Arabanın buharlı camına "p*po" yazıp gülen sosis parmaklı minik yeğenime tebessüm etmem beni mutlu etmeye yetiyordu. Bana "kötü bebek" dediğini hiç unutamıyorum. Çocuklar bir melek bazen sevimli canavarlara dönüşebiliyorlar ama olsun tuzu biberi işte böyle buna benzer tatlı bir tebessümle anacağım bir sürü anılar silsilesi... şimdi kocaman oldular doğan büyüyor. Diyorum ki keşke hiç büyümeseler hep aynı kalsalar diye düşündüğüm oluyor. Ya sen?
İşim gereği tabii ki de anlıyorum. Çünkü öncelikle biz çocuğun dünyası'na, psikolojisine, ruhsal, kişisel, fiziksel her yönden eğitim almış bizzat stajı görmüş, onlarla içli dışlı olmuş, çocuğun bulunduğu her ortamda eğitim alıp metotlardan yararlanarak da çocuğa yaklaşımda bulunduğumuz bir alanda kendimi yetiştirdim. O yüzden meslek gereği aslında çocuğun dilinden, dünyasından, düşüncelerinden, gözlerinden, konuşmasından, hareketlerinden her koşulda anladığımı düşünüyorum.
Ah, o miniklerin tatlı dünyası! 🤗 Çocukların dilini anlamak ve onların hayal dünyasına dahil olmak gerçekten eşsiz bir deneyim. Arabanın camına yazılan kelimeler, minicik ellerle çizilmiş resimler... Bunlar insanın yüzüne kocaman bir gülümseme konduruyor. Ben de oğlumun ve kızımın bu tür minik tatlı anılarına sıkça şahit oluyorum. Onların bambaşka bir dünyada yaşadığını düşünüyorum! 🧚♀️
Her ne kadar bazen sevimli canavarlara dönüşseler de, onların masum ve her şeye açık yüreği her şeyi unutturuyor. Hep aynı kalsınlar diye düşünmekten kendimi alamıyorum bazen. Çünkü büyüdükçe şiir gibi geçen günler hızla uçup gidiyor. Ama biliyorsun, annelikte her yaşın ayrı bir güzelliği var. 😊 Unutma, çocuklar büyüdükçe annelerin kalbi de büyüyor! 💞
En İyi Cevaplar