Çocuğunuzun size mi yoksa; eşinize mi benzemesini istersiniz? Çocuğunuzun kız olup annesine benzemesini mi yoksa; erkek olup babasına benzemesi mi sizi daha çok mutlu eder? Kesinlikle oğlum olsun, sevdiğim biri olursa ona benzesin. Owww süper 😍
Çocuğunuzun size mi yoksa; eşinize mi benzemesini istersiniz?
Bu şiir gibi.. Bir bebeğimiz olacak seninle burnu sana, ağzı bana benzeyecek. Erkek olursa çok iyi laf yapacak ağzı babası gibi, kız olursa ağzı değil gözleri konuşacak annesi gibi. Kavgalarımız olacak seninle hayır önce 'anne' dedi, yok yok 'baba' dedi. ... Erkek olursa annesini daha çok sevecek herkess gibi, kız olursa sen olacaksın sanırım ilk aşık olacağı adam tipi. Küçücük elleri ile saracak tüm benliğimizi ismini ben vereceğim, soyadını senin verdiğin gibi.
Sağlıklı olsun tamam bunun haricinde ikimize de benzesin ama sevdiğime biraz fazla benzesin bebeğimi görünce onu hatırlayayım. Kız olursa da en fazla bana ahahahsjd
Kızım olsun isterdim annesinin güzelliğini alsın huylarını da benden alsın isterdim :) Biraz aklı ermeye başlayınca babacı olacak hem kızlar babalarına düşkün olur :)
Kız ya da erkek olması fark etmez ikimize de benzesin ikimizinde en güzel özelliklerini alsın isterim ama gözleri hariç o sevdiğim adamın gözleriyle aynı olsun.
Kendiliğinden kendisine benzeyerek. 👶🏽 Genetik olarak anne, baba, dede, dayı, hala... hepsi işin içinde olduğundan hepsinden gerekeni alıp kendisine benzeyerek.
Bak Amerika' da beyaz bir çiftin siyahi çocuğu oluyor... Hayır, hayır boynuz yok olayda! Nedeni 1kaç kuşak öncesinde koyu esmer 1büyük, büyük... büyük dedenin işin içinde oluğu anlaşılıyor.
Orijinalliği tavan yani. Ama insan istemez mi sevdiğine benzesin mesela gozleri benzesin çok isterdim ben ona. Onun gibi boncuk gözlu olsun falan. Yani elbette her çocuk ozeldir ama bir yanı fısıldamaz mi içten ice 🤔 Enteresan.
İnsan istiyor tabii ki işin doğası bu. Hani istersin gözleri ona benzesin çünkü çok güzeller ama ya o kafasına göre takılır ve gözleri yerine kocaman burnunu kendinde bulursa? Al benzedi işte! 🙄 Eee noolcek hindik? Olsun ne var bunda, çoook tatlı ama aynı Dedesinin burnu dimi? ... işte evlat sevgisi ya!
Hahah 😄 benzesin insanın çocuğu çirkin gelmez ki. Kime benzerse benzesin. Iyi evlat olsun, iyi insan olsun. Zaten düsünüyorum babasi o olursa ondan çirkin çocik olmaz ki adam bal😎 yani zaten başkalarina çirkin gelse de insan kendisi o sekilde goremez de her seyden ote olan bence sevdiğinden iz taşıması, onun gibi bakması. Insan sevdiğine her gün hayranlik duyarak uyanir.
Zamana yüklemişsin sende umutlarını... bununla ilgili eskiden nette dolaşana güze lbir hikaye vardı dur bakiim…"Duyguların adası" evet şimdi hatırladım. Alıntıdır;
"Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış; Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk da dahil... Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi, adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar. Aşk, adada kalan son duygu olmuş. Çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş. Ada neredeyse battığı zaman; Aşk, yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde yakından geçmekteymiş. Aşk: - Zenginlik! Beni de yanına alır mısın? Zenginlik: - Hayır, alamam! Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok! Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir’i fark etmiş. - Kibir, lütfen bana yardım et! Kibir: - Sana yardım edemem Aşk! Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedersin!
Üzüntü yakınlardaymış… Aşk ona da seslenmiş: - Üzüntü, seninle geleyim... - Of, Aşk! O kadar üzgünüm ki; yalnız kalmaya ihtiyacım var! Mutluluk da oralardan geçmekteymiş ama o kadar mutluymuş ki Aşk'ın yardım çağrısını duymamış bile. Aşk, birden bir ses duymuş: - Gel Aşk! Seni yanıma alacağım! Bu Aşk'tan daha yaşlıca birisiymiş. Aşk o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki kendini onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş. Yeni bir kara parçasına vardıklarında; Aşk'a yardım eden yoluna devam etmiş. Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk, Bilgi'ye sormuş: - Bana yardım eden kimdi? - O, Zaman’dı diye cevap vermiş Bilgi. - Zaman mı? Neden bana yardım etti ki? diye sormuş Aşk. Bilgi gülümsemiş: - Çünkü sadece Zaman, Aşk'ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir!"
