
Birini kendinize aşık etmenin yollarına giriş;
Bu bencemizde gereğinden fazla bilgi sahibi olabileceğiniz ve özellikle işinize yarayabileceğini düşündüğümüz harika bilgiler var. Nasıl mı? Eminim ki okuduğunuzda sizler de bana hak vereceksiniz. Dilerseniz başlayalım mı? Evet, başlayalım.

Flörtün İlk Zamanları;
Flörtün ilk zamanları zemin hazırlamak için ideal zaman dilimidir. Kesinlikle flörtü yabana atmayın çünkü herkes müstakbel sevgili aday adayını tanımak ister. Yani bu işin net bir formülü yok. Zira zamanla tanışırız, gerek yok derseniz aşık olma düşüncesini unutun derim. Neticede tanrısal bir güç dahi olsa birinin seni sevmesini sağlayamazsın. Örneğin; Jim Carry'nin Aman Tanrım filmini bilenler bilir. Filmin konusu tanrı tarafından bahşedilen insan üstü güçlerini dilediğini isteme ve gerçekleştirme üzerine.. Nedense bir kadına beni sev derken bunun gerçekleşmediğini görmesi ve tanrısal bir güç olsa da sevmesinin mümkün olmadığını er ya da geç anlaması filmin esas vermek istediği mesajlardan biriydi. Bu işin net bir formülü yokken kastettiğimiz olay da buydu işte.. Aslında bunun net olmasa da küçük küçük formülleri var. O formüller neymiş buna da ivedilikle bir değinelim isterseniz.

Bilinçaltına Küçük Küçük Mesajlar Göndermek
İnsanlar ilişkiler yaşarlar. Siz de yaşıyorsunuz ya da yaşamaya devam edeceksiniz. Herkes belli bir tecrübe doğrultusunda ilişkilerine yön verir ya da bir şekilde devam eder veya bitirir. Kimi ilişkiler de dikkat ederseniz benzer hatalarla biter. Birçok kişi ise 'evet, ben de bu şekilde bir sorun yaşamıştım ve ayrıldım' der. Çünkü mantık hep aynı ve ilişkiler de birbirinin kopyası.. Sınava girdiğinizde kalıplaşmış sorular vardır ve siz bu sorulara cevap olarak bazen değildir sorusuna dikkat etmediğinizde yanlış cevaplar da verebildiğiniz gibi.. İşte ilişkilerde yaşanan sorunlar da bunlardan ibaret.. Yani değildir detayına dikkat etmemek gibi.. Size bu gün özel biri olduğunu hissettiğiniz kişilerle özel bir sürece girebilmeniz için bir takım maddeler sıralayacağım ve siz bu maddelerle gerçekten sıra dışı ve farklı biri olabileceksiniz. Bu maddelere de dilerseniz başlayalım, aksi halde klavyelerinizi başıma yiyebilirim. Evet 6 maddede sıralayacağız.

1. Dış Görünüşüne Özen Göster.
Önemli olan insanın iç güzelliğidir diyen kişi ilk dış görünüşe bakan kişidir. Tabi ki önemlidir iç güzellik ama bunu ısrarla dile döken kişiler de bana göre samimiyetsizdir. Ama dış görünüş de en az iç güzellik kadar önemlidir. Üstelik ilk dikkat çeken noktadır. Bir de ben güzel değilim diyen tipler var. İşte onlar da dış görünüşüne dikkat etmeyen ve habire bahane uyduran insanlardır. Kişisel bakım, giyim kuşam, hijyen bu işin olmazsa olmazıdır. Yani en pahalı markaları giymene, en lüks takıları takmana veya çekici olayım diye en rahatsız kıyafetleri giymene de gerek yok. Kısaca kendini iyi hissedebileceğin bir dış görünüşte olmalısın. Eğer sen memnunsan, ben oldum dediysen bu adımı geçtin demektir. Sadece bu kadar değil ama.. Yürüyüş, kalkış, oturuş ve sair hepsi dış görünüşte etkili unsurlardır. Senkronizasyon olduğu müddetçe sorun yok demektir.

2. Pozitif Olun.
Eğlenceli olan, güler yüzlü olan, neşeli olan kişiler her daim dış dünyada dikkat çeken insanlardır. Yani kendi hayatınızı düşünün. Birine dikkat ettiniz, pek ahım şahım bir tip de değil ama dış görünüşü karizmatik.. Öte yandan yürüyüşü, duruşu, oturuşu, neşesi ve yerine göre konuşması sizi etkiler değil mi? Kimi insanlarda stres, iş sıkıntısı ve toplum baskısı varken gel de pozitif ol, neşeli yaşa hayatı.. Ama bu farklı tipler revaçta.. Mesela kadınlar sürekli siyaset, spor ve geçim sıkıntısından bahseden kişilerden hoşlanmaz. Erkekler de bunları sevmeyen kadınlardan hoşnut olmayabilir. Peki şimdi anlayabildiniz mi bu kişiliklerin toplum içinde neden az olduğunu... Zira seçim yaparken bu kriterlere dikkat edebilirsiniz. Şimdi nasıl olacak ve ne konuşacağız dediğinizi duyar gibiyim. Ne bileyim, sevdiğiniz ya da seveceğiniz kişiyi siz bilemezseniz ben hiç bilemem. Baharı mı sever, baharda bol bol gezmeye götürürsün. Müziği mi sever, yaz konserlerine götürürsün. Tiyatroyu ya da sinemayı seviyorsa da ilgisini çeken konuları izlemek üzere kültür merkezlerine gidersiniz. Bunlar hep bilinçaltı mesajlar verebilmek için birer altın madenidir. Eğer yapacak bir şey bulamıyorsan kendin bile yaratabilirsin. Alırsın iki piknik sandalyesi gidersin sahilde gitarla canlı müzik yaparsın. Bahane yok! Bahane uyduracak isen aşık etmeyi unut. Soğuk duracak isen de sevdiğinin yanındayken can atacağını düşünme bile.. Bunları da yapamıyorsan gülmek en zor kapıları bile açan kapıdır ve bedavadır.

3. Vücut Dili ve Ses Tonu
İlişkilerde sık yapılan hatalardan birini bahsedeceğim bu maddede size.. Yani en sık yapılanı da diyebilirim. Özel olduğunu düşündüğünüz sevgiliniz ya da aday adayınız veya aday diyebileceğiniz kişiye herkes gibi davranmak... Yani adı üstünde özel. Ona özel olduğunu hissettirmez iseniz onun size ilgisi kesinlikle artmaz. Kendinizi ona teslim edin ya da hemen ilanı aşk edin demiyorum. Bunu söylemeden de olsa belli etmenin yolları var. Birincisi vücut dili, diğeri de ses tonu.. Bir kadın ya da erkek, birinden hoşlanıyorsa şayet ses tonunda yumuşama ve hareketlerinde bir değişme olur. Kibarlık ve nezaket anlamında yani.. Bu da karşı taraftaki, etkiyi şüphesiz artırır.
Araştırmalarda konuşurken karşınızdakinin gözlerinin içine hem de aralıksız bakmak en etkili yöntem olduğu savunulmuş. Bu da aşka sebep olan bir durum olduğu neticesini ortaya çıkarmış. Ama bu bulunduğunuz ortama göre değişir. Yani hoşlandığın kişinin tutup da yolunu kesip 2 dakika baksan ki buna vaktin olmaz, o an elinde şemsiye varsa maalesef kafana da yemiş olursun. Kafaya yeme mevzusuna gelmişken şu vücut diline de değinelim. Karşınızdaki insanın gözlerine aralıksız baktıktan sonra aşkın doğacağını söylemiştik. Peki dokununca ya da temas edince neler oluyor. Bu durum da ciddi bir etkileşim yaratır. Gerek kadın olsun gerekse de erkek, fark etmez. Bu herkeste aynı menşını ortaya çıkarır ancak çok bariz temaslar sıkıntı yaratabilir ve gelen tepkiler de yanlış anlamanıza vesile olabilecek hayal kırıklıkları meydana getirebilir. Konuşurken de sesinizi yumuşatacağım diye olayı Türk Hava Yolları pilotuna bağlamayın tabi ki.

4. İlgi Düzeyini Ayarlayın.
İster flört zamanı ister ilişki zamanı olsun fark etmez. Yeter ki ilgi düzeyini abartmayın. Yani biriyle iletişim halinde olmanız 7/24 onunla haşır neşir olacağınız anlamına gelmez. Herkes neticede birey ve sizin de onun da bir hayatı var. Zira olmalı da.. O yüzden olur olmaz habire ilgi beklemekten vazgeçin. Sizin baskınızla ya da isteğinizle olmamalı o ilişki.. 'Neden benle ilgilenmiyorsun, neden beni aramıyorsun, ben yazmazsam yazmıyorsun' gibi gereksiz klişelerden uzak durun. Yani herkes gibi olmayın, farklı olmaya çalışın. İlgi düzeyi önemli.. Arabanın gazı gibi düşünün. İlgi fazla olduğunda frene basın. Karşınızdaki kişinin ilgisi azaldıysa gaza basın, arttıysa frene basın gibi.. Yani otoban gibidir ilişki.. Hızlı gitmek sakıncalı olduğu gibi yavaş da gidemezsiniz.
Olay çok basit. Farklı olmanız lazım ki size aşık olması için zemin hazırlayın. Zira daha ilk günden 'aşkım, cicim, canım neden yazmıyorsun, tüm gece bekledim yazmadın, onlaynsın ama yazmıyorsun' demek farklılık değildir, basitliktir. Veya telefonla konuşurken 'aşkım, bir an sesin gitti duyamadım, yarın ne yapıyoruz, gidiyor muyuz bir yerlere gibi' tavırlara aşık olacak kadın da yoktur, erkek de.. Yani ilgi düzeyini ayarlamak bu olayın en hassas noktasıdır. Eğer ilgi bağımlısı biri iseniz de bunu asla belli etmeyin. Hiç ilgi göstermezse de ona kaçabileceğinizi hissettirin. Nazım Hikmet'in bir şiiri vardır. Hani derler ya; Ben sensiz yaşayamam. İşte ben onlardan değilim. Ben sensiz de yaşarım ama seninle bir başka yaşarım. İşte karşı tarafa da bu sözü iyi empoze edin ki sizi iyice süzebilsin. Unutmayın ki kimse de vazgeçilmez değildir. Bunu kesinlikle hissettirin ki aşk olabilsin. Ve şunu da anımsayın ki aşk küllerinden doğar.

5. Değiştirmeye Çalışmayın.
Belki de en önemli konuya değineceğiz. Hatta ilişkiyi bile bitirmeye bile sebep olabilecek bir maddeden bahsedeceğiz. Ya devam ya tamam derler ya o misal.. Bakın kimseyi değiştiremezsiniz. Karşınızdaki dengesizdir, psikopattır, kalastır. Bunu eğitebileceğinizi ya da adam edeceğinizi düşünerek bir ilişkiye başlamayın. Mesela sen az değilsin ama ben seni yola getiririm diyenler de yok değil.. Zira sen aslan terbiyecisi falan da değilsin. Bu mantıkta birinin sana aşık olabileceğine inanıyor musun? Konumuz birini kendinize aşık etmek ise birini değiştirmek yerine daha kafanıza yatkın birine eğilin. Sırf yakışıklı diye ya da güzel diye üzerine çökmeyin. Yanınızda daha rahat olabileceğiniz birini tercih edin. Başka biri olmaya çalışan biri en fazla 1 ay o kostümü giyer ki o ilişkinin zincirleri bir zaman sonra kopar. İlişki zincirin halkaları gibidir bir bakıma..
Halkalar bir araya geldikçe ortaya çıkar münasebetin vehameti. Yani gerçek standart halka iken olmayan şeyler de küçük halkalardır ki o küçük halkalar bir zaman sonra büyük halkaların da çekim gücüyle kopabilir de... Ve netice; Dilinizden düşüremediğiniz herif dolunaydan sonra kurt adama dönüşür ve siz de ister istemez hayal kırıklığına uğrarsınız.

6. Kaçan Kovalanır.
Bencemizin sonuna yaklaşırken finali de ilişkinin garip bir ama gerçek boyutuyla bitirelim. Bu maddeden herkesin aklına ne geliyor bilemem. Kişiden kişiye değişir ama benim aklıma gelen; Kendini teslim etmemektir. Bundan kesinlikle cinsellik manası çıkmasın. Bundan kastım içindekileri karşındakine aktararak hiçbir gizem bırakmamanın yarattığı hatalar gibi.. Yani seni keşfetmesine izin vermelisin. Yani ilgini fark etmeli ancak derecesini bilmemeli.. Seni beğendiğini anlamalı ama bununda ayarını yerinde yapabilmeli.. Kısada bilmek ya da öğrenmek için peşinden koşturmalı. Kısaca birden her şeyi anında aktarmamalı. Mesela bir sporcuya aşırı kondisyon yüklemesi yaparsanız ne olur? O sporcu o an için biter ancak siz ortada öylece kalıverirsiniz. Net bir ifadeyle her şeyi verirseniz o kişi peşinizden gelmez, tam tersi peşinden gelmenizi bekler. Peki bu aşkı doğurur mu? Hayır! Bu kadar taktiği nasıl yapacağım deme şimdi. Bilgiler biz burada olamasak ya da ölüp gitsek bile burada..
Toparlayacak olursak ilişkiye başlarken ya da ilişki ortasında bahsettiğimiz klişe hataları yapmayın dediğimizde bile yazının özeti ortaya çıkmış oluyor bile... Yani asıl anlatmak istediğimiz şey de farklı olmak.. Daha net bir ifadeyle diğer insanlardan ayrışmak.. Zira pozitif olmak, bakımlı olmak, güzel konuşmak, ilgi düzeyini ayarlamak ve karşınızdakini değiştirmemeye çalışmak sadece ilişki bazında değil normal hayatınızda da işinize yarayacaktır. Ayrıca bu da bonusum olsun size; Gizem yaratır ya da merak uyandırır isen her zaman ilgi çeken insan olursun. Ama bunu ben ilgi uyandırmak, merak uyandırmak ve gizem yaratmak istiyorum diye açıklarsan gülünç olan taraf olursun.

Yazılarımızın devamını diliyorsanız yorumlarınızı ve beğenilerinizi bekliyorum. Ki yazmak için daha çok azimli olalım. Tabi her zaman ki gibi karşılıksız ve çıkarsız..
Sevgiler.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar