yalnızlık kadar beni korkutan bir şey yok.



Keşke hiç gelmeseydin!



Keşke hiç gelmeseydin de, bende ne demek olduğunu hiç bilmeseydim yalnızlığın. Yorgan bile bıktı artık. Seninle duvar arasına hiç girmek istemiyor.



Buzdolabımın içinde beli kırık son bir mum kaldı. Ya onu yakar az daha senle otururum yâda az daha bekleyip sonra tıngırdarım bu besteyi. Nemi yapmalıyım? Çoktan boyun eğdim ben senden kalan son aydınlığa.


Işık Saçmak İçin Önce Yanmak Gerek...


Bitişine korkum hiç yok. Kalan son bir kibritim olsa onu da senin için yakardım.

Işık Saçmak İçin Önce Yanmak Gerek...
Cevapla