Ağlayan bir bebek için her ne kadar kurtarıcı olarak gözükse de aşırı derecede emzik kullanımı çocuğun diş, damak ve çene yapısını olumsuz yönde etkileyebilir. Bu durum ileride cerrahi müdahale gerektiren durumlara sebep olabilir.
Onunla çok alçak/çok yüksek ses tonuyla konuşmayın
Çok alçak sese alışmış bir bebek, konuşma tarzı sert ve yüksek desibel ile konuşan insanların yanında kendini rahatsız hissedebilir. Bu durum (geçici) kekemeliğe de sebep olabilir.
Yine yüksek sese alışmış bebek, ileride toplumda sıkça uyarı alacağı için, içe kapanma, uyarı alma korkusuyla kelimeleri söylemede tereddüt yaşayacaktır. Aynı kelimeyi yanlışlıkla birden çok kez vurgulayan kişiler genellikle bu durumdan muzdariptir.
Konuşurken yetişkin bir insanla konuşurmuş gibi konuşun, kelimeleri doğru vurgulayın
Bebeklerin rol modeli sizsiniz, aynı şekilde küçük çocuklarında. Çevre genişledikçe rol modellerde değişir, öğretmen gibi, okulun popüler kızı gibi, iş yerinin müdürü/müdüresi gibi... Ancak ilk öğrenme çok önemlidir. Çocuğunuzla konuşurken "tapşan dişli, çikiin kızzım" demek yerine "tavşan dişli, çirkin kızım" şeklinde doğru harfleri seçin. Aksi takdirde bebek, bir doğru bir yanlış harf seçimi yüzünden konuşmayı geç öğrenecektir. Ayrıca onunla konuşurken bolca mimik kullanın ve güleryüzünüzü eksik etmeyin.
Egzersiz yaptırın
Bebekler de insanlar gibi enerjisini sporla atmaya ihtiyaç duyarlar. Doğru egzersiz hareketleri biriken enerjisini ve sinirliliğini atmaya yardımcı olacaktır. Vücudunun rahatlaması bebeğin konuşma süresine de elbette etki edecektir.
Televizyon izlerken çok sesli programları/dizileri onun yanında izlemeyin
Çok sesli programlar yerine, net konuşmaların duyulduğu reklamlar, çizgi filmler, haber spikeri konuşması gibi programları dinlemesi kelimelerin kullanılışı konusunda küçük çocuklara daha net bilgi verecektir.
Genetik olmayan konuşma problemlerinin çoğu çevresel faktörlerden kaynaklanmaktadır.
Bekarım. Evlenirsem, bebeğim de olursa, güleryüzümü eksik etmeyeceğim. Muhtemelen, hala ortalarda görünmeyen, gelecekteki karım da, güleryüzünü eksik etmez. Buraya kadar sorun yok. :)
O küçük bebek, güleryüzle, güle oynaya büyüyüp, yetişkin olduğu zaman, ilk güldüğünde, ilk kahkaha attığında, çevresinden "Karı gibi gülme!", "Biraz ciddi ol evladım." gibi uyarılar alacak.
İşte asıl sorun burada. Önce bu bozuk zihniyeti düzeltmemiz lazım.
Son olarak, söverek bitirmek istiyorum. F*ck the system!
Onlar gerçekten bir birey bizler bebek, çocuk diyerek büyük baskılarla yetiştiriyoruz çocuğumuzu bir de emzik olayı var ki aşırı can sıkıcı bu konularda ebeveynlerin bilinçlenmesi gerekiyor. Ellerine sağlık faydalı içerik.
1
2 Yorumla
Bence diyen
+1 yıl
Kesinlikle çok baskılı büyüyor çocuklar. Teşekkür ederim :)
sürekli oynayacaksın tekrarlayacaksın böyle yaparak askerde beslediğim kedime bile bir çok şey öğrettim. Mesela hiç bir zaman piss pisş demedim. Gel dediğim zaman elimle işarette yaptım. Git dediğim zaman ses tonumu sertleştirdim. Yemek vermek istediğim zaman parmak şıklattım. Dur dediğim zaman ayağımı sertçe yere vurdum. Böyle zamanla alıştı.
Kalabalık ailede doğan bebekler, sadece karı ve kocadan oluşan aileden doğan bebeklere nazaran daha erken konuşmaya başlıyormuş. Daha fazla insan olduğu için bebek bir o kadar daha kelime kapıyor. Eline sağlık.
1
9 Yorumla
Bence diyen
+1 yıl
Ama bu sefer kusurlu ve aksak konuşabiliyor. İlk harf öğrenimi için tek rol model olması daha sağlıklı. Teşekkür ederim :)
Yok ben şimdiden başlamadım da ağabeyimin gelişim psikolojisi üzerine kitapları vardı, o bana arada söylerdi böyle şeyleri. Oradan aklıma kalan birkaç bilgi var :)
Her bebek konuşur, bu bazen 18 aylıkken olur bazen de 2 yaşındayken. Bize düşen tek şey çocuğumuz ile gerektiği gibi ilgilenmek. Gerisi kendiliğinden geliyor zaten. :):
En İyi Cevaplar