Kaybeden olmak kader mi?

Annemle babam ben küçükken ayrıldı annem çekip gitti annesiz büyüdüm babam da psikolojik sorunları olan her gün ağlayan biriydi erkek haliyle elinden geleni yaptı. Üniversite ikinci sınıfım hiç sevgilim olmadı biriyle tanıştım harp okulu mezunu subay tanıştık bir şeyler paylaştık ilk defa onun elini tuttum ona seni seviyorum dedim
(yanlış anlamayın daha fazlası olmadı) ilk defa hayatımda değerli mutlu hissettim ben sevgi dilencisi değilim ondan sevgi dilenmedim... Bir sabah benimle artık görüşmek istemediğini söyledi boyum kısa diye beni aşağıladı senden bir b. k olmaz dedi hosteslerle takılıyormuş onları beğeniyormuş daha ağır şeyler söyledi ama o kadınlarla ilgili tek bir olumsuz kelime etmedi o zaman anladım hiçbir zaman onlar gibi olamayacağımı onlar değerli özel önemli ben ise kimsenin görmediği fark etmediği biriyim varlığım kimsenin umurunda değil hiçbir zaman o kızlar gibi olamayacağım kimse elimi tutmayacak gözlerime bakmayacak içinden sevmek gelmeyecek benim için bir şey yapmayacak özlemeyecek merak etmeyecek benimle uyuyup uyanmak istemeyecek aynı sofraya bile oturmayacak güzelsin diyen bir eşim olmayacak o kızları ölesiye kıskanıyorum öyle çok kıskanıyorum ki en basit ufak şeyleri bile saçlarını ellerini gözlerini küpelerini kıyafetlerini makyajlarını hareketlerini mimiklerini enerjilerini ilişkilerini ailelerini arkadaşlarını dudaklarındaki ruju gözlerindeki ışıltıyı herhangi bir insanla aralarında geçen herhangi bir diyaloğu bile kıskanıyorum kendimi parçalayacak kadar çok kıskanıyorum kıskançlıktan kendime tokatlar atıp saçımı başımı yoluyorum herhangi birinin yerinde olmak için canımı bile verirdim ama değilim hiçbir zaman da olamayacağım ben bu yarışın en başında kulvar dışı kaldım sonum da hiçbir şey yaşayamadan solup gitmek
Kaybeden olmak kader mi?
Cevapla