Birkaç yüzyıl önce üniversitede derslere girmekten çok İzmir'in mekanlarında o rock bar benim bu lounge senin diye dolandığımız, akşamı sabaha karıştırıp sürekli alkollü ve esrarlı olduğumuz ve bir o kadar da simsiyah göründüğümüz melankolik zamanlardı.
O zamanlarki ruh halimin ve görünüşümün temsili kara bir baykuş olabilirdi. Ne yazık ki kendisi son zamanlarda popüler bir kültür öğesi haline geldiğinden onun yerine kendime çok benzeyen şu kızı gözünüzün önünde canlandırabilirsiniz okurken.

Zat-ı muhteremle tam da bu zamanlarda bir barda tanıştık. Kendisi okulda bir kaç kez gördüğüm, kendi halinde cool tavırlar sergileyen, pek bir kimseyle muhatap olmayan, yalnız takılan, sakallı, dövmeli, küpeli otobüste teyzelerin 'cık cık cık' diyeceği şahıstı.
'Hay' dedim o da 'Hoy' dedi tanıştık. Zira alkollüydüm ya da başka bir şey hatırlayamadım.
Bir şekilde oturduk, saçmaladık, içtik daha da içtik. Sabah günaydın dediğinde anladım ki sevgiliyiz. El ele sokaklarda gezdik, yemek yaptık, kafamız dumanlı kitaplar okuduk birbirimize, evin içinde su tabancalarıyla savaştık, okula bile gittik birlikte o derece yakıştık ve yapıştık düşünün.

Ay sevgilim oldu' görgüsüzlüğünü ve açlığını atlattıktan sonra neden bilinmez ben o aşırı sosyal hayatıma geri döndüm. Onun 'aşşağısı Kasımpaşa' edasından yüz bularak ben biraz abarttım;
'Kusura bakma bu akşam Ozanlarla çıkıyoruz!'
'Aşkım ben bu akşam arkadaşlarda kalıyorum haberin olsun!'
'Hayır sen benim hayatıma karışamazsın, onlar benim arkadaşlarım!' tarzı adam delirten hareketler yaptım. Haliyle sevgilim kıskandı. Kendini beni takip ediyor olmaktan alıkoyamadı,
O kadar kıskandı ki benim gibi olmaya karar verdi.
O sakin, berbat ve bedbaht alkolik dünyasında yalnız yaşayan adam okulun ve ortamların en popüler, peşinden koşturulan adamı haline geldi. Ben evde onu beklerken o çıkmaya başladı.
Her gece ve gündüz sosyal medya hesaplarına aşk mesajları doldu taştı. Cep telefonu artık sessizde ve cebindeydi. Kavgaların sonu 'senin yüzünden kadın, beni sen böyle yaptın' cümleleriyle ve benim salya sümük ağlamalarımla bitiyordu. Halbu ki birbirimize seni seviyorum da demiştik, biz ne biçim sevgiliydik!

Aslında sonlara doğru onun istediği gibi bir kız olmayı başarmıştım. Erkeklerle çıkmayan, ortamlarda çok da göze batmayan, kendi halinde takılan ve ona müptela biri.
Ama iş işten çoktan geçti. Zira ben o olmuştum, o da ben!
Sonunda tabiki ayrıldık. Ayrıldıktan sonra bir müddet daha takıldık. O popüler hayatından vaz geçmedi. Çünkü benden feyz alıp içine girdiği dünya hoşuna gitti. Benim hala ona sevgilimmiş gibi davranmamın sevgiden değil yenilgiyi kabullenememiş olup, onu elde etme arzumdan olduğunu savundu. Olabilir dedim çektim gittim ne de olsa artık her şeyi bilen oydu.
Biraktığımda o hala en çok istenilendi. Ben de işte okuldu oyundu derken büyüdüm gitti.
Şu an ne mi durumdayız? Tam da şu an o içiyordur, zira ben de içiyorum...
İsimler hayal ürünü olaylar gerçektir ya da isimler gerçek olaylar hayal ürünüdür. Üstüme gelmeyin demedim mi ben size?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar