"90'larda Aşk Yaşayanlar Bilir" Dedirtecek Teknolojiden Uzak Anılar

İlk aşkını 90’lı yıllarda yaşayanlar; yeni biriyle tanışmak, aşık olmak, aşık olunan kişiye ulaşmak ve açılmak yani çıkma teklif etmek gibi teknolojiden çok uzak anıları hatırlayalım. Aşık olmanın mektuplaşmak, paralel telefon hattı, okul tenefüsleri, doğum günü partileri ve karışık kasetler üzerine kurulu olduğu yıllarda işler belki de daha kolaydı.

İlanı Aşk

Sevdiğinizi karşı tarafa direkt gidip söylemek yerine mektupla derdimizi anlatırdık. İçinizdeki her şeyi bir kağıda sığdırıp sınıftaki ya da tanıdığınız birine sevdiğinize ulaştırması için hazırlardık süslü zarfla birlikte mektubu. Cevap gelene kadar içiniz içinizi yerdi. Ya hayır derse, ya babasına söylerse ya müdüre şikayet ederse :)) Ama mektup cevabı gelip "ben de sana karşı boş değilim" cevabı aldığınızda o anki mutluluğu tarif etmek imkansız...

İlk Hediye

Mektuptan sonra sevgiliye duyguların tercümesi için verilen karışık kasetler. İçinizdeki bütün duyguları tercüme eden bir kaset yapmak öyle kolay bir şey değildi. Şarkıları tek tek bulup kaydetmek çok zahmetli işti. Şu anki gibi bir şarkıya ulaşmak çok kolay değildi...

İletişim

O zamanlarda "yok onlinesın neden yazmıyorsun", zırt pırt mesaj çekip çağrı atıp sevgili sık boğaz edilmezdi edilemezdi. Sevgiliyle iletişim ancak ev telefonu numarasından sağlanırdı. Maalesef işin zorlu kısmı bu noktada başlardı: Genellikle evin girişinde duran telefon çaldığında, denk gelip yakalarsa şanslısınız ama yakalayamazsa "ALOOOOO" diye telefonu açan sevgilinizin babasıyla karşılaşma sürprizi vardı bu hiç hoş değildi. Sonra "Yine ses vermiyor..." boşlukları anlamışınızdır. :) Ama odasında parelel telefonu olanlar şanslıydı bundaki risk de tam konuşma sırasında diğer avizeyi kaldırıp birilerini aramaya çalışan ev ahalisi :)

İlk Buluşma

Mektubu verdiniz, kaseti verdiniz, telefonla konuştunuz artık buluşma zamanı. Buluşmak için tam saatinde sözleşilen yerde olmanız gerekmekte çünkü irtibat kuracağınız bir cep telefonu iletişim kurabileceğiniz hiçbir şey yoktu. İlk buluşmaya öyle tek başına gelmezdi sevdiceğiniz. Ya küçük kız kardeşi olurdu yanında ya da okuldan en samimi dostu. Buluşmalarda genelde susulur çok konuşulmaz öyle kızarıp kızarıp gülünürdü sebepsizce..

Takip

Şimdiki gibi sevdiğim kimi takip ediyor, arkadaş listesi kontrolü, stalklamak yoktu. Sevdiğiniz evine gidene kadar takip ederdiniz. Sevgiliniz yürürken size arada bakar gülümserdi ya o her şeye değerdi. Boş sokaklarda yaptığınız en heyecanlı şey sevgilinizin elini tutabilmekti. Yok öpüşmedir ya da daha ilerisi yoktu.

Günün son mesajı

Sevgilinizin online olup olmadığın sinyali odasının ışığı açık ya da kapalı olmasıydı. Sokak başında beklediğinizde camdan bakan sevgiliniz size bir mesaj verirdi hakaretleriyle "hadi git sevgilim bekleme çok yoruldun, seni seviyorum". Bu mesajları aldıktan sonra ışık kapanırdı, siz de takardınız walkmanin kulaklığını açardınız müziği düşerdiniz evinizin yoluna...

90l'lar anlatılmakla bitmez. Umarım keyif almışsınızdır. Gerçek aşkı bulmanız ümidiyle...

Teşekkürler...

"90'larda Aşk Yaşayanlar Bilir" Dedirtecek Teknolojiden Uzak Anılar
Cevapla