Sevgi mi? Aşk mı? Takıntı mı?

Örnek vererek başlamak istiyorum, her erkek ve her kız bildiğiniz gibi birbirleriyle konuşurken mutlaka şu kelimeyi kullanırlar 'benim için dış güzellik önemli değil, içi güzel olsun yeter. ' Bu büyük bir yalandır çünkü sen beğenmediğin birine yazmazsın, asılmazsın.


Neyse kızı/erkeği gördük ve beğendik gelelim açılmaya.


Bir şekilde artık facebook mu olur twitter mı olur ya da yüzyüze mi olur bilemiyorum onunla tanışıp duygularınızı anlatmaya başlarsınız ve olay burada kopar.


Olabilecek iki ihtimal var. İlkiyle başlayalım ;


Siz ona duygularınızı anlattıktan sonra o sizi istemediğini, sizinle asla böyle birşey düşünmediğini, sadece arkadaş gözüyle baktığını söyleyecektir. Hatta sizinle arkadaş kalmaya devam etmek için elinden gelenide yapacaktır ama ilerisi olmaz, seninle bir gelecek düşünmüyorum diyerek sizi reddedecektir. Böylelikle de siz amacınıza ulaşamamış olacak, içinizde anlam veremediğiniz bir üzüntü, bir acı ile günlerinizi, haftalarınızı geçirmeye başlayacaksınız. Sürekli onu ne kadar çok sevdiğinizi düşünücek, aşkınızdan ölüp bittiğinizi sanacaksınız. Hatta diyeceksiniz ki seni bir daha benim gibi kimse sevemeyecek. Ben ilk defa birini böyle seviyorum. Diyerek sevginizin boyutunu göstermeye çalışacaksınız. Ağlayacaksınız, damara bağlayacaksınız.


Peki neden?


Aslında bunların hepsi bir takıntıdan öte değil. Siz onu gördünüz, beğendiniz ve dediniz ki bu benim olmalı. Yani kendinize bir amaç edindiniz ve bu amaç doğrultusunda çalışmalara başladınız. Çalışmadan kastım flört dönemi, hani tanıştıktan sonraki şakalı, eğlenceli konuşmaların geçtiği süreç varya, hani bu iş tamam dediğiniz. Hah işte tam da ondan bahsediyorum. Konuşma artık belli bir düzeye gelmiştir ve siz açılmayı uygun bulmuşsunuzdur. Açılırsınız ve sonuç tam bir hüsran olur. 100 beklediğiniz bir sınavdan 10 almak gibi. Çok üzülürsünüz çünkü verdiğiniz bütün emekler boşa gitmiş olur. Tekrar kazanmak içinse saçma sapan şeyler yaparsınız.


Gelelim ikinci ihtimale ;


Karşınızdaki kişi de sizden hoşlandığını söyleyerek, aranızda bir ilişki başlatmış olursunuz. Yani dolayısıyla hani o ilk görüşte beğendiğiniz aşık olduğunuz kişi vardı ya, hani sürekli onu tavlamak için uğraştığınız kişi, artık o sizindir. Amacınıza ulaştınız ve kaybetme korkunuz yüzde doksan azaldı. Artık rahatça takılabilirsiniz. Tabi bu süreç içerisinde sizin karşı tarafa olan ilginiz, o yere göğe sığdıramadığınız aşkınız zamanla bitecek, körelecektir. Sebebi ise, saçma sapan tartışmalar, kavgalar, en önemliside güvensizlik gibi bir sürü neden sayabilirim. Bunların sebebi ise o kişinin size göre biri olmamasından dolayı kaynaklanır. Bunu biraz geç farkedersiniz. Ama siz bunu farkedene kadar çoktan yıpranmış olursunuz. Hatta ben buna mı aşık olmuşum diye kızarsınız kendinize.


Sevgi mi ? Aşk mı ? Takıntı mı ?


Bakın insan hayatında bir kere aşık olur, bir kere sever. Hemen ordan saçmalama demeyin. Bir insanı seversiniz, belki aylar, yıllarca. Ama bir süre sonra ona karşı hiç birşey hissetmediğinizi farkedersiniz. Hani noldu o sevginiz, o aşkınız ? Nerede şimdi ? Bunlar aslında bizim kendimizi boşlukta hissetmemizden kaynaklanan bir durum. Uğraşacak birşeyimiz olmayınca bilinçaltımız otamatik olarak hedef arıyor kendine ve saçma sapan birini amaç ediniyor ve onun peşinden sürüklüyor sizi.


Kalpten sevmek çok başka birşey. Gerçekten sevmek, aşık olmak çok başka . Onu öyle seversiniz ki ondan başkasının gözlerine bakmayayım diye kafanız yerde gezersiniz, başkasının kokusunu duymayayım diye biri yanınızdan geçerken kafanızı çevirirsiniz. Onu öyle güzel seversiniz ki, size adabıyla sabretmeyi öğretir ve hiçbir kalp böylesine bir sevgiye duyarsız kalamaz.


Benim burada anlatmak istediğim karşınızdaki kişiyi gerçekten seviyormusunuz yoksa bu bir takıntıdan mı ibaret ? Bu sorunun cevabını çoğu insan zamanda arıyor. Aradan 3-5 yıl geçti ben hala onu istiyorum demek ki seviyorum gibisinden. Bunun zamanla bir alakası yok. Aranızda vardır illa ki kendisini reddeden biri onu kabul ettiğinde, zamanla duygularının değiştiğini farkeden.


Eğer içinizde en ufak bir tereddüt varsa, sevgi mi takıntı mı olduğundan emin olamıyorsanız, herşeyi en baştan tekrar düşünün derim.


Bu yazdıklarım her insanın yaşadığı standart şeyler ve hayata karşı tecrübelerimden nacizane dile getirebildiklerim.


Hoşca Kalın...

Sevgi mi? Aşk mı? Takıntı mı?
Cevapla