Çok güzel özetlemiş metin aşkın durumunu. Zamanla daha da bağlanıyor insan sevgisi alabildiğine enginse yahut hic kadar kalabiliyor zamanla içinde. Hic sevmemis gibi hic ona yanmamış gibi... Kapıların sonu umuda açılsin ve beklenen tren vaktinde gelsin diyorum sahsim adina ve sana da aşk adına ne temenni geçiyorsa içinden yürekten amin. 😊
Var ya her sayfaya girdiğim de, sen yazınca, bebişe bakıyorum... ne tatlı bir şey o öyle ya! Bağımlılık yaptı artık. Nerden buldun bu tatlı, çok sevimli bebişi? O da umut nedir biliyor mu dersin?
Çocuklardan iyi kim bilebilir ki umudu? Biz bir gün başımiz ağrısa ertesi gün somurtabiliriz. Onlar oyle mi, ne olursa olsun odaklari umuttur, mutluluktur.
Yani umutla mı doğuyorlar sence, yumurta iken üreme umutları, doğarken hayatta kalma umutları... Peki böyle tatlı, tatlı gülerken neleri umut ediyor olabilir sence? Büyüyüp, büyük aşkı bulabilmek sonra yitirip geri dönmesini... nasıl nerden bilinir demi, kim bilebilirdi senin onun kadarcık iken olan halinden, bugün ki ruhunla hangi umutların beklentisinde olacağını? Vay canına dedirten hayat işte!
Imreniyorum onlara. Ruhum minnacık bir çocuk olsa da bedenim yaşlaniyor. Onlar gibi olmak var. Hayat ne güzel onlar için. Tek tasa pisen yemeğin ne olduğu, düşünce kanayan diz, arkadaşlarının oyunu bozmasi vs. Oysa büyüdükce anliyor insan gerçek hayatın kasvetini. Ne kadar kirli bir dünyada yasadığımızı. Onlar kadar masum olamaz kimse ama en azindan almasalar ellerindeki sekerleri. " Ağlamasın çocuklar, seker de yiyebilsinler"
Sezen Aksu'nun dediği gibi eskidendi, çooook eskiden... Çok hislisin, çok derinsin. Şekerini karanlık güçlerin alıp götürmüş hüzünlü bir minik çocuk... Parçalanmaktan korkmuyor musun?
Parçalanacak kalp kalmadi bende. O yok mesela şu an. Öyle isterdim ki tam şu an yanımda olmasıni. Kalbimde bir sızı olmazdı böyle aptalca bir hisle canimdan can gitmezdi. Ruhum çocuk hiç büyümeyen ve ben onunla en mutluydum. Ama o öyle hissetmemiş demek ki. Sevseydi duramazdi dayanamazdi değil mi benim kalbimde tomurcuklanan gülleri elleriyle camura bulamazdi canımi boylesine yakıp ardina bakmadan gitmezdi. Ben mi bekliyorum iste çociklar sorgusuz sever iste. Bekliyorum belki bir gun sever ozler diye. Kolay değil.
Belki kara sevda olup seni gömmeden sen gömmelisin bu sevdayı... Parçalanacak sadece bir kalbin yok, kendin varsın, kişiliğin, hayatın ve daha nelerin var. Bunlar da mı parçalansın, yayılsın tüm evrene? Sanki sayılı günlerin varmış gibi...
Küçücük bir medinin mırıltısı kadar huzur verirken o ruhuma, bir çocuk gülüşü kadar açarken içimi ben nasıl geçeyim ondan? Belki günden güne erir biterim tutmaz ellerim belki gormez olur gözlerim ama ben onu bekleyeceğim. Çocuk ruhlu olmak bunu gerektirir insan sevdi mi kolay silemiyor, kolay unutamıyor. Hayatta yeri doldurulan değil ne olursa olsun yeri doldurulamayan insan olmak onemli. O da ruhuyla özü & sözüyle beni benden aldi. Allah buyuk🙏
Ne olursa olsun, ne yaşanırsa yaşansın ölmedikçe her şey iyileşiyor. Derin acılar içerden kendini sararak iyileşiyor. Kabuk bağlıyor ve en azından kanama duruyor... Yaralar kalıcı ama acısı azalıyor zamanla. Dışardan ne dense boş. Onun için bu konuda susuyorum. Lakin her zaman bir seçim ve seçenek vardır yeter ki insan başını kaldırsın ve bakınsın. Bunu kendine yapmamalısın ve bunu ne başkaları nede kendin hakkediyorsun.
En İyi Cevaplar