İnsan gelişimi, hayatı için çok önemli olan D vitamini, magnezyum ve protein, kaliteli karbonhidratı içeren bu harika besinler ülkemizde yetişiyor. Bu harika besinlerin ülkemiz topraklarında yetiştiği için çok şanslıyız. Son yıllarda bu ürünlerin fiyatı artmaya başladı ve kilo fiyatı neredeyse 100 TL' ye yaklaşmaya başladı. Çocuklarımızın zihin ve beden gelişiminde etkili olan bu ürünlerin diğer ülkelere göre 2-3 kat daha az tüketmesi hayat başarısını düşürecektir ve bizim gelecekte Dünya milletleri ile rekabetimizde geri kalmamıza neden olacaktır.
Türkiye' de Kuruyemiş Pahalı
Türkiye' de Kuruyemiş Pahalı Değil, Kuruyemiş Pahalı İse Pasta Yiyin
Türkiye' de Pahalı Olan Tek Kuruyemiş Olsa
Yaşını ve cinsiyetini belirt, oyunu kullan:
Lütfen yaşını seç
Güncellemeler
+1 yıl
İnsan vücudu için gerekli olan protein, karbonhidrat, vitamin, magnezyum vb. şeyleri içeren bu harika yiyecekler, sizce pahalı mı, pahalı ise nedeni nedir?
Türkiye' de kuru yemiş pahalı mı, pahalı i̇se Türkiye' de yetiştiği halde neden pahalı?
Alışveriş & Hediyeler konusunda 302 cevap paylaştı.
Gün itibari ile Çin’den : Fasulye, kayısı, kuru sarımsak İtalya’dan : Ispanak, elma Amerika’dan : Fındık ve baden Güney Afrika’dan : Satsuma mandalinası Şili’den : Üzüm ve elma İran’dan : Karpuz ve lahana Kostarika’dan : Kavun İspanya’dan : Marul ithal etmekteyiz neden? Millittin efendisi daha fazla köleliye razı gelmiyor, ekmiyor tüccara hizmet eden politikalardan, bıktı artık. Adapazarın'da tarlalara ev yapmaya müsade ettiler, dönüm denüm altınımız, dönüm dönüm site oldu, gençler babasına tarla sattırarak şehirden ev aldı toprakla büyüdüler, ama şimdi illede fabrika işi arıyorlar. www.gidahareketi.org/...al-Ediyor-1182-haberi.aspx 126 ülkeden 133 sebze ve meyve ithal ediyoruz. Demekki fiyatları yükseltmekteki amaç acaba bu olabilirmi? Ayrıca, köylü, çifçi, isyan etti, gençler ekmiyor ve bir kültür yok oluyor, çifçinin işi bitti sıranın işçiye geldiğini düşünüyorum. Bazılarının bayram ettiği kıdem yasası, işçinin tazminatı küçük küçük ödenirken patrona istediği işçiyi, istediği zaman işten çıkarma hakkı geliyor, gibi geliyor bana. Hah birde patronların yıllardır istediği iş mahkemelerinden önce işçi iş veren uzlaştırma komisyonu kurulacak oradada iş bilir avukatlar, iş kanunu ve hukukunu bilmez işçinin canına okuyacaklar. Malesef bankaları deateklemek, tüccarı desteklemek, holdinkleri ddsteklemek ekonomiyi belki iyi gösterebilir ama görüntüde bir yere kadar, modifiye şahinle ferrari yarışmaz.
Yıllardır böyle yapıyorlar zaten. BİST Endeksi 85.000' lere çıktığından bunların bizim cebimize getirdiği bir kazanç yok diyordum, gerçekten de olmadı, çünkü o üç kağıt ekonomisi.
Gerçek kazanç alım gücüyle ortaya çıkar, insanların gelecekleri için, kendilerini geliştirmeleri için ne kadar uğraştıklarıyla ve bunun için ne kadar para harcadıkları ile, ne kadar para harcama hevesinden olduklarıyla...
Önceden zannettiler ki topraktan kopan çiftçi, sanayi de hizmet sektöründen işçi olacak. Gerçekten de böyle oluyordu, çiftçi hizmet sektöründen, sanayi de çalışmak istiyordu ama bu işler tek taraflı olmuyor. Onları çalıştıracak yeterlilikte bir sanayi bir hizmet sektörü olmayınca şimdi işsizlik ve sonu belirsiz göçler yaşanıyor, mutsuz insanlar ortaya çıkıyor.
Zannettiler ki bizim sosyo ekonomik değişimimiz Avrupa gibi olacak. Avrupanın gelişmiş ülkelerinden çalışanların %1' i %5' i tarımda çalışıyor ya, bizde de tarım da çalışan sayısını düşürünce, insanları topraksız bırakınca, tarımı aşağılayınca, her yere bina dikince Avrupa' daki gibi gelişeceğiz, Avrupadaki gibi bir sanayimiz ve hizmet sektörümüz ortaya çıkacak vs. Oysa Avrupanın tarımsal üretimi hala çok güçlü ve hala çok kaliteli ve verimli. Biz olayı anlamaya çalışırken, olayı kıçından anlamıştık. Avrupa bir gün karar alıp tarım çalışanlarını, çiftçileri "hadi tarlaları, çiftçiliği, toprağı bırakın da sanayiye, hizmet sektörüne geçin" diyerek ekonomin tarımdan sanayi ve hizmet sektörüne geçişte bir değişim yaratmadı, bu olan değişim zamanla olmuştu. Her zaman ki gibi şekilciliğimiz ortaya çıktı ve biz şeklen Avrupaya uygun ama nitelik olarak AB' nin tam tersi bir şeyler yaptık. Şimdi Kuzey Avrupa Ülkeleri 500 Milyar Dolar cari fazla verirken biz 33 Milyar Dolar cari açık veriyoruz.
Çok haklısın. Ayrıca Avrupa birliğine girilecek diye esnafada çok darbe vurudu. Her sektör şirketleşecek; bakkal manav market, çay ocağı, şirketlerin zincirinde olacak ve herkes şirketlere çalışacak
O durumun sorumlusu akp yine. zamanında fındık üreticileri iyi kazanıyordu. sonra fiyatı devlet belirleyecek dediler. fındığın kilosu 8 lira 7 lira falan oldu. üreticiden çıkan yani. ancak satış fiyatları belli. sonra fındık kazandırmayınca üretici ağaçları kesti farklı ürünlere yöneldi doğal olarak. sonradan bu sistemden vazgeçseler bile artık üreticisi az Türkiye de çünkü kazandırmıyor. Anca fabrika kazanıyor geri kalan herkes zarar ediyor.
Şu an üretilenleri de yurtdışına satmak cazip gelecektir. O yüzden fiyatlar daha da artacaktır. bizde de fındık var önceden satardık mesela. artık yiyeceğimiz kadarını topluyoruz geriye kalan yerde kalıyor. İşçiliği karşılamıyorsa toplayıp satmanın bir anlamı yok sonuçta.
Tadım, Peyman, Papağan gibi markaların 200 gramlık paketlerinde fındığın kilo fiyatı 100 TL2 ye yanaştı. Yani neden ufak paket hesaplıyorsun diye sormayın, Almanya' yı da yukarıda fotoğrafını paylaştım 200 gramlık pakette hesapladım onun 200 grmaı 5 Euroya geliyor, kilosu 25 Euroya geliyor 25 Euro Almanya' da çalışan bir asgari ücretli için 3 saat çalışma parası. Türkiye' de öyle değil ki. Fındığın en ucuz kilo fiyatı 60 TL. Bir asgari ücretlinin günlük kazancı 63 TL. Yani resmen Türkiye' den çıkan fındığı, ülkenin kendi insanı yiyemiyor, Alman daha kolay yiyor. Bu işte acayip bir mantık hatası var.
ben satın aldıkları fiyatı söylüyorum sana :D şimdi kabuklu olarak bizden fındığı anca 10 tl'ye alıyorlar. kilosu 10 tl yani. sonra gramlık olarak satıyorlar :D devlet karışmadan önce üretici kilosunu daha yüksekten satıyordu. devlet girdi fındık bitti. kolay bir şey değil sonuçta uğraştırıcı. topluyorsun, kurutuyorsun, makineler ayıklıyor, sonra yine kurutuyorsun. o fiyata kimse uğraşmak istemiyor. he biz kendimize yiyecek kadar hazırlıyoruz sonuçta kafamız rahat o konuda en azından. tek gelirimiz bu da değil zaten yani para ettiği zamanda yatırım olarak kullanıyorduk. artık bulaşmıyoruz. kesiyoruz zaten ağaçların çoğunu para etmeyince. çok kişi ağaçları kökünden söküp çıktı fındık işinden.
biz hibe teşvik falan kullanmadık ki hiç :D yani bizde herkesin tapulu yeri vardır önceden beri yazları toplanır yiyecek kadarı ayrılır gerisi satılır. yani çiftçi gibi değiliz biz. tek bizde değiliz bizim bölgenin hepsi öyle. tek geçim kaynağımız bu değil çoğumuz farklı iş yapar zaten neyse hiç harcama yapmaz isen üçyüz kilo ya da beş yüz kilo fındık çıkar işte. o da o yılki fiyata göre değişir ne kadar ettiği. işçi tutarsan hiç bir şey kazanamazsın zaten. makinelere falan para vereceksin mecbur ama. sana kalan da fazla bir şey olmuyor işte. en az 2000 en fazla da 5000 gibi bir rakam kalır genelde. eğer bakarsan bir tona yakın fındık çıkar ama aynı zamanda bakım masrafları da artar. işçiliği de kendin yapıyorsun bir de doğal olarak emeğe değmiyor he işçi tutarsan hiç kazanamazsın neredeyse
İşçisini tutar, bakım yaparsan, o işten para beklesen bile yıllık getirisi 10.000 TL, eğer bakmazsan, o işten para beklemezsen 2.000 TL diyorsun o zaman. 10.000 TL ve altı bir mebla için gerçekten bu iş yapılmaz. Ya işletmesi olacaksın öyle yapacaksın ya da yapmayacaksın. Ancak çoluk çocuk çalışırsa, eş filan çalışırsa 50-75 TL' ye işçi tutmak yerine kendin yaparsın, işçi parasın da sana kalırsa o zaman ayda 1000 TL gibi bir katkı sağlar anladığım kadarıyla. Yani bu işte pek bir getiri getirmiyor. Bana göre çiftçinin, hayvancının yılda en az 30.000 TL kar etmesi lazım, etmiyorsa bence haksızlık yapılıyor, o adam o işi yapmasa yeridir.
yapmıyoruz ki zaten işte :D zaten tek başına toplayamazsın. eş dost ile toplarsın anca. öyle olunca da kazandığını bölüştüğünde herkese bin lira falan kalır. onun için de kimse tatilini bozmak istemiyor. önceden kazandırıyordu mesela bu sene altına yatırım yapıyordun kazancı sonraki sene başka bir şeye. en sonunda araba alıyordun ya da arsa alıyordun. kazanç getiriyordu. yatırım imkanı sağlıyordu. artık para etmiyor.
Zaten eskiden 1000 TL kazandırsa 1000 TL bir para idi yani 1000 TL ile örnek veriyorum etin kilosu 20 TL iken 50 Kilo et alabiliyordun. Şimdi dana kıymanın kilosu olmuş 40 TL, 1000 TL kazansan 25 Kilo dana kıyma alabiliyorsun. Onu da kurtarmaz diyerekten bu işi yapmıyorsun. Gerçi insanların bir şekilde tarıma dönmesi lazım. Yoksa hizmet sektörü, inşaat sektörü, perakende sektörü bu işçi ağırlığını taşıyamacak.
