Hayatımızın İlk Bir Yılı: Oral Dönem!

Hepinize Merhaba🌸

Bu gece konumuz yine psikanaliz. Artık benim için bir gece rutini bile olabilir sizinle oturup psikanaliz konuşmak. Bu serinin ilk bencesi için bu linke tık tık yapabilirsiniz.

Konuyu buradan açıyorum o halde, oral dönem adını kim vermiş, bu dönemler kime göre ve neye göre?

Hayatımızın İlk Bir Yılı: Oral Dönem!

Bugün psikanalizin iki babası Freud ve Erikson üzerinden söyleyeceğiz kelamımızı. Onların teorileri üzerinden hareket edeceğiz. Bu insanlar birer doktor veya psikolog ve insan davranışları inceliyor; nöroloji ve psikiyatri ile ilgileniyorlar. Bu araştırmaları sırasında ise insan yaşamını dönemlere ayırıyor, her dönem için bir sorun ve bir de kazanılması gereken alışkanlık belirliyorlar. Bugün konumuz ise her iki psikanalistin de 0-1 yaş arası için belirledikleri bu kazanımları konuşacağız.

Freud’a göre hayatın ilk bir yılı: Oral Dönem

Hayatımızın İlk Bir Yılı: Oral Dönem!

Psikoseksüel gelişim kuramı adını verdiğimiz Freud’un gelişim kuramında 0-1 yaş oral dönem olarak adlandırılır. Freud insanın yaşamında her dönemde haz aldığı belli bir organın olduğunu ve dönemin bu haz etrafında döndüğünü savunur. İlk bir yıl ise haz organı ağızdır. Nesneleri ağza götürmek, meme veya emzik emmek bebeğe haz verir. Bebeğin ağzına aldığı nesnede istediğini bulamaması, söz gelimi emdiği memenin kendisine süt vermemesi sonucu ise haset duygusu gelişir. Bu bir bebeğin bu dönemdeki çatışma sonucu kazandığı bir duygudur.

Erikson’a göre hayatımızın ilk bir yılı: Temel güven-güvensizlik sorunsalı

Hayatımızın İlk Bir Yılı: Oral Dönem!

Erikson da Freud gibi hayatı farklı evrelere bölerek bir kuram hazırlamış. Bu kurama psikososyal gelişim kuramı diyoruz ve lafı uzatmadan ilk bir yılı değerlendiriyoruz. Erikson her dönem için bir kazanılması gereken özellik bir de buna karşıt bir özellik geliştirmiş. Örneğin bir bebeğin ilk bir yılında kazanması gereken duygu ona göre güven. Zaten bebekler görmedikleri bir nesneyi yok saydıkları için anneleri gittiğinde onun yok olduğunu sanıyorlar, yani biraz güvensizler.

Hayatımızın İlk Bir Yılı: Oral Dönem!

İşte bu ilk bir yılda temel güven ile güvensizliğin sürekli çatışmasını görüyoruz. Bir yıl sonucunda oluşacak duygu ise umut ve güven oluyor. Yani biz umut etmeyi hayatımızın ilk bir yılında öğreniyoruz.

Peki bu edinimleri kazanamazsak, bu dönemleri sağlıklı bir şekilde atlatamazsak ne gibi sorunlarla karşılaşırız?

Hayatımızın İlk Bir Yılı: Oral Dönem!

Öncelikle iki psikanalistin de fikir birliğine vardığı yer bu dönemlerin birbirinden kopuk olmadığı, Jenga gibi üst üste dizildiği. Yani sağlam olmayan herhangi bir adım, ondan sonrakileri olumsuz etkileyebiliyor. Örneğin Freud ilk bir yıl için ağza çok önem vermişti. Ona göre ilk bir yılını sağlıklı bir şekilde atlatamayan bireyler. Tırnak yemek, sürekli sakız çiğnemek, parmak emmek gibi alışkanlıklara sahip olabiliyor. Ya da burada geliştirilen haset duygusunu uçlarda yaşayıp aşırı kıskanç olabiliyor.

Hayatımızın İlk Bir Yılı: Oral Dönem!

Erikson’a göre ise ilk bir yılın temel kavramı güven ve umuttu. O ise ilk bir yılı aşırı sorumlu olan bireylerin intihara meyilli olduğunu iddia ediyor. Çünkü intihar aslında umudun kaybolması ile ilgilidir. Ya da kişinim başkasının kendisini sevmemesi ile ilgili paranoyaları yine ilk bir yıldaki olumsuzluklardan kaynaklanır. Çünkü güven duygusu tam olarak gelişememiştir.

Eveeet, insan yaşamının ilk bir yılı işte böyle. Aklınıza takılan her türlü soruyu görüşlerinize de eklemeyi unutmayın🌸

#Doktorkedi

Hayatımızın İlk Bir Yılı: Oral Dönem!
Cevapla