Çabalayan Kadından Değil, Kadın Susuyorsa Korkun!

Kadın sustu, erkek ise trip atıyor sandı..” Ey Azizim! Oysa susan kadın ne trip atıyor, ne de seninle kavga etmek için bileklerini sıyırıyor. Sadece artık sana konuşarak haykıramadıklarını sessiz çığlıklarıyla haykırıyor..

Kadın gitmez, gitmeye mecbur bırakılır..

Çabalayan Kadından Değil, Kadın Susuyorsa Korkun!

Kim demiş ki her gidiş bir diriliş? Hiçbir kadın giderken tek başına gitmez. Gülüşleri, hayalleri, ümitleri, şerefi, benliğine dair ne varsa sağa sola savrulan kadın hepsini teker teker eğilir bir başına toplar ve ardında kalan tek şey olan gururuna sarılır gider.

Paylaşmanın esareti hapseder..

Çabalayan Kadından Değil, Kadın Susuyorsa Korkun!

Ah bu sezgilerin gözü kör olsun! Kadın acılar içerisinde kıvranırken, sevdasıyla yanıp tutuştuğu adamın bir başka sultanı gönlünün o yüce sarayında sevinçle ağırladığını hisseder.. Artık yaşananlara dair ne varsa sonsuzluğa teslim, ümitleri yorgun adımlarla küçük kıvılcımlara koşuyor, yangın yerine dönmüş yüreğinde fırtınalar esiyor...

İncindi diye değil, sevilmedi diye vazgeçti kadın..

Çabalayan Kadından Değil, Kadın Susuyorsa Korkun!

Yüreğinde kırılan, kırdıkları ne varsa kadın konuştukça o parçalar canına batar. Sussa acıtır, konuşsa kanatır.. Ve kadın bilir ki eğer konuşursa canına batan her parçanın kanı gözünden damla damla ciğerine akar.

Sevgisi ne kadar büyükse o kadar derinden vazgeçer..

Çabalayan Kadından Değil, Kadın Susuyorsa Korkun!

Kadın ateşe uzattı ellerini. Alevin tam ortasına.. O karşı koyamadığı tutku bile bile sürüklüyor her geçen saniye yangınlara.. Yanıyor ama acıyı hissetmiyor.. Gözünden süzülen birkaç damla gözyaşıyla söndürmeye çalışıyor o kor ateşi.. Oysa adam ilk geldiği gün kadına bir gün gideceğinin korkusunu vermişti ki.. Ama kadın öylesine güçlü, öylesine ezber bozan ki gidecek bir adama gideceği güne kadar yüzündeki en sahici gülümsemesiyle eşlik etti..

Son bir kez çıkar yolu arıyordur..

Çabalayan Kadından Değil, Kadın Susuyorsa Korkun!

Kadın sevdiği adam uğruna her şeyini vermeye hazır iken ne sevgisi, ne sığındığı cümleler, ne de çırpınışları anlaşılmıştır. Son bir çıkar yolu ararken, sevdiği adamın dilinden dökülenler hançer gibi saplanmıştır yüreğine.. Ey, Azizim! Bu beden her yükü taşır lakin bu gönül her sözü taşıyamaz! Adamın dilinden her geçen saniye damlayan o zehir yeterde artar kadını yaşarken öldürmeye..

Okuyan herkese teşekkür ederim, hoşça kalın..❤️

#beyazorkidem😘

Çabalayan Kadından Değil, Kadın Susuyorsa Korkun!
Cevapla