tarım cazip hale gelirse insanlar döner zaten. asgari ücretli çalışmak tarımdan daha çok kazandırıyor ise insanlar neden tarım ile uğraşsın ki? tarım zor iş sanıldığı kadar basit değil
A. Çünkü Giresun baba diyarım emekcinin çektiği cilelerim bedeli 15 tl. komisgoncu gibi kurumlarin emeksiz değeri 75 tl yazıklar olsun. Ah fiskobirlik ah. Diğer kuruyemisler acayip pahalı cevizi tanıdıktan bulamayınca ithal ceviz aliyoruz 20 tl. ye bebek var çocuk var lazım. Bu sene ceviz ağacı diktik bahçeye :) Kuruyemiş gdo' suz diye tercih ediyoruz besin değeri yüksek ve kışın beden isinmasina yardımcı da. Süper güçmusuz sanki herkes çok rahat geciniyor da devlete jest olsun diye pahalı her şey. Ciddi bir orantisizlik var. Daha asgari ucreti ödeyemeyen bin tl. verip duran isletmeler varken yazık bize :(
Kuruyemişlerin 100 TL' ye yaklaştığı yani bu üründe alım gücünün böyle düşük olduğu bir dönem hiçbir zaman olmamıştı. İnsanın kendi ülkesinden çıkan ürünün tüm gün çalışması ile alamaması zulümdür. Sahte mağduriyetler, gerçekleri değiştirmeyecek ufak tefek şeyler yerine hayatın ta kendisi olan böyle gerçeklere baksınlar.
Eğitimde ilk 10' da olan ülkelerin çocuklarını beslediği kaliteli, dengeli şekilde çocuklarımızı besleyemezsen, bugünümüzü kaybettiğimiz gibi geleceğimizi de kaybedeceğiz. Yılda 60 kilo et, 20 kilo kuruyemiş, 10 litre zeytinyağı yiyen çocuklarla bunların 3' de 1' ini bile yiyemeyen çocuklarımız yarışamaz. Çünkü eşit değil. Maalesef Dünya bizim kendimizi geliştirmemizi beklemeyecek kadar acımasız.
Bu yüzden bilinclenmeliyiz benim. genclikten umudum var nasip olur da yaslanirsam yine birakmiycam interneti ben de çünkü gerçekler ortada kimse görmüyor. Yazilan senaryoda mutluyuz Erbakan kisi basina düşen milli gelir on bin mi yirmi bin kac olduydu hatirlamiyorum " borçla para alıp bölerek kişi başına milli gelir yapiyorlar söz ile " demişti hak veriyorum bizim cebimizde kredi kartı , vergiler ve harcama faturalari var ancak yine de mutlu ulkeyiz :) Sacmaliklardan seçmeler :( Bunca vakıf kimin yarasini sariyor bunca yetkili kimin hangi acisina care yazıklar olsun. Ne geçmiş biraktilar ne gelecek!
2023 İle ilgili Erbakan Hükumetinin Ekonomi Danışmanı, Marmara Üniversitesi Ekonomi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman Altuğ' un sözleri "Bir kere çok eğlenceli, bunun kadar komedi bir şeye rastlamak mümkün değil, tam bir komedi yaşanıyor Türkiye'de. Yahu yarın insanın işi yok, gücü yok, parası yok, pulu yok 2023' ü pazarlıyorsun ya. 2023' ü pazarlayan bir anlayış; muhalefeti ilen iktidarı ilen. Benim insanım yarın karnını nasıl doyuracak, napacak ona bakıyor. Şimdi çocuk 20 yaşında bekar. 2023' e kaç sene var 12 sene var. Diyor ki: Abi 32 yaşında senin işlerin tamam. Yani adam 12 sene Allah Allah diyecek, bekar kalacak, 18 Milyon insan bekar. Kafamı buluyor ya bunlar milletle ! Resmen kafa buluyor he ! Bir de paylaşamıyorlar 2023 senindi benimdi: al kimin olursa olsun be ! Ben yarına bakarım, yarın esnafın durumu ne olacak, çekler ödenecek mi, senedi ödenecek mi, evindeki icra ne olacak, iflas ertelemesi almış fabrikaların durumu ne olacak. Hiç... Yarın kaç kişiye iş bulacaksın.
https://www.youtube.com/watch?v=iEr6WQ75oW8 3 Milyon insan işsiz, tabi 0 işsizlik diyorlar, kendilerinin işleri çok ya, mangır da çok, bu kadar siyasetin finansmanı reklam da çok, bütün Televizyon kanaları bayram ediyor, Allah' tan her gün seçim olsa da bu Televizyon şirketleri köşeyi döner, dakikası 100 dolar, yerel televizyonlarda dksı yüz dolar.. Yani işi özü bu, şimdi bu pazarlamaya bak, siyaset bir pazarlama sanatı ise iyi pazarlama. Abicim, 12 sene bekle; senin ananda güzelleşecek, babanda güzelleşecek, emin dayında köşeyi dönecek çünkü 2023 senesinde Türkiye' nin ihracatı 500 Milyar Dolara çıkacak, kişi başı milli gelirimiz 100.000 Dolar olacak. Ya bu kadar kelle saymak: bunun adına literatürde ay ışığı satışı ya da mavi gökyüzü satışı, hayal satışı. İnsanlar inanmak istediklerine inanırlar. Hayal kurduracaksın, başka verebileceğin bir şey yok ki. Bu kadar insana nasıl iş bulacaksın, bu adamlar 2023' mü yiyecek. Artık ben öyle diyeceğim: 2023' ü yiyin diyeceğim."
Evet emeklilik yasini da 2035 ' te birkac yaş indireceklermis mujdeyi simdiden verdiler en son ayol kim hatirlayacak 2035' te bugün verilen sözü :( Aklimizla dalga geçiyorlar da 2023 ' ten başka umutlarim var benim belki daha önce olur belki daha sonra gerçek sosyal adalet için mücadele eden küresel oluşum var tek umudum o
Erbakan Hocanın danışmanı ne güzel de konuşmuş. Sonunda diyor ki "Nutuk çekerekten bir şey yapamazsın. Keşke o kadar kolay olsa. 500 Milyar Dolar diyorlar. Limanın, Havalimanın, yükün, yolcun, elektriğin, suyun, dünya ölçüsünden rekabet gücün, ekonomik sistemin, ekonomik gücün, kayıtdışı ekonomin: her şeyin yalan ! Tüm ekonomik göstergelerin yalan, naylon ya ! Fert başına düşen milli gelirin yalan, büyüme oranın yalan, enflasyon oranın yalan, hepsi dandik. Şimdi bu dandiğin üstüne kuyruklu bir yalan daha ekledin: 2023' de ne olacak ! Gel deki kardeşim sana şöyle iş bulacağım. Böyle bir rezalette sakin olmak var mı ya ! 2023' ü satıyor be !"
Alicisini bulan Kemal Sunal filmindeki gibi köprüyü de satar maalesef biz sorgulamadikca basimiza daha neler gelir. Soruluk bir açıklama olmuş ve adam haklı bunlar haber olmaz ama :(
Cidden öyle doğruyu söyleyenleri ekranda görmek çok zor evlilik programlari ile isgalin hali ortada eski tartisma programlarini özledim resmen :( şimdi youtube' tan izliyorum isim aratarak. Umarım bu bozuk sistemi yikacak kadar bilinçli olur ve bilinçli nesiller yetistiriz bugün bir sey degismez diye yarinlarimizi hibe etmeyiz bu yüzden aydinlatmaya devam edin :)
Türkiyede herşey pahalı. Eskiden övünürdük Türkiye kendi kendine yeten bir ülke diye, tarım ürünlerini dışarı satıp para kazanırdık. Şimdi ise son 15 yılda tarım ve hayvancılığı bitirdiler. İsrailden genetiğiyle oynanmış tohum almaya mecbur ettiler çiftçiyi. Türkiye de pahalı olan tek şey kuruyemiş olsaydı keşke Domatesin kilosu 10 TL Etin kilosu 50 TL
Domatese hala 1 TL diyenler var, gülüyorum. Almanya' da yaşıyorlar Türkiye' de domatesi 1 TL diye düşünüp, "Almanya' da elektronik ucuz, otomobil ucuz ama bunlar yenmiyor ki, Türkiye' de de domates, sebze ucuz" diyorlar. Türkiye' de domatesi ne zaman 1 TL' ye aldılar ben bilmiyorum, 4 sene önce bile domates 1 TL değildi. Bizim en kaliteli domateslerimizi Almanya' ya Avrupaya ihraç ediliyor. Biz ise ihracat şirketlerinin beğenmediği domatesi yiyoruz. İhracatçı firmanın sahibi bana dedi "sizin iç piyasada yediğiniz domatesi biz zararına veriyoruz Türkiye' de bizim Avrupaya sattığımız domatesleri tarladan 2.00 TL' ye alıyoruz, diye. Tarladan 2 TL2 ye aldıkları domateslerin mümkünatı yok Antalya dışından 5 TL' nin altında satılmasının. Yani biz domates yemiyoruz bizim 5 TL altındaki fiyatlarla yediklerimiz domates dışında her şey olabilir, hormon yani.
Ne diyim ki haklısın Bu arada benim yorum yazmam soruyu yayında göstermez. Yayında görünmesi için yeni cevaplar verilmesi ya da senin güncellemen gerekir
Arkadaşlar AKP bitirdi çiftciyi, herşey zam, vergi... yaa arkadaş biz neden genetiģi oynanmış tohum alıyoruz, neden dışardan et geliyor... Mazot 6 tl yi gecti Çiftci tarlayı suremezse nasıl buğday vs Ekin kaldıracak.. Çiftciyi bitirdiler Yazık valla... Halen Padişahım çok yaşa diyorlar yaa... NOT ; solcu da degilim sağcı da, partici bir insan hic degilim..
Bir sporcu olarak doğru düzgün leblebi ile dahi karb. ihtiyacını karşılamak mümkün iken Türkiye'de karşılayamazsınız hem firmalar hem adaletsiz vergiler hem de bilinçsiz tüketici bizi aç bırakıyor, üstüne de ranttan başka bir derdi olmayan siyasetçiler var tabii ki.
Ne yazık ki, tavuğa, bulgura hiç girmiyorum mesela beyaz pirinç yemek isteriz de kilosu 4 lira, günde 400 gr. yiyorum, bir süre sonra cep yakıyor, tavuk göğsünün kilosu 12.5, yumurtanın 30'lusu bile çok pahalandı, şu ülkede asgari ücretle tek başına ancak sokakta yaşarsın.
Bütün tavuk da hep hormonlu şeyler. 30 günden kısa sürede yetişen bir hayvandan ne beklersin ki. Geçen organik tavuk aldık 25 TL' ye. Demek ki 20 sene önceki malzemelerin kalitesi ile bir şeyler almaya kalksak aldığımız her şeye 5 katı para vereceğiz. Bak sana bir tarafta 5 TL var diğer tarafta 25 TL var. Ama alım gücü arttırdı diyorlar, tabi yersen :)
Heralde parti toplu kuruyemiş alım yapıyor, kendi tabanını kuruyemişsiz bırakmıyor. Bu fiyatlara toplumun bir kesiminin tepkili olması diğer kesiminin susmasının başka bir sebebi olamaz. Bunlar acaba teşkilatlarda masa aldından fındık, tuzlu fıstık, ceviz filan mı yiyorlar :)
Almanya' da o kadar çok yol var ki, Türkiye' nin en az 3 katı aktif araç sayısına sahip olmasına rağmen ve toplu taşımanın yerine bireysel olarak araçla ulaşımın yaygın olmasına rağmen trafik olmuyor.
Almanlar çok insan katletti ama cinayetlerinin, katletmelerinin, birkaç ülkeyi sömürmelerinin bugün gelişmiş olmasına etkisi çok sınırlı belki %10 bile değildir. Onların gelişmiş yapan sorgulayabilen düşünce yapıları, bir şeyi duyup ona göre bir tutum geliştirmektense araştırmaları, yılda bizim birkaç katımız kadar fazla gazete, dergi, kitap okumaları ve sürekli rasyonel ve pozitivist düşünmeleri.
