Merhaba KScanlar :)
Yer yer hem çevremde hem de grupta denk geldiğim bir şeyi açıklığa kavuşturmaya karar verdim. Bu konunun uzmanı olmasam da en azından farkındalık oluşması açısından yazma ihtiyacı hissettim.
Pekala başlayalım,
Nedir bu 'Aşk' ve 'Şehvet'?

Bu ikisi arasında çok ince bir çizgi var ve ne yazık ki yer yer ben de dahil olmak üzere bunu karıştırıyoruz. Bazen karşımıza öyle biri çıkıyor ki, bizim tüm dengemizi bozuyor ve tuhaf hislere ya da duygulara bürünüyoruz. Biz bu durumların hepsini genellikle 'aşk' olarak adlandırıyoruz. Bir anda oluşan bu duygu, dünyamızı baştan aşağıya değiştiriyor ve düzgün konuşmamızı bile engelliyor çoğu zaman. Yeri geliyor ve şu soruları bile sormaya başlıyoruz:
"Ne oluyor bana? Neden geceleri uyuyamıyorum? X hakkında neden böyle hissediyorum? Neden saplantı haline geldi bu? vb."
Bu soruları sormaya başladığımızda ise zaten genellikle 'Yaşam' ve 'Ölüm' arasında kalmış gibi duygular yaşıyoruz. Tabii zamanla bu durum bir nevi 'tatlı' ve 'ekşi' bir durum yaşatmıyor da değil. Her ne kadar duygular kalple başlar gibi bir söylem olsa da her zaman duygular ilk olarak akılda, yani düşünce ile başlar. Kalp ile başlıyor sözü, tüm duyguların kalbe aktarılmış olmasından ibaret. :) Eğer bir kişiye karşı bir şeyler hissetmeye başlamışsak, aklımız, mantığını yavaşça kaybetmeye ve daha farklı hareket etmemize neden oluyor. Hep deriz ya aşk, kişiye her şeyi yaptırır diye... Tam olarak bundan dolayı. İşte bundan dolayı da fiziksel olarak o kişiye yakınlaşamasak bile zihin dünyamızda o kişiye karşı bir samimiyet beslemeye başlıyoruz. Bu duruma geldiğimizde ise o kişiye karşı AŞK mı yaşıyoruz yoksa ŞEHVET mi besliyoruz tam olarak bilemiyoruz, daha doğrusu ayırt edemiyoruz. Beynimiz bize oyun oynuyor ve bu duyguların sevgi olduğunu söyleyerek bizi kandırıyor da diyebiliriz. Aslında aşkın hala tam olarak çözülemediğini de düşünürsek, beyin, aşkın kendi bünyemizdeki karşılığını veriyor. Biz de genellikle sevgiyi aşkla bağdaştırdığımız için her sevgiyi aşk zannediyoruz.
Bu aşamada aslında kendimize yukarıdaki sorulardan daha çok şu iki soruyu sormamız gerekiyor:
1- X kişisini neden seviyorum ve sürekli onu düşünüyorum?
2- Ona karşı olan duygularınız gerçek sevgi/aşk standartlarına uygun mu?
Şehvet!

Şehvet hissi %99 aşk hissi ile karıştırılıyor zaten. Hatta bu karıştırılma dönemi daha çok hormonal olarak en üst seviyede(karşı tarafı en çok arzulama) olduğumuz 17-28(bana göre) yaş aralığında gerçekleşiyor. Tabii bu yaş aralığına ergenliği de eklersek biraz daha düşürebiliriz bunu. Kız olsun veya erkek olsun hiç fark etmez, bu dönemde herkes sevginin peşine düşüyor. Bu dönemin özellikle vücudu keşfetme ve hatta cins belirginliklerinin ön plana çıkması ile ihtiyaçların giderilme hissiyatı bizleri bu yola daha çok itiyor. Özellikle 18 ile 28 yaş arasında fiziği iyi ve yüzü güzel/yakışıklı kişilere baktığımızda ondan etkileniyoruz. Bu etkilenme çoğu zaman onlara sevgi beslememizden değil, fiziksel ihtiyaçlardan kaynaklı da olabiliyor. Bu konuda kız da erkek de aynı, kimse ben öyle değilim demesin. :) Biri kendini bastırır, diğeri daha belirgin yaşar. Sonuç olarak, bu hormonal hareketlilik de bu etkilenmeyi beynimiz aracılığı ile bize daha çok sevgi ve dolayısı ile aşk olarak öne sürer.
Aşk

Aşk konusuna gelelim. Bazıları "aşk sevgiden önce geliyor" diyor ama ben buna katılmıyorum. Aşk olmadan sevgi olur ama sevgi olmadan aşk olmaz bana göre. O yüzden aşk konusuna sevgi üzerinden girelim. Sevgi denildiği zamanda en küçük yaşlardan itibaren gördüğümüz karşılıksız sevgiye bakalım, yani evimize, ailemize. En büyük sevgi örneğini ailemizden görmüyor muyuz? Ebeveynleriniz bizi her zaman karşılıksız, saf duygularla ve gerçekten sever. Hiçbir koşula bağlamaz bunu. Başka bir örnek verecek olursak ise dışarıda yemek yiyerek yürüyorsunuz ve karşınızda aç birisini görüyorsunuz. İçinizde o kişiyle yemeğini paylaşma dürtüsü sizce nedir? Evet, bu da sevgi ve iyi niyet göstergesidir. Karşılık beklemeden ve niyetli bir şekilde bir şeyi yapıyorsak orada sevgi vardır. Kediye süt verirken iyi niyetli olduğumuz için mi süt veririz yoksa şehvet duyduğumuz için mi?

Demek istediğim, şehvet duyulan hislerde bir karşılık beklenir, bu bazı kişilerde cinsel karşılık bazı kişilerde duygusal karşılık. Aşkta ve hatta sevgide ise karşılık yoktur. O kişi seni sevmiyor olsa bile o kişiye aşık olabilir veya sevgi besleyebilirsin.
Bizler 'aşk ve sevgi' ile doğumlarımızdan itibaren hep beraber büyüyoruz ama 'şehvet', doğuştan itibaren içimizde olan ancak özellikle ergenlik dönemine girmemiz ve vücudumuzun hormanlarının belirginleşmesi ile ortaya çıkan bir dürtüden ibarettir.
Umarım ki, herkes gerçek sevgiyi ve aşkı bir gün tadar. ❤️
Sevgiyle kalın KScanlar. 👊
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar