Türkiye teknoloji, sanayi, yüksek teknoloji ülkesi değil bundan dolayı bu ürünlerin: * Telefon * TV * Motorlu Taşıtlar * Bilgisayar Oyunları, Programlarının
pahalı olması normal deniyor.
Peki anlamadığım şey Türkiye' de gıda ürünleri neden pahalı? Tarım ülkesi de mi değiliz? Un 1 Kg : 2.15 - 3.00 TL Toz Şeker 1 Kg : 3.60 - 4.75 TL Küp Şeker 1 Kg : 4.00 - 4.75 TL Ekmek 500 Gram : 3.00 - 5.00 TL Patates 1 Kg : 1.00 - 1.50 TL Soğan 1 Kg : 1.00 - 1.50 TL Teknoloji, sanayi ürünleri, yüksek teknoloji ürünlerinin ucuz olduğu ülkelerde bunların fiyatları : Un 1 Kg : 0.32 - 0.70 Euro Toz Şeker 1 Kg : 0.65 - 0.90 Euro Küp Şeker 1 Kg : 0.85 - 1 Euro Ekmek 500 Gram : 0.75 - 1 Euro Patates 1 Kg : 0.24 - 0.50 Euro Soğan 1 Kg : 0.23 - 0.50 Euro
Ürünlerin etiketlerinden kuruşla fiyatlandırılmamasına öyle alıştık ki: 0.35 ' li, 0.60 ' lı, 0.75' li ürün fiyatları bize çok farklı geliyor.
Durum böyle olunca örneğin patates, soğanda bile şöyle bir fark ortaya çıkıyor. Asgari Ücret / Ürün Fiyatı = 1 Aylık Maaşla Kaç Kilo Alındığı Türkiye : 1404.06 TL / 1.00 TL = 1404 Kilo Teknoloji Üreten Ülkeler: 1400 Euro / 0.25 Euro = 5600 Kilo
Aradaki Alım Gücü Farkı: 5600 Kilo (Teknoloji Üreten Ülkeler) / 1404 Kilo (Türkiye) = 3.98 Kat Türkiye ile Tarım Ülkesi Olarak Görmediğimiz Ülkeler Arasından 3.98 Kat Onların Lehine Alım Gücü Farkı Var.
Patates, soğan gibi Türkiye' de ucuz olan tarım ürünlerinden bile bu kadar fark varken şekeri, unu, ekmeği karşılaştırmaya gerek duymuyorum. Türkiye' nin teknoloji üreten ülkelerle gıda konusunda aynı alım gücüne sahip olabilmesi için " Kuruşlu " fiyatları yakalaması lazım.
Bu fark normal mi? Çözüm ne olabilir? Biz Teknoloji, Sanayi ülkesi olmadığımız gibi Tarım Ülkesi de mi değiliz?
Tüm bu olup biten ülkemizde Kemal Derviş'in başlattığı ve daha sonra hükümetin hala ısrarla sürdürmekte olduğu neo-liberal ekonominin beklenen sonuçlarıdır. Türkiye'de 17 milyon kişi sosyal yardımlardan yararlanmakatır. İşgücünün üretime katılma oranı %50 lerdedir ve sıralamada en kötüler ligindedir. Toplumun sadece %30'u üretimdedir. Ve bu %30'un sadece %5'i tarımdadır. Geri kalan %25 sanayi, ticaret, inşaat veya hizmetler sektöründedir. Eğer ithal edemezsek ne yiyecek ekmek, ne fasulye, ne pilav, ne mercimek ne de içine atacak isot biberi bulamayacak haldeyiz. Açlık tehlikesi kapıda.
Aslında direk çiftçiden alsak daha ucuza alırız. Ama komusyoncusuydu, yok bilmem vergisiydi, şuyuydu, buyuydu derken tarladan 50 kuruşa çıkan domates oluyor sana 3 lira. Tabi bide bitip giden tarımcılık da cabası. Bir zamanlar tarım ülkesiydik. Kendi ektigimiz ürünler yeterdi bize hatta ihraç ederdik. Şimdi bitti tarımcılık. Artık tarim ithal eder olduk.
Aracıların olduğu doğru ama bu tüm Dünyada var. Siyaset mekanizması tarım konusundaki başarısızlığını " Aracılar yapıyor " vs. diyerek gizli güçlere, bilinmeyen kaynaklara atıyor. Türkiye' de tarım konusunda tüm üretim aletleri, elektrik, su, mazot pahalı. Örneğin mazot 1.5 yılda 1 TL arttı. 3.50 TL ' lerden 4.50 TL ' lere çıktı.