Almanların savaşlarla elde ettikleri kazanımlar 2. Dünya savaşından sonra yapılan antlaşmalar ile neredeyse sıfırlandı hatta geriye gitti. Sömürge haline düştü diyebiliriz. Tabi adamlar bir kere uçağın, ağır sanayi makinalarının vb. planını projesini çizmiş. Onları yok etselerde böyle şeyler unutulur mu ! Aynılarını tekrar yapıyorlar vs.
yo, davincinin döneminde de mesela savaş hakimdi. eğer bir yerde rekabet varsa orda gelişim vardır. hitler sanayi devriminin hızını 10 katına çıkarmıştır. bugün mesela yapay zekalar robotlar çok konuşuluyor ama kayda değer bir şey yok, çünkü yavaştan alıyorlar. 3. dünya savaşı olsa çatur çutur bir sürü makine çıkacak piyasaya. savaş bizi bir yanda güçlendirip ileri taşır. almanları gelişmiş yapan da budur. entellektüel bakış açıları vardır.
Yani genel olarak Almanya' yı gelişmiş yapan ana unsur sömürge anlayışları, insan öldürmeleri vs. değil. Zaten güçlüler sömürür, güçsüz olsalar sömüremezler ki. O bile bir gelişmişliğin işareti.
güçlü mü daha kötüdür güçsüz mü diye düşünüyorum, bir karara varamıyorum. yaptığımız her eylem kötü geliyor. fakat sanıyorum ki bir an önce vizyonumuzu tamamlayıp ölmeliyiz. bu dünyada fazla oyalanıyoruz. 3. dünya savaşı çıkmalı.
findik 80 lerin sonunda radyasyon bulasti diye bedava dagittilar kimse almiyodu sonra bizim milletin anladigi dilden (aganihi naganigi sloganiyla) pazarlayinca millet radyasyonu unuttu. gelinen nokta budur. bisey satmak istedikleri zaman ya da fiyatini koklemek için cinsel gücü artirir yalanini sunuyolar. bir de bakiyisun sebze meyve kuruyemis ne varsa cinsel gucu arttirir oldu. bu radyasyonlu findikla ilgili bir video vardi youtube da o gun bugundur biraktim.
Valla sana şöyle söyliyim ben markete girdiğimde kuruyemiş türü paket yiyecekleri 5 TL üzeri görünce anında soğuyorum, almaktan vazgeçiyorum. Satın alma davranışımı anında etkiliyor. Belki yılbaşı, askerlik, düğün, önemli günler, eğlence vs. yılda 5-6 kere alınır ama diğer zamanlar almıyorum. Param boşa gidecek gibi hissediyorum. Aslından vücudun bunlara ihtiyacı var. Türk halkı böyle kaliteli protein, kaliteli karbonhidrat, vitamin, magnezyum içeren şeyleri yiyemediğinde, ekmek yediğinden şişmanlıyor.
Vay, kuruyemiş yiyenlerin bazıları alkol kullanıyordur, o zaman tüm kuruyemişleri pahalı yapalım, diye düşünmüşlerdir, tüme varım yapmışlardır diyorsun :) Bizim suçumuz neydi yav !
Enteresan bir bakış açısı. Yine de yurt dışındaki ürünün daha orada daha zor alınması gerekmiyor mu? Alman bir işçi nasıl oluyor da bizden giden bir ürünü bizim işçimizden %478 daha fazla yiyebiliyor?
İyi de biz sığır ithalatı yaparken getirdiğimiz yerden daha ucuza, kat kat fazla yiyemiyoruz ki. Bosna Hersek' ten sığır ithalatına izin verildi. Bosna Hersek' de dana kıymanın kilosu 3 Euro. Türkiye' de bu alınan etten yapılacak dana kıyma en az 35 TL' ye satılacak. Nerede alım gücü?
Bizim et ithal ettiğimiz, canlı hayvan ithal ettiğimiz tüm ülkelerde et çok çok ucuz. Örneğin Arjantin' de et o kadar ucuz ki halkı sende 80 Kilodan fazla et yiyor en fazla et yiyen ilk 4 ülke arasında. Avusturalya en çok et yiyen birinci ülke bile oldu. Yeni Zellanda yine öyle. Buralarda etin kilogram fiyatına baktım 4 Euro. Brezilya' da aynı şekilde, et çok ucuz.
