İnsan bu kadar işte anlamıyor. Hiç ölmeyecek gibi yaşıyoruz. Bu kadar kindar, bencil, düşüncesiz sonsuza kadar yaşayacağımızı düşünüp bütün kötülükleri yapıyoruz ardımızda sadece kötülükleri bırakacak kadar...
Siz de kitap veya defter arasında çiçek koydunuz mu?
Öncelikle sizinle tekrar burada karşılaşmak çok güzel 🙈 3 yıldır günlüğümün arasında duran bir beyaz gül var. Kalbimi şu an da çok kıran bir kişi tarafından verilmiş olsa bile sanırım onu oradan alıp çöpe atmam imkansız gibi.
Çiçek koymadım ama kitaplarımın üzerine o an okurken notlar yazarım (ruh halimle ilgili), tarih ve saati de yazıyorum. Sonra gördüğüm de hoşuma gidiyor :)
Evde olsaydım fotoğrafını çekip atardım :) Daha çok melankolik ama motive edici yazılar oluyor. ''kalbini kıranları unut.'' ''ruhunun çürümesine izin verme'' gibi :)
Gel ey Yar... Bir sabahın ilk ışıkları gibi... Erken saatlerin kuş sesleri gibi... Yağacak sağanak yağmurun ilk damlaları gibi... Gel ey Yar, gel ne olursun gel ! İlkbahar gibi...
Üç kelebek bir gün ateşin ne olduğun üzerine tartışmışlar. İlki ateşe uzaktan bakmış ve aydınlatır demiş. İkincisi biraz daha yaklaştığında ısıtır yanıtını vermiş. Sonuncusu ise hızla ateşin içine girmiş, ateşin gerçekten ne olduğunu bir o anlamış ama gel gör ki bunu hiç kimseye anlatamamış. Sevgi ve bağlılık da ateşe benzer. Anlamak için ne bakmak nede yaklaşmak yeterli değil yanmak gerekir...
En İyi Cevaplar