Her şey neden sonuç ilişkisine bağlıdır. Fiyatlar yüksekse tarım politikaları yanlıştır. Alman Çiftçisi 10 yıllık bir traktörü 10 Bin Euro (7.5 aylık asgari ücret) ' ya alırken Türk Çiftçisi 100 Bin TL (71 aylık asgari ücret) ' ye alırsa aradaki problem çözülmez tabi. Asgari Ücretlerle açıklamayı yapmamın amacı 10 Bin Euro - 100 Bin TL demenin aradaki gerçek farkı açıklamaması. Almanya' da 10 Bin Euro çok daha kolay kazanılan, biriktirilebilen bir para. Türkiye' de 100 Bin TL biriktirip traktör almak daha zor.
Üreticinin kazandığından değilde üretim aletlerinin fiyatlarından kısılarak ya da üretim aletlerinin elde edilmesinde kolaylık sağlayarak üretim ayağa kaldırılır diye temenni ediyorum.
" Türkiye' de Fındık Fiyatlarının Yurt Dışına Göre Pahalı Olması Normal Mi, Neden? " adlı soruma cevap verirsen sevinirim. İçinde enteresan bilgiler bulacaksınız :)
" Dünya Ekonomisi Kendini Katlarken Türkiye Bunu Değerlendirebildi Mi? " adlı soruma cevap verirsen sevinirim :) İçinde enteresan bilgiler bulacaksınız :)
Daha önce başka bir sorunuzda da benzer bir cevap vermiştim yoğunlaşma ile ilgili ben cevabını buldum "vergi". Cevap bu kadar basit sanayi, teknoloji, tarım veya hayvancılık olmadı mı? Tek yapman gereken devletlerin en temel gelirlerinin başında vergi var arttır gitsin ki üretici üretemesin insanlar iş kursun 2 gün sonra dükkanı kapatsın haa unutmadan domates, fındık vs gıdaları ucuza dünyaya fazlaca ihraç et senin insanların almasın (gerçi düşünen yok) olay bundan ibaret.
Türkiye’de aldığımız nefes için bile para veriyoruz. Nefes de nefes olsa kışın oy peşindeki siyasetlerin dağıttığı beş para etmez kömürden göz gözü görmüyor ciğerler ne durumda oluyorlar düşünmek istemiyorum.
Temel beslenme, ülke halkının ilerlemesindeki temel yapı taşıdır. İlerleme istenmiyorsa bunda bir ucuzluğa da gerek yoktur. Önce aptallaştır , sonra güt.. Olayın özeti bana göre budur..
Beşeri sermayeyi beslemeden bir üretim ülkesi yaratamazlar. Çin de hayat şartları zor ama tahmin ediyorum ki: pirinç, su, makarna, et, süt, yumurta vb. ucuz. Yani biz kendimize özgür bir ülkeyiz. Çin gibi ucuz teknolojik aletlerimiz vs. yok. Biz bugünün Dünyasını yakalamaya çalışırken aldığımız elektronik, teknolojik aletlere büyük para harcıyoruz ve bunlardan sonra gıdaya harcamak için az paramız kalıyor. Kalanla da pahalı olan et, kurul fasulye, nohut, fındık, ceviz, antep fıstığı, balık vb. gıda ürünlerini alamıyoruz.
Istikrarin oldugu calisanin hakkini alabildigi ulkelerde yatirim olur. Bizim gibi haksizligin girla gittigi. Uretimin degil tuketimin alkinlastigi ulkelerde halimize sukretmemiz bile gerekir
Aynen öyle. Son 15 yılda 906 Milyar Dolar Dış Ticaret Açığı, 500 Milyar Dolar Cari Açık vermişiz ve bunları: 290 Milyar Dolar ' lık Toplam Dış Borç, 163 Milyar Dolar' lık faiz ödeyerek finanse etmişiz.
Neden devlet surekli memur aliyor. Neden uretimle issizlik istihdam edilmiyorda sabahtan aksama kadar yatan adamlara emekcinin 2 kati ucret veriliyor. Neden devletteki tum fabrikalar satilirken devlet personel sayisi artti? Neden disaridan et ithal ediliyorda devlet kendi uretim tesislerini kurmuyor. Sen uretenin emegini alamaadigi bir ulkede yretim yapmak istermisin? Uretim yapacam ama batacam belli bir sey vergilerle girtlagima cokecekler. O zaman gayrimenkule, Faize, Borsaya. Turkiyede olan da budur
Uretimi gec innavosyonda yok. Dunya savas robotlarini uretirken biz hala motor yapamadik. Tek korkum sinumuzun adaya ayak basan otomatik silahli ingizlere karsi okla karsi koymaya calisan aborjinler gibi olmamasi yonunde.