Alman Asgari Ücretli 1 Saatlik Çalışması Aldığı Fındık: 632 Gram Türkiye' deki Asgari Ücretlinin 1 Saatlik Çalışmasıyla Aldığı Fındık: 132 Gram 632 (Almanya) / (Türkiye) 132 = 4.78 Kat Fark Var Yani Alman Asgari Ücretlisi Aynı Süre Çalışarak Türk Asgari Ücretlisine Göre %478 Daha Fazla bu ürünü alabiliyor, diğer bir değişle 4.78 Kat daha çok bu ürünü alabiliyor.
Bak şöyle, mesela karadenizdeki fındık üreticileri genelde ürettiklerini yabancı ülkelere satıyor, böyle olunca da fındık az olunca pahalılaşıyor, devletinde suçu var yasak getirmeli.
Bence hem ihraç etsinler hem de yerli halka yani 80 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına satsınlar. Bence Türkiye topraklarında yetişen fındık tüm Türkiye' ye ve Dünyaya yeter. Neden biliyor musun? Son zamanlarda fındıkta gerekli destekler verilmedi, burada bir arkadaşında yazdığı gibi Karadeniz insanı ağaçlarını kökünden söktü. Verimli alanlarda herkes fındık yetiştirse ve gerekli mazot, ziraat mühendisi vs. destekleri verilse fındığın kilosu 60 TL' ye çıkar mı sanıyorsun :)
Almanya'da 25 Euro demissin de 25 Euro TL çevir 100 TL eder Askerî ücret oranina gelince de Almanya da kiralar pahalı ona bak şu pahali başka şeyler pahalı
25 Euro ama 25 Euro' yu Almanya' da asgari ücretli saatlik 8.80 Euro olan en düşük maaştan 3 saat çalışarak kazanıyor.
Türkiye' de asgari ücretli günde 63 TL kazandığı için 1 Kilo Tadım Marka Fındık alamıyor.
Bu arada Almanya' da kira konusunda Türkiye' ye göre daha ucuz. Almanya' da Türkiye' ye göre alım gücünün düşük olduğu tek bir ürün gösteremezsin. Türk Çayı bile Almanya' da daha kolay alınıyor o derece.
Alman Asgari Ücretli 1 Saatlik Çalışması Aldığı Fındık: 632 Gram Türkiye' deki Asgari Ücretlinin 1 Saatlik Çalışmasıyla Aldığı Fındık: 132 Gram
632 (Almanya) / (Türkiye) 132 = 4.78 Kat Fark Var Yani Alman Asgari Ücretlisi Aynı Süre Çalışarak Türk Asgari Ücretlisine Göre %478 Daha Fazla bu ürünü alabiliyor, diğer bir değişle 4.78 Kat daha çok bu ürünü alabiliyor.
İki ülke asgari ücretlisi aynı süre çalıştıklarında bu ürünü kendi ülkelerinden kaç gram alabiliyorlar, böyle bakarsan daha doğru bir sonuca varırsın.
Örneğin 1000 Gram fındık alabilmeleri için kaç dk çalışmaları gerekiyor, diye bakarsan vardığın sonuç daha doğru olur.
Almanya' daki asgari ücreti Türkiye' ye getirip Euroya çevirirsen o sonuç doğru olmaz. Çünkü Almanya' daki asgari ücretlinin parası bizim Türkiye' deki asgari ücretlinin cebinde değil ki. Önemli olan aynı süre çalışıp hangi ülkede daha çok fındık alındığı. Eğer Türkiye' de yetişen fındığı Alman daha kolay alabiliyorsa o zaman Türkiye' deki ekonomik sistemde bir yanlış var demektir. Çünkü Türkiye' deki fındık Almanya' ya gittiğinden bizim aldığımızdan daha zor alınmalı, biz kendi ülkemizde yetişen fındığı daha uygun bir şekilde yiyebilmeliyiz.
Çözümün değil olayı konuşuyoruz şu an. Olayı kabul edelim yani bir muayeneyi yapalım, çözümüne geçeriz. Daha demin olayı kabul etmiyordunuz, şimdi daha yeni yeni kabul ediyorsunuz, çözümü de herkes kendi kafasınca düşünür söyler. Böyle yerlerde hem çözüm hem olay tespiti aynı anda yapılmıyor.
En İyi Cevaplar