Bir Sentetik Madde Gibi İnsanlığı Esir Alan, Kendisine Muhtaç Eden Aşk ve Sevgi Kavramı!

İlk Bence paylaşımını sizlere sunmak adına satırlara gecenin bir yarısı suretiyle giriş yapmaya bulunmaktayım. İlk konumuz yaşam ve hayat, tabi bu hayatın içerisinde gelişen olaylar, insan ilişkileri üzerine olsun istedim.

Hayatı sürekli olarak sorgulayan, evren üzerinde ki bütün kuralların amaçlarını anlamaya çalışan biri oldum genel olarak. İlk olarak araştırdığım kavram sevgi olmuştu. Daha sonrasında ise sırayla aşk, mutluluk, evrim, tanrı diye sırayla ilerledi her şey. Bir tren vagonu gibi bütün kavramların zincirleme olarak birbirine bağlı olduğunu düşündüm şuana kadar. Bundan sonra bu düşüncemin değişeceğini sanmıyorum.

Ne demiştik en son? Evet, ilk konumuz yaşam ve hayat, tabi bu hayatın içerisinde gelişen olaylar, insan ilişkileri üzerine olsun demiştim. Yaşam, yaşama nedenimiz, yaşama ait düşünceler & anılarımız önemli.

Yaşamı yaşanılır kılan en büyük etken sevgi diye düşünüyorum ben.

Yaşamın yaşama kaynağı: Sevgi
Yaşamın yaşama kaynağı: Sevgi

Acaba yeryüzünde sevgi denilen kavram olmasaydı, yaşamaya bu kadar bağlı olur muydun? Düşünmek ister misin sadece birkaç dakika? Sevgi denilen bir kavram yok, hiç kimse kimseyi sevmiyor. Sadece düz, tek kişilik bir yaşam düşün. Evlilikleri çocuk sahibi olmak için görülen bir mecburiyet olarak düşün mesela. "Muhtemelen içinden bu çok korkunç bir durum olurdu" dedin. Korkunç bulma sebebin ise şu an bu kavramın var olması veya senin bunun var olduğuna inanmış olman.

Bazı insanlar sevginin olmadığını söylerler. Ve bir ateistin tanrıyı reddedip vurduğu yerden vururlar bu kavramı!

İnanç meselesi
İnanç meselesi

Acaba sevgi gerçekten yok mu? Yoksa sadece beden ve beynimize işlemediği için varlığından şüphe mi duyuyoruz? Aslında sevgi var. Hatta aşk da var. Görmediğim bir şeye inanmam felsefesi yapacak olursak aklımızı da görmüyoruz. O zaman aklımız da yok? Diye sorabiliriz. Sevgi, aşk gibi kavramlar yanlış bilindiği için bu durumdayız. Yani biz aslında sevgiyi ve aşkı ayırt edemeyen varlıklarız.

Mesela üzerimize düşen bir öfke bombası bizi değil düşünceleri öldürür! Peki nasıl?

Öfke & Sevgi
Öfke & Sevgi

Mesela bizler bize karşı iyi davranan, bize tepki göstermeyen insanların bizi çok sevdiğini, kızıp bağıran, çok sinirlenince hakaret eden birinin bizi sevmediğini, nefret ettiğini düşünürüz.

Çok ilgi gösteren, çok arayan çok seviyor, aramayan, sormayan sevmiyor algısını yaratırız beynimizde.

Aslında nefret, kızgınlık ve hatta hakaret bile bir sevgi göstergesidir. Asıl sevgisizlik tepkisizliktir. Yani susmak, tek kelime dahi etmemektir. Fark etmeden bile olsak şu cümleyi çok kullanırız: Bağır, çağır, vur, kır, dök! Ama ne olursa olsun susma, cevap ver... Çünkü o an karşımızda ki insanın sessizliği bizi korkutur. Zaten sessizlik başlı başına ürkütücüdür.

Karşınızda ki insan bağırıyor, müdahale ediyor, kısıtlıyor, kıskanıyor, kırıp döküyor, ağlıyor ise seviyordur. Ama susuyor, sessiz kalıyor ise bu sevgi kavramının beyin ölümü çoktan gerçekleşmiştir. Tek problem sevgiyi ve aşkı ayırt etmek.

Sevgi aşkı doğurur. Aşk ise bağlılığı. Bağlılık ise kıskançlığı. Kıskançlık ise sahiplenme duygusunu. Sahiplenme duygusu ise öfkeyi. Öfke ise kırıp dökmeyi, dağıtmayı meydana getiriyor. Ama biz genel olarak sadece zincirin son veya sondan birinci, ikinci halkasına bakıyoruz. Ne kadar doğru yapıyoruz?

Yalandan ibaret bir sevgi sözcüğünü dünyanın bütün gerçeklerine değişebilen varlıklar olduk daima!

Gerçek dünya
Gerçek dünya

Sevgi, aşk gibi kavramlar var fakat daima yanlış insanlar da aradık bu kavramları bizler. Yerlere, göklere sığdıramadığımız insanlar bizi sadece kuru bir hoşça kal cümlesine sığdırdı. Hata bizdeydi belkide daha çok. Dedim ya! Biz hep olaya farklı baktık, zincirin sol halkasına takılı kaldık. Ağızdan çıkana inandık. Dilin söylediğine inandık. Belki de buna mecburduk. Asıl sevginin çıktığı yere, kalplere değemedik, ulaşamadık. Duyamadık kalbin sesini. Gözlere inanmayı denedik. Ama onlar da bize dürüst olmadı. Kandırıldık, yıprandık...

#DenizGuavera

Bir Sentetik Madde Gibi İnsanlığı Esir Alan, Kendisine Muhtaç Eden Aşk ve Sevgi Kavramı!
Cevapla