Gazeteler bile bulmaca cevaplarını yayınlamıyor artık. Çünkü en büyük cevap seninle birlikte gitti. Seninle beraberken her şey çok uzun gelişiyormuş gibiydi taki her şeyin kısacık olduğunu görünceye dek.
Hani Can Yücel demişti ya şiirinde ''sen gittiğinde anladım'' ben de yavaş yavaş anlıyorum işte…

Mahalledeki çiçekçi bile kapattı senden sonra. Sattığı yapay çiçeklerin dahi renkleri solmuş. Zar zor çıktım evden, yasını tutmak için gidecektim meyhaneye. Durağa geldiğimde fark ettim; onu dahi kaldırmışlar sırf sen bir daha aynı durakta inmeyesin diye üzüntünü bile yaşamak haram sanki bana.
Son paramızla önünde oturup tavuklu pilav yediğimiz seyyar bir pilavcı vardı hatırlar mısın? Hani taburelerden birinin ayağı kırık olan? Okuldan çıkıp orda yemek yemeyi ne çok severdik. Karabiberin bile ağız yaktığını ilk defa senden öğrenmiştim orda. Artık eve karabiber bile sokmuyorum. Sırf sana bir şey olmasın diye bir ayağı kırık olan sandalyede oturma riskini bile özledim. Keşke hiç kızmasaydım sana.
Keşke hep alttan alsaydım. Belki de bu yüzden uzaklaştın benden. Belki de bu yüzden bıraktın beni. Pergel gibiyiz demiş ya Ömer Hayyam acaba biz hiç birleştik mi?
Sonbaharda başlamıştı her şey ama nerden bilecektim ki tekrar sonbahar da biteceğini. Ağaçtaki son yaprağın son damarı kurumak üzere… Rengi çoktan soldu. En azından dökülen yapraklar kalsaydı ağacın altında. 70 yaşlarında bir adam vardı. Sırtı kambur, üstünde yemyeşil bir tulum vardı, yüzünde o kadar çok kırışıklık vardı ki hayatın ona yüklediklerini o derin çizgilerden anlayabiliyordum. Ona rağmen yüz traşını olmaktan hiç çekinmemişti.

Elleri o kadar çok titriyordu ki hiç almasın diye umut ediyordum senden kalan bu sonbahar yapraklarını. Cebinden küçük beyaz renkte bez bir mendil çıkardı. Sol göğsünden de siyah mürekkepli bir dolma kalem. Tam da o sırada soğuk bir rüzgâr esti. Asılı duran son yaprağı da kopardı benden. O yaşlı, yeşil tulumlu adam hiç tereddüt etmeden havada yakaladı benden kopan son yaprağı. Beze bir yazı yazdıktan sonra içine yaprağı da koyarak bağladı benden yere doğru eğilmiş en ince dala. Sonra hemen dibime kocaman bir çukur açtı ve topladığı bütün yaprakları doldurdu içine. Üstüne de tam 8 kürek toprak attı. Ardından koydu bütün eşyalarını el arabasına ve uzaklaştı oradan. Onun gitmesiyle bezi çözmem bir oldu.Derler ya hani ‘’çözülürse dileklerin kabul olur’’. Sanırım benim dileğimi de o duydu. Beyaz renkteki o bezde ''eğer son olsaydı her sene dökmezdin'' yazıyordu.
Baran Doğan
Aşk İlişkileri
Bebek Bakımı
Gündem
Üniversite Tercih
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
2Cevap
Güzel paylaşım için teşekkürler.
Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim :)
Güzel paylaşım
Okuduğunuz için teşekkürler :)
Kendi cinsiyetinde ilk cevabı sen paylaş ve
1 Xper puan fazladan kazan!