Merhabalar arkadaşlar :)
Ne zamandır kafamda olan birtakım fikirler vardı ayrı ayrı yerlerde, açıkçası çok da hassas bir konu olduğu için üstünkörü işlenmesini istemedim, ucu açık noktaların çok olduğu bir yazı olsun istemedim.Ve bugün fikirlerimi paylaşmak istedim...
Önce ne düşündüğümü yazacağım sonrasında etkilendiğim ve benimle aynı fikirde olan bir yazıyı buraya aktarmaya çalışacağım, umarım beğenirsiniz ^_^

Herkesin hayata bakışı farklı, herkesin yaşamı da dolayısıyla farklı; öncelikle herkese saygı duyduğumu belirtmek isterim. Benim hayata baktığım pencereden aşkı yaşamak; onu bazen hiç görmemeye dayanabilmek, ona sahip olup sorumluluklarının olduğunu bilebilmek ve saflığı her daim koruyabilmektir.
Aşk dediğimizde özellikle günümüz gençlerin anladığı malesef el ele buluşmaktan çok daha öte şeyler, hatta ve hatta görüyorum ki aşıkların,çiftlerin eğer el ele gezmekten ileriye gitmediğini duyduklarsa onların ''gerçek'' sevgili dahi olmadığını ve hiçbirşey bilmediklerini düşünüp,ifade de etmekten çekinmiyorlar :) Bu hakikaten hem üzücü hem de gerçekten düşündürücü bir durum, bilemiyorum ne ara biz bu hale geldik.İlk kez birinin elini tuttuğumu hatırlıyorum, şu an gibi hatırlar ve saygı duyarım; heyecandan konuşmayı beceremezdik.
Sevgilimizin, arkadaşımızın olmadığın değil; aslında ilişkiye bakış açısının farklı olmasından ve karşımızdaki sevdiğimiz kişiye olan sevginin büyüklüğü bizi bu sorumluluk altında tedirgin ederdi.Ama bugün görüyorum ki en beklemediğim insanlar bile gönlünce herşeyi yapmış oluyor :) Şahsen söylemem gerekirse ben yapmadım, yapmayan birini de yanımda görmek istiyorum eş olarak; çok şey değil sanırım benim gibi birini istemem...
Ama şunu özellikle belirtmek isterim ki; bazı şeyleri en çok güvendiği kişiyle yaşayıp da sonrasında mutsuz olanları gördükçe üzülüyorum, bu dünyalığına da ahiretliğine de üzülüyorum çünkü içlerinde hep bir ukte ve keder var.Aldatılmışlığın,kullanılmışlığın ve boşa giden emeklerin verdiği hüzün var...İşte bu aşamada düşünüyorum değer miydi ''sevdiğim adama güveniyorum,onu mutlu etmeliyim'' diyerek yola çıkıp da hüsran ile iki cihanını da kirletmeye? diye...
Bundan sonra ise kaynağı; womeninislam1.com olan bir yazıdan bu konuda paylaşılanları aktarıyorum,
Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu, Bu yazı hanımlara ithafen yazılmış olsa da erkek ve hanım kardeşlerim sizden ricam sonuna kadar okumanızdır. Sevgili kardeşim, bir Müslüman hanım sadece evleneceği dindar eşine sevgisini sunmalıdır. O Allah’a yakınlaştıkça, hanımı onu daha çok sevmelidir...
Peki ya sen? Sen onu niçin seviyorsun? Tatlı aşk sözleri için mi? Hiç şüphen olmasın ki bunlar şeytanın fısıltılarından başka bir şey değildir. Sana evlenme sözü verdiği için mi? Eğer gerçek bir erkekse ve seni gerçekten istiyorsa evine gelmeli, seni velinden istemelidir, sana yaklaşmamalıdır.
Hiç kendine sordun mu acaba seni gerçekten mi seviyor? Eğer gerçekten sevseydi, seni cehennemle yüz yüze getirmezdi. Gerçek aşk evlilik ile gelen helalinle birlikte Cennet’te olmak için dua etmektedir. Sevgilinle geçirdiğin binlerce dakika, Allah’ın adı ile helalin olan eşinle geçirdiğin bir saniyeden daha kıymetli olabilir mi? Ona bu ihaneti yapmaya nasıl gönlün elveriyor? İstemez misin gözlerinin içine sevgiyle bakan ilk ve son erkek eşin olsun?
Hiç düşündünmü o sevdiğini sandığın adam kendi kardeşi, ablası için bunu ister miydi? Gerçek bir erkek nasıl mahremini kıskanır ise senin de birilerinin kardeşi/kızı olduğunu düşünerek sana yaklaşmazdı. Eğer kardeşinin sevgilisi olmasını kıskanmıyor ise onun ne kadar değersiz olduğunu görebilirsin. Peki kendi kardeşini kıskanıp da seninle olmakta hiçbir sakınca görmeyen bir erkeğin gözündeki değerini hiç düşündün mü?
Sevgili kardeşim, o adam bu dünyada seni ne kadar çok severse sevsin, ahirette senden binlerce kez nefret edecek ve hiç tanımamış olmayı dileyecektir. Evet senden nefret edecektir. Bu ilişki için seni suçlayacak ve Allah’a onun yerine seni ateşe atması için yalvaracaktır!
‘O gün Allah’a karşı gelmekten sakınanlar dışında, dost olanlar birbirine düşman olurlar.’ Kur’an-ı Kerim, Zuhruf Suresi, 67. Ayet Meali.
Böyle bir aşkı mı istiyorsun? Dünyada şeytanın fitnesi ile hissettiğin geçici bir heves olup, ahirette nefrete dönüşecek bir aşkı(!) mı? Allah’ı seviyor musun kardeşim? Çünkü bir mü’min’in kalbinde iki aşk aynı anda bulunamaz: Allah aşkı ve haram aşk.
Sevgili kardeşim, çok geç olmadan uyan! Hala bir şeyleri düzeltmek için vaktin var. Bu haram ilişkiyi hemen kesip at! Allah için bırak. Allah’ın sana tahmin edemeyeceğin ölçüde vereceği mükafatı düşün. Yarını bekleme, belki de yarın hiç olmaz!
Bu Bence'yi yazma amacım açık konuşmak gerekirse, 1 kişinin dahi görüp 'acaba?' deme ihtimalidir; bunun dışında bir amacım yoktu.Her türlü fikre ve dine ev sahipliği bir vatanda yaşıyoruz, nasıl ki herkese saygı duyuyorsam sizden de ricam paylaşılana saygı duymanızdır :) Zira tartışmak ya da herhangi bir şekilde can sıkmak değildir, sonuçta herkes aynı şeyi düşünecek diye birşey yok ....Hayırlı geceler olsun ^_^
Bir başka Bence'de görüşmek dileği ile...
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar