Öncelikle “Orkide’nin Aşkla İmtihanı” konulu Bence”me hoş geldin. Yüksek doz melankoli içerebilir. Yüreğimi sıkıştıran ne varsa kalemime akıttım bu sabah zehrimi...
Ah aşk... Hoş geldin sol yanıma, sefalar getirdin. Sevda nasıl da kor ateşlerin içinde yakıyormuş düştüğü kalbi. Aşk zaten sonunda yanacağını bile bile ateşe yürümek değil midir? Bana sormasınlar yaşımı, ben de bilmiyorum döktüğüm yaşların hesabını kitabını. Sahi gözlerden akan her damla yaş söndürür mü yüreğin bu amansız yangınını?
Aşk tüm tövbeleri bozdurur mu?

Ey aşk! Sen nasıl bir deliliksin? İnsanın “Asla” dediği ne varsa tıpış tıpış yaptırıyorsun, rehin alıyorsun adeta tüm benliğini ve hatta ele geçiriyorsun. Nasıl? İyi mi böyle? Kaçsan kaçamıyorsun, gitsen gidemiyorsun... Tüm yeminleri bozduruyor, bütün kuralları yeniden yazdırıyorsun. Anlıyorsun ki kimse sınanmadığı günahın masumu değil...
Özlemenin tarifi var mı?

Kadın hep özledi, yollarını gözledi.
- Adam ise sadece seyirci.
Özlemek nedir? diye sorsalardı bana “yan yanayken bile sanki her an gidecek korkusuyla kirpik diplerinin sızlamasıdır” derdim. Oysa özlem de güzeldir vuslatın hayaliyle dört elle sarılırsın hasretine.. Gözlerinin hasretiyle yandığın adamın sahip çıkmaya tenezzül bile etmediği aşkına tek başına göğüs gerersin. Tıpkı benim gibi...
Aşkın gelişi, aklın gidişi midir?

Beynim suçlu, yüreğim suçlu. Kalbim, darmaduman bir odanın içerisinde paramparça olmuş ümitlerimin savrulmuş kırıntılarıyla baş başa... Hapsolmuşum kıpırdayamıyorum, kabullenemeyişlerimin sapladığı hançerle can çekişiyor her zerrem. Enkaz yerine dönmüş ruhum ise sancıyor, boğuluyorum...
Vazgeçişler aşka dahil mi?

Sevda yakar düştüğü kalbi, değersizlik hissiyle kaybolur hepsi. Kalp akla hükmederken akıl alır eline dizginleri, aklın gönülden sildiğini yazamaz hiçbir sevda kalemi.. Ey adam! Yakmışsın ya sözde sen her şeyi, artık ben olamam bu sevdanın tek gelin güveyi..
Aşkın gururu olur mu?

“Aşkımdan büyük gururum” diye gezer dururdum bir zamanlar lakin sen karşıma çıkana kadar. Şimdi ise sevdamın şerefine halı gibi yerlere serdiğim ve her seferinde çocuklar gibi üzerine çıkıp tepindiğim gururumu izliyorum.. Ne de güzel üzerine basıp geçtin yar. Ah, demek ki neymiş? Aşkta gurura yer yokmuş. O gurur böyle de yerlere serilirmiş.
Menfaati bitenin muhabbeti biter mi?

Merhaba, sol yanım. Senin için kılını kıpırdatmıyor dediler yüreğime; dedim sevda yolundan çıkarıcılar geçemez, onun neşesi yeter. Aşkın içinde çıkara yer olmaz. Hani bazen tek arzusu sevgidir ya insanın ne para, ne de pul.. Sadece masum, saf, su gibi berrak bir sevgi işte.. Buz gibi ellerimle içimi ısıtacak o sıcacık gülüşünü bekledim. Gönlümü ısıt dedim sana sevgilim, gel de yüreğimi yangın yerine çevir demedim ki..
Okuyan herkese teşekkür ederim, aşkla kalın..❤️
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar