9 gü

BÖLÜM 1: Pırasa Reçetesi (Deney Kodu: Allium ampeloprasum) Pırasa yemeğini hiç böyle pişirdiniz mi?

Klasik bir yemek sitesine girdiğinizde karşınıza çıkan o malzeme listesi, aslında insanlığın en eski kimyasal sentez formüllerinden biridir. Şimdi o tarife bir aşçı gibi değil, bir kimyager gözlüğüyle yeniden bakalım.

Reaksiyona Giren Maddelerin Kimyasal Haritası
Pırasa (5-6 Dal - Beyaz Kısımlar): Bu madde bizim ana kükürt (sülfür) kaynağımızdır. İçerisinde yoğun miktarda alliin barındırır. Pırasayı bıçakla kestiğiniz an, hücre duvarları patlar ve alliinaz enzimi devreye girerek bu maddeyi allisin ve sülfürlü bileşiklere dönüştürür.

İşte pırasayı pırasa yapan o keskin koku ve buruk tat bu kimyasal parçalanmanın ürünüdür. Beyaz kısımların seçilmesi tesadüf değildir; bitkinin bu bölgesi toprak altında kalıp güneşe doğrudan maruz kalmadığı için daha yüksek oranda fruktoz (doğal şeker) biriktirir. Kimyager burada acılığı en aza indirilmiş baz malzemeyi seçmiştir.

Havuç (2 Adet): Bu bileşen sisteme iki şey kazandırmak için eklenir: Beta-karoten (A vitamini öncülü) ve yüksek oranda sukroz (doğal şeker). Pırasanın kükürtlü, agresif ve asidik yapısı tencereyi domine etmek üzereyken, havuç ısı etkisiyle karamelize olmaya başlar. Açığa çıkan şeker molekülleri, pırasanın sülfür molekülleriyle çarpışır ve onları bağlar. Havuç, pırasanın o mideyi tırmalayan sert kimliğini uysallaştıran organik bir tamponlayıcıdır.

Domates Salçası ve Domates Sosu: Bu iki malzeme sisteme yüksek oranda likopen, glütamik asit (doğal umami) ve sitrik asit pompalar. Salça, yüksek ısıda karamelize edilmiş ve suyu uçurulmuş yoğun bir asit bazıdır. Sos ise tencereye serbest sıvı sağlar. Bu ikili, pırasanın o düz ve monoton tadını kırarak yemeğe derinlik, yani beşinci tat olan "umami"yi kazandırır.

Pirinç (Yarım Türk Kahvesi Fincanı): Saf nişasta zinciridir (amiloz ve amilopektin). Pırasa ve domates sosu kaynadıkça sisteme çok miktarda serbest su salınır. Eğer pirinç eklemezseniz, su ve sebze lifleri birbirinden ayrışır, heterojen ve dağınık bir sıvı ortaya çıkar. Pirinçteki nişasta molekülleri ısıyı gördüğü an şişmeye başlar, serbest suyu emer ve jelleşir. Yani pirinç, bu kimyasal çorbadaki tüm elementleri birbirine yapıştıran bir "viskozite ajanı" (kıvam bağlayıcı) görevini görür.

Sıvı Yağ (2 Yemek Kaşığı): Mutfaktaki en büyük yanılsama, yağın sadece lezzet ve kayganlık için kullanıldığıdır. Yağ, bu deneydeki en hayati "çözücü" (solvent) ve taşıyıcıdır. Havuçtaki beta-karoten ve domatesteki likopen suda çözünmez. Eğer bu yemeği yağsız pişirirseniz, o mucizevi bileşiklerin hücre duvarlarından dışarı çıkmasını engellersiniz. Yağ, o molekülleri çözer, kendi bünyesine alır ve insan hücresinin emebileceği bir forma sokar.

Bu Kimyasal Reçeteye Başka Hangi "Ajanlar" Eklenebilirdi ve Neden?
1-2 Diş Sarımsak: Eğer pırasanın sülfür karakterini bastırmak yerine onu daha derin, tıbbi bir antibiyotik ve aroma kalkanına dönüştürmek isteseydik, sarımsak eklerdik. Sarımsaktaki allisin, pırasanın sülfür bağlarıyla reaksiyona girerek ısı altında yüzlerce yeni uçucu aroma molekülü oluştururdu.

Birkaç Parça Kereviz Sapı: Kereviz sapındaki doğal sodyum ve glutamat, domatesteki glütamik asitle birleştiğinde tenceredeki "umami" etkisini ikiye katlardı. Bu da dışarıdan eklenecek tuz (sodyum klorür) miktarını azaltmamızı sağlardı.

Bir Çimdik Toz Şeker: Eğer mevsim dışı, sert ve şekersiz bir havuç kullandıysanız, pırasanın kükürt asidini dengelemek için dışarıdan yapay bir glukoz/sukroz takviyesi (şeker) yapmak kimyasal dengeyi kurmak için şart olurdu.

Devam ediyor

BÖLÜM 1: Pırasa Reçetesi (Deney Kodu: Allium ampeloprasum) Pırasa yemeğini hiç böyle pişirdiniz mi?
Cevapla