İnsanlarımızın kafası değişmezse öyle olacak gibi. İnsanlar hala kişileri/kuruluşları konuşuyor. Olayı konuşan az var. İşi konuşan, çözümü konuşan nerede ise yok.
İstanbul' da yazın 3 ay dışında domates fiyatları çok yüksek. Örneğin TV' ler 9.00 TL ' ye domates diye haber yaptı. Birkaç pazarda aynı anda 9.00 TL' ye çıkmıştı domatesin fiyatı.
Bence aracılar diğer ülkelerde de var. Ben Almanya' yı araştırdım. Örneğin Almanya' da süt köylüden litresi 35 - 40 Cent' e çıkıyor. Paketlenmiş halde de 65 Cent ile 75 Cent' e satılıyor. Yani orada da çiftçiden çıktıktan sonra market raflarına kadar %87 ' lik bir fiyat artışı oluyor.
Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Ekonomi Eski Bakanı Ali Babacan bile geçtiğimiz dönemlerde demişlerdi " Üretim yapacağımız toprağı imara açtık, konut, AVM yaptık. Şehir Merkezlerine yakın sanayi alanlarını boşalttık oraları AVM' lere, otellere, plazalara sattık. Son yıllarda tekstilci, sanayici, iş adamı hiç bilmediği halde gayrimenkul sektöründe iş yapmaya başladı. Ama artık o AVM'leri, Plazaları, lüks konutları alacak insan kalmadı, piyasa bunlara doydu. Bizim tekrar üretime dönmemiz lazım. Biz inşaat yapmaya başlayalıdan Dış Ticaret Açığı arttı. Ekonomimiz inşaatla artık büyüyemiyor, yavaş büyüyor " dedi. Yani ikisi de bunlara benzer cümleler söyledi.
Ali Babacan dedi ve gitti. Mehmet şimşeşiğin ne dediği pek anlaşılmadığı için, yırttı o. Bu hükümetin, oy kaynağı ekonomi ya da yalanlarıydı ama artık alternatifsizlik ve bölgesel savaş korkusu.
Şeker pancarına kota koyduklarını bilmiyordum. Yerli tohumun 10 sene önce filan yasaklandığını biliyorum, çiftçilere artık yerli tohumla değil Yüksek Teknoloji ile üretilmiş ithal tohumla ekeceksiniz dediler. Bu arada Diyarbakır Karpuzunun tohumu Meksika' dan geliyor. Bundan 10 yıl önce Türkiye' de Diyarbakır Karpuzunun türünü beğenmişer, Meksika' da üzerinden çalışmaya götürmüşler. Diyarbakır Karpuzunu Yüksek Teknoloji ile daha dayanıklı bir tür yapmışlar. Şimdi Türkiye' ye her sene 25 Milyon Dolar' lık Diyarbakır Karpuzu tohumu ihracatı yapıyorlarmış.
" Türkiye' de Fındık Fiyatlarının Yurt Dışına Göre Pahalı Olması Normal Mi, Neden? " adlı soruma cevap verirsen sevinirim. İçinde enteresan bilgiler bulacaksınız :)
" Türkiye' de Fındık Fiyatlarının Yurt Dışına Göre Pahalı Olması Normal Mi, Neden? " adlı soruma cevap verirsen sevinirim. İçinde enteresan bilgiler bulacaksınız :)
Doğrudur. Yiyecek bir şekilde halledilir de ev fiyatlarının yüksek maaşların düşük olması çok olumsuz bir şey. Çünkü insanlar barınmak zorunda. Yemeği de domatesi yağ ile kavurur vs. bir şeyler yapar yine yer ama sağlıklı bir ortamda yaşamak zorunda. Ondan taviz veremez insan.
" Türkiye' de Fındık Fiyatlarının Yurt Dışına Göre Pahalı Olması Normal Mi, Neden? " adlı soruma cevap verirsen sevinirim. İçinde enteresan bilgiler bulacaksınız :)
" Dünyada ve Türkiye' de Asgari Ücretin Yıllara Göre Artışları Sizce Nasıl? " adlı soruma cevap verirseniz sevinirim :) İçinde enteresan bilgiler bulacaksınız :)
En İyi Cevaplar