İlişkilerin boyutları sosyal medyanın çok daha yaygınlaşması ile birlikte değişti ne yazık ki. İlk görüşte AŞK artık Instagram'da ne kadar beğeni aldığımız ile ölçülür oldu.
Hatta Facebook'ta doğru kişiden gelen "like" günümüzü güzelleştirebiliyor.

“Ghosting” (bir anda yok olmak) ve “benching” (yedekte tutmak) gibi sözler artık tamamen dilimize yerleşmiş durumda.
Başka bir deyişle korkakça davranışlarımıza artık isim de buluyoruz.

Teknoloji ile o kadar iç içe bir durumdayız ki bağımlısı haline geldik. Bu kadar yaygın bir şekilde kullanılan teknolojinin bağımlısı haline gelmiş olan toplumlarda ilişkilerin de çevrimiçi olmasına hiç şaşırmamak gerekiyor.
Biraz mesajlaştıktan sonra mantıklı bir adım olan kahve içmek teklifi olacaktır.

Böylece modern zamanlarda ki o büyük ve şaşalı AŞK başlamış oluyor.

Bunun basit görünüyor olmasına rağmen genel olarak işler biraz daha fazla karışıyor aslında. Birkaç sefer dışarıya çıktıktan sonra taraflardan biri artık ilgilenmemeye başlıyor. Ama bunu nasıl söyleyeceğini de bilemiyor ne yazık ki.
Bazen utanç, bazen bencillik ile bir anda ortadan yok oluyorlar hiçbir açıklama yapmadan.

Ve ne yazık ki bu durumda terk edilen kişi ne mesajlarına ne de aramalarına hiçbir şekilde cevap alamıyor. Ortada hiçbir görünür sebep yok iken ayrılan kişi diğerini bütün sosyal medya hesaplarından siliyor ya da engelliyor.
Terk edilen kişi ise neler olduğunu dahi anlayamadığından dolayı büyük bir hayal kırıklığına uğruyor, öfkeleniyor, güvensiz ve mutsuz biri olup çıkıyor.

Ortadan kaybolma gibi yedekte tutma da karşılaştığımız bir durum. Karşınızdaki kişi ile yüz yüze görüşmeden ilişkiye son vermek anlamına da gelebilir bu. Ancak diğerinden farklı olarak yedekte tutmayı kafaya koyan bir kişi ayrılmak istediği insan ile bağlarını tam olarak koparmaz, onu kullanmaya devam eder.
Kelimenin tam anlamı ile aslında bir nevi sporda yedek oyuncu tutmak gibi bir şey. Gerçek anlamda ilginizi çekmeyen ve ciddi düşünmediğiniz birini yedekte bekletmek anlamına gelmektedir.

Bunun sebebi ise aslında gerçekten hoşlandığımız bir başkası olması ya da bağlanmak istemeyişimizden kaynaklanmaktadır. İki türlü de yedekte tutma işi gençler arasında oldukça yaygın.
Belirsizlik içerisinde yaşamak başta çok cazip gelebiliyor. Neler olacağını bilmemek ya da karşındaki kişi gerçekten hoşlanma ihtimali ilginç geliyor.

Ama ne yazık ki yedekte tutulan kişi için bu durum gerçekten çok yıkıcı olabilir. Bencilliğin sonunun iyi olduğu hiçbir zaman görülmemiştir.
“Eğer seni sevmek kendime olan sevgimi bir kenara koymak anlamına geliyorsa seninle bağım zehirli demektir. Bu bana göre değil.” – Walter Riso
Bir kişiye yedekte tutulduğunu söylemek çok zordur. Bunu o kişiye söyleyebilmek günler alabilir. Bazen birini sevdiğiniz için o kişiye cevap vermenizde gecikir. Çünkü büyü bozulsun istemezsiniz. Ayrıca karşımızdaki kişinin çok hevesli olduğumuzu düşünmesini de asla istemeyiz.
Bu yüzden sizin için önemli olan birinin mesajlarına cevap verirken gecikmiş olmak çok normaldir.

Asıl normal olmayanı günlerce ya da haftalarca cevap vermemektir. Eğer birlikte olduğunuz kişi size böyle davranmaya başlamışsa benden söylemesi daha yol yakınken gardınızı almanız.
Sizi gerçekten seven bir kişi çok fazla zaman geçmeden mesajınıza cevap verirdi zaten. Gerekten bir şey olmadığı sürece beklemek istemez ve ilginizi kaybetmekten korkarlar.

İlk başlarda üzerinize çok düşerler ama daha sonraları sizi görmezden gelirler.
Önce duygusal ve fiziksel anlamda her zaman pohpohlarlar, ne kadar özel olduğunuzu, özgün, çekici ve farklı olduğunuzu söyleyip dururlar.
Böylece özgüveniniz artsa bile aslında bunu kendileri için yaparlar. Onlara ihtiyaç duymanızı ve onlar olmadan hiçbir şey yapamayacağınızı düşünmenizi sağlarlar.
Aynı şekilde istedikleri zaman sizi yok sayarlar. Bu da kafanızın karışmasına ve kaybolmanıza neden olur. Bu noktada yedekte tutulan kişi genelde diğerine bağımlı olur.

Sorular sormaya başladığınız zamanda da belirsiz cevaplar verirler. Belki de sayısız kez ilişkinin nereye gittiğini sorarsınız. Ama bu konuda konuşmak istemezler bir türlü. Aslında bu konu ile ilgili her türlü konuşmadan da kaçınırlar.
Sizi pohpohlamaya devam eder ancak gerçekte nasıl hissettiklerini dürüstçe söylemezler.

Bu kişilerin tek bir niyeti vardır o da sizi bekletmek ve daha iyisinin gelip gelmeyeceğine bakmaktır. Nasıl hissettiğinizi veya göreceğinizi zerre kadar umursamazlar.

Tüm bunların yerine sadece ama sadece kendi hislerini umursarlar. Yalnız olmaktan korkarlar. Egolarını okşayacak birilerinin etraflarında olmamasından her zaman korkarlar. Korkuları büyük resmi görmelerinin her zaman önüne geçer.
Birilerini yedekte tutmak ikinci sırada birilerinin olduğundan emin olmaktır. Bunu yapanların korkusu aslında yalnız kalmaktır.

Kendini sevmek yedekte olmayı engeller. Her ilişkide belirli sınırlar koymak gereklidir. Eğer ilişkiniz başından beri açık ve net ise yedekte tutmak doğru bir kelime olmayabilir.
Bazı çiftler açık ilişkilerden yanadır. Uzun vadede bunun işe yaramadığını görenler de olur. Bu nedenle daha fazla acı ve hayal kırıklığı ile ilişkilerini bitirirler.

Şayet durum bu ise siz yedekte tutulan kurban değilsiniz. Bu sadece ilişkide olduğunuz kişi ile olan iletişimin eksik olmasından kaynaklıdır.
Bu türden aslında size uygun olmayan bir ilişkiyi kabul etmek sadece sizin sorununuz, başkalarının değil.

Öte yandan kendinizi yedekte hissediyor ya da sizden bilgi saklandığını düşünüyorsanız silahınızı kuşanın.
Kötü bir ilişki yaşamaktansa yalnız kalmanın daha iyi olduğunu anlayacak kadar da kendinizi sevmelisiniz.

Sibel Erdem - 22.03.2018
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar