Konfor ve İpeksi Pürüzsülüğü Bir Arada İsteyen Kızlar Buraya!
Kapat

Yaralarını Kutsal Birer Emanet Gibi Taşı: Yarın Öğreneceksin Ki, O Yaralar Sendendir!

Aşk; topuklarından etine kadar işlemiş bir nasırdır; ya canın acıya acıya adım atacaksın, ya da canını acıta acıta söküp atacaksın. Uzmanlara göre, aşkın ömrü hormon ölçümleri ve beyin görüntülerine göre 2.5 yıl. Aşık olmamız ise sadece 1.5 saniye sürüyor ve 12 merkezin aynı anda çalışmasını sağlıyor. “Aşk, görsel bir şeyle başlıyor ama görsel beğeni insan beyninde sadece saniyenin beşte biri kadar. Böylesine esrarengiz büyülü hissiyatın acıya dönüştüğü vakitler kalbiniz göğüs kafesinizi terk edip intiharını istemektedir. O buhranlı zamanlar akrep ile yelkovanın birbirini kovaladığı saatin içinde sıkışıp kalmaktan ileri gidemez. İnsanoğlu aşk acısının çaresini bulabilmek adına kendince çeşitli eylemlere girişir; girişir de yine pek başarılı olamaz.

Acı kutsaldır aşk uğruna çekilecektir, kaçışınız yoktur. Bilim adamları araştırıp 21 gün çok şiddetli geçtiğini belirlemişler. Bu denekleri nasıl ve neye göre seçtiklerini bilmiyorum. Ama ayrılığın türüne göre değişir şiddeti tabii ki (suçlu olan taraf ya da haklı olan taraf olmanız durumuna göre yani). Yine de 22. günün sabahında yenilenmiş biri olarak uyanacaksınız. Sadece biraz sabredin. Aşk acısı çeken insanın yükünü biraz da olsa hafifletecek tavsiyelere geçelim o halde.

Yaralarını Kutsal Birer Emanet Gibi Taşı: Yarın Öğreneceksin Ki, O Yaralar Sendendir!

Ona; herkesin daha önce böyle şeyler yaşadığını, sadece kendisinin başına gelmediği ve özellikle onun acısının diğerlerinden daha ağır olmadığını anlatmak gerekir.

Yaralarını Kutsal Birer Emanet Gibi Taşı: Yarın Öğreneceksin Ki, O Yaralar Sendendir!

Bak kardeşim 'ilk defa aşkı yaşayan biri değilsin' senden önce kimler geldi kimler geçti. Demagoji yapmanın hiçbir yararı olmaz sana az buçuk realist olup durumu kabullenmeye bak. Dünyanın sonuymuş gibi davranmaktan vazgeç herkesin başına gelebilecek olayın içinde tabii olarak sen de dahil oldun.

Gün gelecek, artık hiçbir şeye uzun süre üzülemediğini fark edeceksin. Hislerin yavaş yavaş azalacak sanki, çocukluğunla paralel olarak. İşte o gün geldiğinde bu halini özleyeceksin. Dolayısıyla: otur ve acını çek. Öldürmez, merak etme.

Yaralarını Kutsal Birer Emanet Gibi Taşı: Yarın Öğreneceksin Ki, O Yaralar Sendendir!

Sömür kendini iliklerine kadar ağla; vur, kır, parçala yeter ki tüm öfkeni çığlık çığlığa haykır. Tutma içinde açığa çıkar rahatlamak istiyorsun buna engel olma. Kus tüm nefretini şokun etkisiyle enlerde yaşa aşkın 'Carolina Reaper' tadındaki acısını. Nasılsa geçecek keyifle ağlamana bak sen. Çokça selpak tüketeceksin salya sümük dolaşacaksın boşver, kime ne?

Zaman, en büyük etken zaman.

Yaralarını Kutsal Birer Emanet Gibi Taşı: Yarın Öğreneceksin Ki, O Yaralar Sendendir!

Zaman çoğu şeyin ilacıymış; merhem gibi bir şey herhalde bu zaman dediğimiz olay örgüsü. Gerçekten de öyle yaranın üzerine çekiyorsunuz bekledikçe yaranızın kabuk tutmasını sağlıyor. İyi kullanın o halde biriktirin size güzellikler getirsin, sakın ola ki zamanı ertelemeyin.

Aşk acısı denilen şey öyle bir anda geçmez, tavsiyeler de pek işe yaramaz. Ancak sarı kantaron, papatya, rezene ve bilumum otlardan mütevellit bitki çayları, ılık duş, sağlam bir dost ve bol bol uyku rahatlatabilir, geçici bir süre için tabii.

Yaralarını Kutsal Birer Emanet Gibi Taşı: Yarın Öğreneceksin Ki, O Yaralar Sendendir!

Biraz meditasyonun kimseye zararı olmaz. Üstelik bitki çaylarınızı içerken sevdiğiniz kitapları da okumayı unutmayın. Beyninizi boşaltmanız da bünyenizi rahatlatmanız da fayda var. Sonra açın marjinal bi' müzik uykuya dalmaya hazırlanın. Oh be dünya varmış! Yazarken benim uykum geldi diyebilirim, gevşeyelim o halde.

Her şey olur, her şey büyür, her şey geçer, hayat kalır...

Yaralarını Kutsal Birer Emanet Gibi Taşı: Yarın Öğreneceksin Ki, O Yaralar Sendendir!

Tüm ilişkileriniz sona erdiğinde yaşam döngünüz de orada son bulsaydı ne kötü olurdu değil mi? Hayat devam ediyor sen ağlasan da sızlasan da devam edecek; karalar bağlamayı bırak hazırlıklı olmaya bak. Yaşadığın paydadan olayların üzerine git ömrün tekrarı yok kapalı gişeyi bir kez oynuyorsun sadece.

Onun sana uymasını beklersen çok acı çekersin, sen kendini değiştirmezsen eğer sonu görünen bir yolda ilerliyorsun demektir.

Yaralarını Kutsal Birer Emanet Gibi Taşı: Yarın Öğreneceksin Ki, O Yaralar Sendendir!

Aşk acısını araba sizi de şoför düşünelim; şimdi görüyorsunuz karşısı uçurum ve gaza basıyorsunuz son gücünüzle. Kaçınılmaz sondan kurtuluşunuz yok uçurumun dibini boyluyorsunuz maalesef. Kendinizi değiştirmeye çalışın yepyeni hobiler edinin, sosyalleşip hayatınızı aranje edin. Farklı insanlarla etkileşim haline girmeye çalışın böylece tek tip insan algısından çok sesliliğe geçiş aşamasına gireceksiniz.

Öncelikle başkaları için yaşayan zihniyetinden kurtul. Önce kendini sev. En son ne zaman kendine kaliteli bir kıyafet aldın. Ne bileyim kendin için gezdin. Kendini sev dostum. Önce kendini. Sen kendini seversen emin ol bir sürü insan sevecek seni.

Yaralarını Kutsal Birer Emanet Gibi Taşı: Yarın Öğreneceksin Ki, O Yaralar Sendendir!

Bir tutam bencillik birkaç damla da narsisizm hiç fena olmaz hani. Sevmeye başlayacaksan eğer 'önce kendinden başlamalısın' unutma bu hayattaki en değerli varlık öz benliğindir. Kendini sevmezsen hiç kimseyi sevemezsin güzel dostum; şimdi yanaklarını hafiften sık yüzüne de gülücük kondur bakalım. Sonra vur patlasın çal oynasın dağıt kafanı gönlünce. Dogmatik düşüncelerin epeyce uzağında kalman gerekiyor.

Kendine acımayı bırak artık, bazen tren kaçar ve bu sadece olması gereken şeydir. Ve inan bana bazen o trenin arkasından bakmak, içinde olmaktan daha çok şey öğretir.

Yaralarını Kutsal Birer Emanet Gibi Taşı: Yarın Öğreneceksin Ki, O Yaralar Sendendir!

Ya dışındasındır çemberin, ya da içinde yer alacaksın dememişler boşuna. İçinde değilsen artık hayat o çember üzerinden devam etmez. Sen tek başına çemberin bütününü oluşturup yoluna emin adımlarla hareketlilik katarsın. Bir aşk biter diğeri başlar karamsarlığın lüzumu yok, boş kalplerden birinde elbet yolculuğa devam edersin. Şimdi durak değiştirmenin vakti bu duraktan şu saatten sonra kalpler hep dolu geçer...

Aşk aslında filmlerde anlatıldığı gibi sonsuz değildir, olması da pek mantıklı değil zaten. Kişi zaman geçtikçe aynı kişiyle beraber olmaktan, her şeyini bilmekten ve arada hiçbir duvar kalmamasından dolayı ilgisini kaybeder.

Yaralarını Kutsal Birer Emanet Gibi Taşı: Yarın Öğreneceksin Ki, O Yaralar Sendendir!

Eninde sonunda bitecekti aşkınız; ha bugün ha yarın veyahut bir sonraki gün ne fark eder? Sonsuz değildi olmayacaktı kurgularından sıyrılamamanın can çekişmesini yaşıyorsun. Kalbinin derinlemesine nüfuz eden kişiden acı içinde kurtulmaya çalışıyorsun. Sancılı süreçtir aşkın bitişi yaranın mikrop kapıp dakikalar içinde sizi öldürmeyi hedefleyen yeterliliğe gelmesidir. Vakit tamamdır şimdi o çok sevdiğini katlediyorsun, yüreğine gömmek üzere son çırpınışlarını da zehir gibi içine akıtıyorsun.

Acımıyormuş gibi yapmayın ya da acınızı bastırmaya çalışmayın. Robot değilsiniz, insansınız.

Yaralarını Kutsal Birer Emanet Gibi Taşı: Yarın Öğreneceksin Ki, O Yaralar Sendendir!

Hislerden kaçışınız yok, bir şekilde acıtacak o. Ne kadar çabuk ve yoğun yaşarsanız bu acıyı o kadar çabuk iyileşirsiniz. Ama uzun bir süreymiş gibi yapıp bu acıyla yeterince yüzleşemezseniz o aşk acısı içinizden söküp atamadığınız bir takıntıya dönüşür. İleride de hayaletiniz olur, hayatınızı mahveder.

Onun için yasal sınırlar içinde dağıtın bir güzel, içinizdeki yoğun hislerin zehrini kusun yani.

Yaralarını Kutsal Birer Emanet Gibi Taşı: Yarın Öğreneceksin Ki, O Yaralar Sendendir!

En dibi görün yani en kısa zaman içinde. Alkolse şişenin dibini görün, yazmaksa kalemin mürekkebi bitene kadar abanın. İyice dibi görün yani.

Çünkü insan gerçeği ancak en dibi gördüğü zaman kabullenebiliyor garip bir şekilde.

Yaralarını Kutsal Birer Emanet Gibi Taşı: Yarın Öğreneceksin Ki, O Yaralar Sendendir!

Ve o zaman da iyileşmeye başlıyor. Ama şunu da unutmayın. Hiçbir zaman tamamen sıfırlanmayacak aşk acısı; sadece radyoaktif elementlerin yarılanma ömrü gibi belirli bir periyotla yarıya inecek bu acının şiddeti. Ve ne kadar yoğun yaşarsanız o kadar hızlı sürede yarılanacak acınız. Bir yerden sonra ihmal edilebilir kadar küçük bir düzeye gelecek şiddeti, ama sizde açtığı yara sizinle kalacak bir ömür boyu.

Yaralarını Kutsal Birer Emanet Gibi Taşı: Yarın Öğreneceksin Ki, O Yaralar Sendendir!
8
7
Görüşünü yaz

En İyi Kız Görüşü

  • DerdiniziSeveyim
    Aşka inanıyorum ama aşk acısına inanmıyorum. Aşk acısı çekenlere de nickimi okuyun diyorum, öyle güzel bir şeyin acısı olur mu ya? Diyelim ki aldattı üzülmek saçma, öldü yine saçma her türlü aşk güzellik doğurur bençe bunları amerikan ajanları bizi bilimden kültürden uzaklaşıp moron beyinlerle dolaşalım diye yapıyor kendinize gelin, bana da teşekkür etsene bidesi xd
    Görüş hala geçerli mi?

En İyi Erkek Görüşü

Diğer Görüşler İçin Aşağı Kaydır

Kızlar & Erkekler Ne Diyor

76
  • Eline sağlık kanka
  • VolkanAslanAnk
    Kardeşim yine döktürmüş konuşturmuşsun artık gerçek aşk varsa da çok düşük bir ihtimal olduğunu düşünüyorum bunun dışında tüm aşk senaryosu paradan geçer başka bir şey olmaz.
  • Incompetent
    Aşka inanmadığım gibi aşk acısı çekenlere de inanamıyorum. Yalın çevremde bir sürü örneğini görmüş olsamda yine inanmıyorum, yine inanmıyorum 😱 Elinize emeğinize sağlık
  • мєтιѕ_-_
    Bencen, aşk acısı hakkındaki düşüncelerimin somut hali olmuş. Kalemin zaten efsane bana göre. Emeğine ve gönlüne sağlık. Çok güzel olmuş. 💫
  • Kara_biberim404
    Aşk yarasını ve acısını bu kadar güzel anlatan birisi, ancak O'nu en derinde hissetmiş ve yaşamış birisidir.

    Elinize yüreğinize emeğinize sağlık.
  • Fazlaca emek var tebrik ederim.

    ben acımıyor ki diyenlerdenim. bir noktadan sonra gercekten acımıyor
  • Islaklolipop
    Güzel bir bence olmuş, ellerine sağlık 😊
  • KaraAyna
    Güzel bir bence
  • teşekkürlerr
  • Eline sağlık güzel bir yazı olmuş
  • ellerine sağlık ve kalemine de :)
  • ɢᴀᴠᴜʀ
    Artık umrumda bile değil :)
  • brhnnn
    Etkilendim
YÜKLENİYOR...