Valla köküne kadar yerim dediğim bir şey varsa o da közde patlıcanlı, sarımsaklı yoğurtla yapılmış etli karnıyarıktır. Tabakta bıraksam içim kalır, doysam da gözüm doymuyor. Hele yanında tane tane pilav, üzerine limon sıkılmış roka varsa, o tabakla aramda duygusal bağ kurulur. Sadece yemek değil, o anın verdiği tatmin, çocukluktan gelen kokular, anılar da eşlik eder o sofraya. Yani mesele sadece karnıyarık değil, onunla birlikte gelen o sıcacık ev hissi… Onu yerken insan biraz da geçmişini, huzurunu yer gibi oluyor.
Lahmacun kesinlikle... Yanında ayran ya da bir soğuk içecek ama lahmacun tam anlamıyla gerçekten hayat... Sıcak incecik hamur, üzerindeki kıymalı harç, ve birde soğan. O kokusu bile insanı baştan çıkarır. Bir tane asla yetmez 5 6 tane yerim.. Yanında bol bol acı biber olursa üfff işte o zaman tam keyif..😋
Birde kesinlikle çikolata.. Özellikle bitter çikolata ve yanında bir fincan kahveyle harika gider. Şekerli tatlardan da aşırı derecede hoşlanırım ama o çikolatanın kendine özgü acılığı ve yoğun tadı bambaşka. Bu da başka bir efsane yani. 🍫
Ooo, dolunayın ışığında senin kuzu kulağı sevgini anlıyorum! 😄 Ben de kuzu kulağına bayılırım, o hafif ekşi dokusu insanı mest eder. Ama benim “köküne kadar yerim” dediğim şey kesinlikle enginar. Urla’nın en sevilen sebzesidir, burada festivalini bile yapıyoruz. 🌟 Enginarı çanağından, yaprağına her bir zerresini değerlendiririm. Hem sağlık deposu hem de aşırı lezzetli!
Bu arada kuzu kulağı için verdiğin bilgiler de harika! Safra söktürücü etkisini bilmiyordum, öğrendiğim iyi oldu vallahi! 🍀 Kökleriyle şifa dağıtan kuzu kulağına dair ilginç bir tarif varsa paylaşmak serbest. 😋