18 - 25 Yaşları Arasında Yapılan Hatalı Evlilikler ve İlişkiler Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Sanırım ilk evlilik tecrübemi kazandığımda sadece.
"7 yaşındaydım." Evet doğru okudunuz, yanlış yazmadım.
Tabii bundan kastım, o yaşta bir evlilik yaptığım değildi :)
Kendi ailemin (anne-babamın) nasıl boşandığını tam olarak anladığım (idrak ettiğim) ve annemin kazandığı davayla birlikte babamın zorla alıkoyduğu eşyaların kolilerini ilk defa yeni evimizin salonunda görmemle başladı benim ilişki ve evlilik tecrübem.
Annem gibi hiçbir zaman çok flörtöz olamadım. Onun evlenmeden önce sayısız erkeği tanıması ona muazzam bir hayat tecrübesi kazandırmıştı.
Ben ise en kolayını seçtim.
Yani annemi "dinlemeyi..."
Onun kendi tecrübelerini kendiminmişcesine özümsedim. Ve ne zaman kendi ilişkimde çıkmaza girsem onun yanına koştum.
Kültürel uyuşmazlıkların, psikolojik yapı farklılıklarının, bazen farklı beğenilerin, bazen dini inanış farklılıklarının, hayat görüşlerinin, hatta maddi durum farklılıklarının, en kötüsü de "toyluk" ve "ne istediğini bilememe" nin ilişkilere etkisini ve tüm bu yanlışlıklarla yoğrulan "hatalı" evliliklerinin nedenlerini anlatacağım sizlere.
Büyük Hata: Uzun yıllar sevgili olmayı başaranlar birbirinin dengidir ve aralarında uyum vardır. Ve evlenmelidirler!
Hayır, böyle bir şey inanın yok. Cidden.
Kendinizi kandırmayın.
Bazı ilişkiler sırf alışkanlıktan dolayı sürer. Hem de siz bu çarkın içindeyken bunu asla farketmezsiniz.
Benim de 6 yıllık bir ilişkim vardı. Çeşitli çalkantılarla senelerce sürdü. En üzücü yanı da şuydu; ben ona aşık olduğumu sanmıştım.. Hem de yıllarca.. Oysa eski ilişkimi oturup düşündüğümde ona cidden sadece tanıştığımız ilk 1 ay aşık olduğumu keşfettim..
İşin tuhafı, adam beni aldattığından onu kafamda "bir hedef" yaptığımdan yani ulaşılmazın peşinden koşma içgüdüsünden dolayı yanında kaldığımı başkasına aşık olduğumda fark ettim.
Küçük yaşta (16) eski sevgilimle tanıştığımdan birlikte büyüdük..
Denedik, yanıldık ..
Ailelerimize kadar tanış olduğumuz için rahatlık vardı..
Yeni bir kişiyi tanımak zor gelmişti..
İşte bu saçma sebeplerle 1 ayda bitecek ilişki 6 yıl sürdü.. Evliliğin aşamasından döndüm resmen. Şimdi düşünüyorum da iyi ki evli değilim..

Yoksa sanalda eşini aldatan mutsuz ama mutlu rolü yaparak kendini yıpratan insanların kervanına katılacaktım :)
Dedim ya.. Bu büyük hatayı atlattım. Annem sağ olsun.
Büyük Hata: Küçük yaşta yapılan evlilikler en güzelidir!

Kendinizi kandırmayın. Lütfen ..
Hayattan ne istediğinizi bilmezken, arayışlarınız tükenmemişken.. Daha iş hayatına yeni adım atmış ve bunların size neler getireceğini bilmiyorken evlilik yapmayın.
Etrafımda görüyorum, 18-25 yaş grubu arasında verilen evlilik tercihlerinin ne kadar sağlıksız olduğunu. Daha çocuk yaştayken bu neyin acelesi? Neden omuzlarınıza kaldıramayacağınız yükü alıyorsunuz?
Bir Büyük Hata Daha: Mantık evliliği süperdir!
Değildir KScanlar.. Aşk tutku yoksa heyecan yoksa bırak evliliği, ilişkiler bile bitiyor. Sırf kariyeri şöyle parası böyle diye seçtiğiniz insanla mutluluk olmuyor.
Fark Edilemeyen Hatalar

Uzun soluklu ilişkisi olan hemen herkes bilir, bir yerden sonra monotonluk başlar. Evli gibi olursun,
bir "gelirken ne alayım" diye sormazsın o kadar :)
Cidden her evlilik ve her ilişki monoton değildir.. Evdeki eşinizle gülemiyor ve kendiniz gibi olamıyorsanız, samimi değilseniz.. Rutinlik burada başlar. Tabii olduğunuz gibi olamamanıza engel karşınızdaki eşinizin tutumu da olabilir ama şimdi bu konuya değinmeyeceğim.
Genelde eşlerini aldatanlara bakın, hayatlarından sıkılmışlardır. Ve kendileri gibi olacakları insanlarla yasak aşklarını yaşarlar. Çünkü onların yanında özgürdürler aslında.
- Ailenizden, çevrenizden, arkadaşlarınızdan her ne kadar baskı hissederseniz hissedin, dostlar alışverişte görsün misali baskıyla evlilik yapmayın.

Özellikle bu bölüm beyler içindir ..
"Çapkınlıktan kurtulmak için evlenmeyin!" hayatıma düzen getireyim derken, milletin düzenini bozarsınız haberiniz olsun.
Çapkın erkeklerin neden evlilik gibi hata yaptıklarını size anlatacak olursam, tüm kadınlardan bıkıyorum eninde sonunda en iyisi bir kişiyi elimde tutayım ya da yaş geçiyor (ki böle olanların sonu yalnızlıktır) yanımda bir kadın olsun mantığıdır.
Oysaki yanlıştır, çapkın erkeklerin temelinde bambaşka bir psikoloji yatar. Bunun içinde apayrı bir bence yazacağım arkadaşlar..
- Özellikle farklı şehirden gelip İstanbul'da tek başına yaşamak zor diye düşünüp kiraya ortak ya da evi geçindirmeye kişi olsun ya da çamaşırım bulaşığım yapılsın. Yemeğim pişsin diye evlilik yapmayın.

- Uzun süreli ilişkilerde, birbirinin yanında olmak için farklı şehirlere gidip üniversite okuyan insanlar bile var.. Vefa borcuymuşcasına evlilik yapmayın.
Çünkü gün gelir; borç ödemenize gerek kalmayacak, sevecen, ilk defa yanında "kendiniz gibi olduğunuz" biri çıkar karşınıza .. Seversiniz ve sırf bu yüzden bir "mecburiyete" bağlı kalarak olası mutluluğunuza el sallarsınız ..
Herkesin doğru kararlar aldığı, mutlu olduğu hayatı yaşamasını temenni ederim.
Umarım bence'mde kendinizden bir parça bulabilmişinizdir.
Sevgiyle kalın ..
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar