Aşk Üzerine Düşünceler

Aşk Üzerine


Aşkı av ve avcı üzerinden anlatacak olursak genel olarak baktığımızda avcı erkeklerdir ve av da kadındır.Ama burada kadın avlanarak avlanır ve erkek de avlayarak avlanır aslında.Buradan devam edersek av avlanarak avladığı için avcının ilgisini çekmek için gerekenleri yapacaktır.Peki nasıl çekecektir avcının ilgisini ya da avcının ilgisi ne soruları karşımıza çıkacaktır.Avcının avını ilk gördüğü anda ilgisini çekecek olan şey dış hoşluğudur (Salt güzellik,sempati ve çekicilik vb) .


Ama bu avlanma sürecinde farklı olan ise avcının kendi avcısını seçmesidir işte tamda bu sebeple avlanırken avlayandır. Peki avın avcıda ne arar diye sorarsak bence av için avcının karizması önemlidir.Bu noktada avcı için iç hoşluk ne kadar önemli ise av içinde dış hoşluk o derece önemlidir.Ve biz bu av sürecinde dişimize en uygun avı seçmeye çalışırız ama ne kadar aptalsak o kadar büyük avların peşinden koşarız ve sadece o avlanma heyecanı ile yaşar ama artık açlık başa vurunca o avdan vazgeçmek zorunda kalırız.
Bu noktada tekrar etmek gerekirse erkek genel olarak avcıdır çünkü kadın dış hoşluğa sahip olduğu için çabaya giren erkektir ve erken avcı olur.Tabi ki kadının da avcı olduğu durumlar vardır ancak bu durumlar zaten avın ve avcının yukarıda bahsettiğimiz profili içindedir.Ve aşk dediğimiz bu avlanma sürecedir ve güzel olan kısmı o av heyecanıdır. O heyecan geçince aşk da biter ama eğer avlanmadan sonraki sürede av ve avcı ne kadar uyumlu ise buradaki uyumluluklar sevgiye dönüşür aksi haldeki durumlarda geçmiş de yaşanmış heyecan ölüp yeri dolmayınca aşk biter ve avcı yeni avlara açılır ya da av yeni avcısını bekler.


Aşk Üzerine Düşünceler


Aşk, Çile ve Özlem


Aşk tam bir akıl tutulmasıdır. Aklınızın çalışmadığı daha doğrusu tek bir şey üzerinde muazzam şekilde odaklandığı bir duygudur. Aşkın gözünü kör edende insanın algısını uyuşturmasıdır.Ve insan aşkına ne kadar özlem kurarsa o kadar onun üstüne düş - sürekli olumlu- kurar ve onu büyütür.Yunus emrenin aşk özlemdir demesi bundan olsa gerek.Çileye gelecek olursak aşk var olan güzelliğe değer vermektir ve çile verdiğimiz güzelliğin değerini arttırır ve avı heyecanlı kılar.Bu nokta da diyebiliriz ki her çile de bir özlem ve her özlem de bir çile vardır bu yüzden çileli ve özlemli bir aşk insanı mecnun yapar.


Aşk ve Akıl


Aşk ile ne kadar araştırma yaptım ise genel kanı aşkın matematiği olmaz aşkta mantık aranmazdı.Katılırım aslında ama sorarım da insan neden bu mantıksızlığa katlanır. Sokrates'e göre aşk, güzelliğin aracılığıyla çoğalma arzusudur. ilk başlar da anlayamamıştım ancak bir insan başka bir insanla nesline çoğaltmak için gireceği bunca çabayı onlara çektirecek ve tüm bu zorlukları görmezden gelebilmesi için beynini uyuşturması gerektiğinden insan var olan hoşluğa aşık olup neslin devamı için gereken zorluğa katlanacaktır.Yani dikene katlanmak için gülü sevmek gerek değil mi ?
Aşk insanları uyuşturur çünkü var olan durumun mantıksızlığını ancak bu örter.


Aşk ve Toplum


Yukarıda da anlattığım üzere avcı hoşluğa aşık olur ve av avlanılmak ister ve bu sebepten hoşluğunu arttırmanın yollarını arar. İste bu da kadınların birbirleri aralarındaki güzellik çekişmesinin ve daha güzel olma arayışlarının nedenidir.Ve bu sebepten hoş olan insanlar önemli olur olmayanlar ise önemli olmak için hoş olmaya çalışır ve toplum içi boş dışı hoş insanlarla dolar ve hoşluğu elde etmek için güce ihtiyaç duyan ve bunun için ahlaktan yoksun diğer tür insanlar ile.Her döngüde daha da çetinleşen bu süreç çürümüş bir toplum oluşturur.


Yani Aşk olmadan bir toplum olamaz.Ama aşktan oluşan bir toplum aynı şu anda yaşadığımız gibi bir toplum oluşturur.


Ve bunca aşk ile yazılmış düzinelerce kitap ve bunca övgü bence BU OT HARİKA DOSTUMdan farkı nedir diye düşünmeden edemiyorum

Aşk Üzerine Düşünceler
Cevapla