Aşık Olmak

Siz hiç aşık oldunuz mu a dostlar...


Elbette olmuşsunuzdur. Hayatınızda bir kere bile olsa. Gelin o anlara birlikte bir daha geri dönelim. Aşkın sonu acı mıdır, değil midir biraz masaya yatıralım. Rahatlayın, biz bizeyiz.

Aşık Olmak


Bir düşünün lisedeydiniz, belki ortaokul, hatta üniversitenin ilk yılları... Karşı cinsten birini gördünüz. Hadi bir erkek için inceleyelim. Bir kız gördünüz. Başta onda bir şirinlik, bir tatlılık hissettiniz. Belki hareketlerinden, gülümsemesinden, konuşmasından. Bir şeyleri uyuştu sizle. İçinizde güzel duygular oluştu, adını koyamadınız. İlk defa yaşıyorsunuz böyle bir hissi. Garip hissediyorsunuz. İçinizde kelebekler uçuşuyor sanki.

Aşık Olmak

Aklınıza bir girdi ve hiç çıkmıyor. Onu düşünmeye başlıyorsunuz hep. Gece uyuyorsunuz, kafanızı yastığa koymuşsunuz. Loş bir oda, zifiri karanlık. Uykuya dalma anları, hayal kuruyorsunuz. Aklınıza o kızla ilgili şeyler geliyor. Çünkü aşıksınız. Duygularınız, aklınız her şeyinizle o kızı düşlüyorsunuz. O kız ise bundan tamamen habersiz.

Aşık Olmak


Saniye yelkovanları, yelkovanlar akrebi kovalıyor. Saatin sesi geliyor. Tık tık tık. Zaman ilerliyor. Bir şeyler yapmak istiyorsunuz. O kızla sevgili olmak, el ele tutuşmak, öpüşmek, birlikte uyumak ve dolu dolu yaşamak istiyorsunuz içindeki o aşk dolu hisleri. Bir şeyler yapmak istiyorsunuz. Düşünmeye başlıyorsunuz. Ne yapmalıyım? Direk çıkma teklif mi etsem, yok eskidi bu. Hoşlandığımı söylesem. Hımm belki. Hayatınızda ilk defa aşık olmuşsunuz belki. Tecrübeniz de düşük. Ne yapacağınızı bilme konusunda sınıfta kalmışsınız. Önünüzde koca bir sıfır duruyor. Tecrübe 0. Ama size o aşk duygularını veren de işte bu tecrübesizlik zaten.

Aşık Olmak

Kızı çağırıyorsunuz, davet ediyorsunuz. Kız kabul ediyor geliyor. Belki bazılarınız o aşamaya bile gelemedi. Ama kız sizi sevgili olarak görmüyor. Sevgili olmak istemiyor. O size aşık değil. Sizden hoşlanmıyor, aşık değil. İşte şimdi sıçtınız. Karşılık alamadınız. Aşık olan birinin red edilmesi, 200 km hızla giderken duvara toslamak gibi bir şeydir. Hayat ne garip dimi. Seviyorsunuz, aşıksınız ama elinizde koca bir 0. Ve bu asla size bağlı değil. Hayatta her boku başardınız belki. Ama ne fayda. Şimdi bir çıkmaz içindesiniz.

Aşık Olmak

İnterneti açıyorsunuz. Ne yapmanız gerektiğine dair yazıları bulmaya çalışıyorsunuz. Evet büyük bir çöplük içine giriyorsunuz belki de. Hayattan darbeler yemiş duygusal vampirler size dış görünüşten, paradan, yakışıklılıktan veya buna bakmadığını söyleyip gerçekten bakan yalancılarla dolu tuhaf bir dünya içine giriyorsunuz. Sıkılmaya başlıyorsunuz artık bu zırvalıklardan. Bilgisayarı kapatıp düşünmeye başlıyorsunuz. Ben bu kızı hak ediyorum. Kendi değerimin farkındayım. Başkalarının ne söylediği de zerre umurumda değil diyorsunuz. Değerli biri olduğunuzu, özel biri olduğunuzu biliyorsunuz. Ama kız sizin öyle biri olduğunuzu bilmiyor, belki de biliyor ama yine de size aşık değil, sizden hoşlanmıyor. Aynı duyguyu hissetmiyor.

Sinirli günler, mutsuz günler, aşk şarkıları dinlemeler.. O zamanlar Halil Sezai "İsyan" vardı, "Olsun" vardı. Genelde bunu dinlerlerdi aşıklar.

Bu aşık olmalar bir döngü halini alır, ara ara olur. Yılda 1 kere belki 2 kere. Belki o kadar bile olmaz. Ama gün gelir. Tecrübeler artar. Öyle bir hale gelir ki çoğu kızı kazanıp yatağa atabilecek tecrübeye sahip olursun. Ama bir taraftan da umursamaz, aldatan, tuhaf ve p*ç bir erkek olmaya başlarsın. Kızlar ise tecrübeli bu erkeklere gidip bütün erkekleri böyle zannederler. Halbuki iyi erkeklerin içindeki iyiyi mezara koyan kendileridir. Sadece içlerindeki kötüyü dışarı çıkarırlar. Ama bundan haberleri yoktur. Farkında bile değillerdir.

Aşık Olmak

Özet nedir biliyor musunuz dostlar.. Hayat, size saçlarınız çokken, tarak vermez. Bu yüzden tarayamazsınız saçınızı. Sonunda bir tarağınız olur ama saçlarınız dökülmüştür.

Hadi size güzel bir şarkı ile veda edeyim bu yazıma.

Aşık Olmak
Cevapla