Bize neden doğruyu sevmeyi öğretmek yerine, yanlıştan korkmayı öğrettiler?

Ayşen Gruda'nın çok sevdiğim bir sözü vardır, "Konuşmaktan korktuğunuz ülkede, yaşamayı nasıl başaracaksınız?"

Korku insanı korumak için ortaya çıkmış olabilir, ama zamanla onu yönetmenin de en güçlü araçlarından birine dönüşmüştür. Bazen itaatin adı saygı, susmanın adı edep, sorgulamamanın adı inanç oldu.

Korkuyla yapılan itaat, gerçekten ahlaki bir tercih midir?

İnsan cezalandırılmaktan korktuğu için iyiyse, iyiliği mi seçmiştir, yoksa yalnızca kötülüğün bedelinden mi kaçmıştır?

Bize neden doğruyu sevmeyi öğretmek yerine, yanlıştan korkmayı öğrettiler?
Bize neden doğruyu sevmeyi öğretmek yerine, yanlıştan korkmayı öğrettiler?
Cevapla