Sokakları Denize Çıkmayan Şehirde Bir Aşk Hikayesi

Sokakları denize çıkmazdı başkentin... Bir o kadar kasvetli ve buğulu idi gizemli halleri ile...

Ama o gün bir şey olmuştu gün aymış her yer rengarenk ahenk içinde güneş gülümsüyordu şehrin sokaklarında... Sabah saatleri idi içlerinde delice heyecan ile koşar adımlarda buldular birbirlerini şehrin en kalabalık yerinde sonrası...

Daha ilk gördükleri an gözlerinin içleri güldü birbirlerine ikisi de birbirinden heyecanlı kenetlendi birbirlerine sıkı daha da sıkı sarılarak o an dünya durmuştu sanki şehir hareketi kesmişti ışıklarda karşıdan karşıya geçen insanlar durdu, trafik durdu, kuşlar gök yüzünde kanat çırparken durdu...

O an ölümsüz olmalıydı... Hiç bitmesin, hep devam etsin...

Zaman durdu zaman o olmuştu...

Sokakları Denize Çıkmayan Şehirde Bir Aşk Hikayesi

Dakikalarca sarıldılar birbirlerine öpmeye kıyamayacak kadar çok ama bir o kadar derin koklayarak sarıldılar, ayak parmaklarının ucuna çıkarak tüm gücü ile sarıldı kadın adama...

Mutluluk ve huzur iki elin birbirini severek tutmasında başladı...

Sokakları Denize Çıkmayan Şehirde Bir Aşk Hikayesi

Şehrin neresine gideceğini düşünmeden elinden tuttu genç adam ama sımsıkı benimsin dercesine bir o kadar mutlu ve heyecanlı idi, ama kadının elleri terledi heyecandan daha da sıkamadı ellerini adam uyardı "Sahiplenici tut! Benimsin der gibi..."

Kadın suratında hala o aptalca gülümseme vardı bir süre sonra bir mekanda oturdular kaçamak bakışlar devam etti öylesine masum öylesine içten... Öyle ki birbirlerine olan bakışlarından çayın tadını alamaz oldular... Sorular ve tebessümler eksik olmadı tabi ki arada kaçamak bakışmalar da...

Hiç yadırgamadım yüzünü inan çok tanıdık! Gönlüme hoş geldin sevgilim kusura bakma ortalık biraz dağınık..

Sokakları Denize Çıkmayan Şehirde Bir Aşk Hikayesi

Kısaca hayatlarından birbirlerine bahsettiler acı tatlı her ne varsa... Ne dinlemek sıktı ne konuşmak yordu saatler ilerledi akrep ve yelkovana düşman oldu ikisi de, mekandan yine el ele sımsıkı sarılarak kalktılar...

Şehrin sokaklarını adımlamak en güzel birlikte ikendi...

Sokakları Denize Çıkmayan Şehirde Bir Aşk Hikayesi

Daha evvel binlerce kez gelinen yer bile birlikte iken mükemmeldi... Kuğulu parkta kuğu yerine kazların olmasına güldüler çocuklar gibi şen oldular... Zaman ilerledikçe açlık sinyallerini verdi...

Bir mekanda baş başa özel bir yemek...

Rotası ve yönü olmayan kadın ve adam bir süre nerede ne yiyeceklerini bilemez halde iken bir mekanda soluğu aldılar. Baş başa ne yiyeceklerine uzun süre karar veremeyip daha sonra kararlarını verip yemeklerini söylediler beklerken yine sohbet ve gülümsemeler eksik değildi, adam bakışları ile seviyordu kadını gözleri ile sözleri ile... Yenilen yemek sonrası yine adımlar hızlandı...

Daha evvel belki yüzlerce defa televizyonda izlendi sinema salonlarında izlendi ama zaman...

İncir Reçeli zamanı...

Sokakları Denize Çıkmayan Şehirde Bir Aşk Hikayesi

Kendilerini bir filmin içinde buldular kadın seçti filmi İncir Reçeli 2 idi... Eski ama etkili bir film ne de olsa kadın adamı incir reçeli olarak seviyordu... Birlikte baş başa film izlediler eski filmlere kim rağbet edecekti ki bu iki aşıktan başka... Birbirlerine sarılıp izlediler filmi duygusal sahnelerde kadın adama sarıldı ve gözyaşları adamın göğüs kafesine koyduğu yüzünden döküldü...

Sonra usulca adamın yüzüne baktı elleri yüzünde idi kadının avuç içlerinde filmi izlerken uyuyakalmıştı adam...

Şüphesiz ki ben o kirpiklerin rastgele dizilmiş olduğuna inanmıyorum...

Uyuyordu adam kadın kıpırdayamadı adamın yüzü avuç içlerinde idi izledi yüzünü dakikalarca...

Her çizgisini en ince ayrıntısına kadar sahi o kirpikler neydi öyle Tanrı rastgele dizmiş olamazdı onları tek tek saymaya çalışsa uyanırdı adam...

Güzel ve en özel anlar birbirlerinin kokusunu hissetmeleri ile anlam buldu...

Şehrin sokaklarının çoğu yerinde izleri kaldı adımlarının... Kahkahalarının...

Bitti mi? Asla!

Daha yaşanacak çok gün görülecek güzel günleri vardı onların... Masal tadında bir aşk yeni başlıyordu... Sanki yıllardır var gibi bir köşe başında bekliyor gibi çıkıp gelmeye geç kalmış gibi... Ankara'ya anlam katmak için... Sokakları denize çıkmadığı için utansın diye... Daha evvel onları birbirlerinden neden gizledi diye... Bir sonbaharda başladı her şey..

Sezen'in de dediği gibi...

Hiç ummazdım oldu, sonbaharda...

Hediye gibi geldin...

Hoş geldin...

Sokakları Denize Çıkmayan Şehirde Bir Aşk Hikayesi
Sokakları Denize Çıkmayan Şehirde Bir Aşk Hikayesi
Cevapla