İnsanlar hayatlarının her döneminde sevmek ve sevilmek isterler. İstediğin kadar iste, sevgi bu, isteyince olmuyor elbette. Kazanılması ve hissedilmesi için bazı şartların oluşması gerekiyor. Şartlardan kastımız, ihaleye girecek firmanın kriterleri ya da bir işe girerken öz geçmişinizde olması gereken şartlardan bahsetmiyoruz.
Sevgi bu, hem alevlenmesi kolay hem de bir o kadar imkansız duygudur. Kriteri yoktur. Herhangi bir sebep aramaz. Seversin. Tabi gerçekse!

Günümüzde ise sevgi kavramı tamamen dillere sakız olmuş durumda. Tamamen reklam ve etiket peşinde koşan, samimiyetsiz, sevginin daha ne olduğunu bile öğrenememiş, sevgisiz yüreklerle dolu. Bu kadar negatif etkenlerin arasından sıyrılıp, gerçek aşkı, gerçek sevgiyi de yakalamak oldukça güç.
Nedenlerine gelecek olursak...
1. Kimse kimseye güvenmiyor.

Neden güvensinler ki? Güvenilecek insan mı kaldı? Kalmıştır elbette. Fakat azınlık derecesinde. Tuttuğu eli bırakan, aldatan, yalan söyleyen, terk eden yüreksiz insanlarla dolu ortalık. Gel de bu kadar karaktersiz arasından birine güvenmeyi dene.
2. İnsanlar film yıldızlarına taş çıkaracak rollere bürünüyor.

Rol yapmada o kadar yetenekli bir duruma geldik ki, birini gerçekten tanıyabilmek imkansız. Tam tanıdım, tamam işte bu diyorsun, bir bakmışsın ki içi boş, kuru bir cayırtı. Ne isen o olmak varken, neden farklı bir kimliğe bürünme çabasında olur insanlar hiç anlamış değilim. Er ya da geç gerçek kimlik ortaya çıkıyor zaten. Etkileme çabası yüzünden, kaybeden oluyorsun farkında değilsin.
3. Reklam ve etiket için ilişki kuruluyor.

Ortalıkta birbiri için ölüyorum diye gezinen ama ilişkilerinin aslında tamamen reklam amaçlı, etiket peşinde koşan insanlar olduğunu bilmek, ayrı bir soğutuyor insanı sevgiden. Bir insan bir başka ilişkileri kıskandığı için, ya da insanların gözünde "benimde sevgilim var", demek için, neden tertemiz yürekleri kullanır hiç anlamış değilim.
4. At yarışı gibi, ilişkiler yarıştırılıyor.

Al sana bir uzaklaşma nedeni daha. Yahu her insanın özeli kendinedir. Her ilişkinin rengi farklıdır. Sana ne başkasının ilişkisinden. Başkalarının ilişkisinde olanlar sende olmak zorunda değil, ya da sende olanlar başkasında neden olmuyor diye sürekli başka ilişkilerle kendi ilişkilerini yarıştırma amacı nedendir, hiç bilinmez.
5. Manevi etkenlerden çok, maddi durumlar ön planda tutuluyor.

Klasik cevapları duydum bile, "sevgi karın mı doyurur muş?", doyurur. Seni adam gibi seven biri olduktan sonra, seni aç, açıkta bırakacak hali yok. İki gönül bir olduktan sonra, gerisi boştur. Maddi durumu iyi olanlara sorsunlar bakalım, paraları yüreklerini doyurabiliyor muymuş? Hadi diyelim ki sevgi karın doyurmuyor. Peki para kalbi doyuruyor mu? Çok görüyoruz günümüzde örneklerini. Tamamen maddi durumlar için birleştirilen hayatlar, hissiz, sevgisiz. Cehennem oluyor o çatı, tepelerine yıkılıyor. Durumun iyiyse etrafında dört dönenler. Asgari ücretli isen, selam bile vermeyenler.
Sayılacak çok madde var elbette, fakat bunları yazmaya karakter sayımız yetmez. İnsanlar sevmekten korkuyor. Adım atmaktan çekiniyor. Ortalıkta dolanan sahte aşklar yüzünden, tuttuğu eli bırakıp terk edenler yüzünden, kimse yeni bir aşka yelken açmak istemiyor. Neden istesinler ki? Adam gibi seven yok ki? Varsa da korkusundan kabuğundan çıkmaz. Çıkamaz. Yine üzülür yoksa.. Yine incinir. Aşktan, hayattan yine soğur.
Yaşıyorsak, hala nefes alabiliyorsak eğer, gerçek aşk ve sevgi için yeterli bir sebebimiz var elbette.

Umudumuz iyice azalmış olsa da, tamamen kaybetmiş değiliz.
Sahte kalplerden uzak, gerçek sevgiyi yakalayabilmeniz dileğimle. :)
Uğur DİNÇER
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar