Kalp kırıklıklarının döküntüleri arasında kalmış, omuzlarında boş bir odanın yorgunluğu hissiyatını veren hemen hemen herkesin yakalandığı bir aşk türüdür bu. Güzelde bir hikayesi vardır, mantıklı bakıldığında doğrusu buymuş dedirten.
Hayalet aşkın hikayesi

Hayat denilen ülkede yaşayan duygusal bir adam varmış, öyle ya hayat kırılgan insan için ağır bir yermiş.
Her insan gibi bu adamda karşısına çıkacak insanlar üzerine hayaller kurarmış. Bu hayaller zamanla düşünce ideolojisinde bilinçaltına kazınıp orada yer edinmiş.
Bir gün booom, bir aşk parlamış kalbinin içinde...

Kaynağı belirsiz olan bu aşk kıvılcımı, öyle güçlüdür ki bedeni adeta ele geçirir. Mükemmellik üzerine kurulmuş hayaller gözlere gözlük, hislere eldiven olur adeta. Başta bu duygu o kadar kuvvetlidir ki karşımızdaki insanın bizi sevip sevmemesi pek önem arz etmez. Hayatımızdaki, kaderimizdeki kişinin o olduğuna inanırız.
Aslında gerçekte olana değil, bir hayalete inanıyorsunuzdur.

Ancak duygusallık bunu göremez ve karşımızdakine anlamlar yüklemeye kalkarız. Kusurlar mükemmelin içinde rengini kaybeder. İşte elinde olmadan insanların aşk duygusunu yaşaması böyle bir şey. Devasa bir uyuşturucu etkisi. Her şey olduğu gibi aynı, tek fark bizim algılarımız... O an hayatın kendi etrafımızda döndüğünü sanırız.
Oysa duygularda gelip geçicidir.
Gözler açılmaya hisler gerçekliği ön plana çıkarmaya başlar. O vakit karşımdaki insan değişti dersiniz. Oysa değişen karşınızdakinin kişiliği değil kendi duygusallığınızdır.

Uykudan uyandığınızda her şey kabus gibi gelir. Karşınızdakini suçlamaya, kendinizi kötülemeye başlarsınız. Bu deprem sonrası harabelere benzer.İşte Hayalet aşk böyle bir şeydir.
Bir De Karşılıksız Hayalet Aşklar Vardır
İşte onda durum daha vahimdir. Kafanın içindekine aşık olmak, gerçeklerden kaçmayı temenni eder. Karşılıksız aşka inanırsın. Sevdikçe, sevilip sevilmemek önemsizdir. Ya da kendini kandırırsın.
Her şeyin sonu gibi bunun da sonu vardır elbet.

Evet sevgili KS Halkı, bugün iradenizle kimse size yapmanızı istemediğiniz bir şeyi yaptıramıyor. Ancak adı aşk olan kaynağı belirsiz duygu çıkıp geliyor ve onu kontrol edemiyorsunuz. Sizi ele geçiriyor, köleleştiriyor.
Hayat, narin, duygusal insanlar için kötü bir yerdir. Aşkın kaynağı siz olmazsanız, kontrolü de siz olmazsınız. Sonuç olarak aşkın doğuşunda olduğu gibi batışında da aynı oranda duygusallık yaşarsınız, tek farkla - mutluluk bu sefer kendini acı şekilde hissettirir.
Hayata karşı duygusallığınız kontrol etmeniz ve Aşkı doğru tanımlamanız dileğiyle...
Okuduğunuz için teşekkürler.
@MrValiant
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
Aslında gerçekte olana değil, bir hayalete inanıyorsunuzdur. Tam beni anlatan bir söz olmuş gibi. Severek okudum. :)
değişik yazı olmuş