Toplum normları çoğu zaman sorgulanmadan kabul edilen davranış kalıplarıdır. Birey, farkında olmadan bu kuralların içinde şekillenir ve zamanla onları kendi düşüncesi zannetmeye başlar. Ancak bu normların ne kadarının gerçekten bize ait olduğu, ne kadarının tarihsel ve kültürel etkilerin ürünü olduğu tartışmalıdır. Bana göre, başkalarının haklarını ihlal etmediği sürece insan kendi değerlerine göre yaşamalıdır. Çünkü özgürlük, toplumun çizdiği sınırları körü körüne kabul etmek değil; onları sorgulayabilme cesaretidir. Sizce birey toplumun belirlediği normlara uymak zorunda mıdır, yoksa kendi doğrularını mı oluşturmalıdır?
Toplumun normlarına ve beklentilerine uyum sağlamaya ne kadar önem veriyorsunuz?
Bu benim için çok karmaşık bir konu aslında. Toplumun ve insanların beklentilerine uyum sağlayan bir kişiliğe sahip olmadım pek. İnsanların beklentileri hep bir direnç, uyumsuzluk yarattı çoğunlukla bunun en büyük sebebi de sürekli manipüle edilerek büyütülmüş olmamdı. Ama manipülasyon bir ailenin temelini oluşturuyorsa normal kabul edilerek büyünüyor elbette. O yüzden çoğunluk bir hatayı seçiyorsa o artık bir hata olmaktan çıktığı gibi bir seçim olur çünkü.
Yani ben pek orada olmadım. Lokasyona bağlı bir iş alanında kendimi geliştirmek istemedim. Farklı bir şeyler yapmak istedim. Gerçek bir şey yaşamak istedim. Bu da toplumun%70nin hayal ve zihin dünyasında yaşadığını düşünürsek beni onlardan fazlasıyla ayırdı. Ait olmak için yıllarca mücadele ettim ama bu sahte bir mücadele oldu. Gerçekçi değildi.
Topluma gerektiğinde uyum sağlamayı seçen bir yapım var çünkü bazı şeyleri değiştiremeyiz yani tek başıma benim gücüm yetmez. Fakat fare yarışının sistemin artık toplumun artık ne deniliyorsa adına onun haricinde bir hayat kurmayı tercih ettim ve bunun mücadelesini veriyorum. (Böyle de kendimi çok anlatmış hissettim. Bilmeyen anlamaz yazdıklarımı.) Neyse insanları olduğu gibi sever ve kabul ederim.
Bu arada sende kendini burada (anlatmak istersen tabii) anlatabilirsin. Öyle işte
Anlattıkların aslında insanın kendini arama yolculuğu gibi. Herkesin uyduğu kalıplara uymamak bazen yalnızlaştırır ama insanı kendine yaklaştırır. Belki de ait olmak, çoğunluğa benzemek değil; kendi yolunu bilerek yürüyebilmektir.
Topluma uyum sağlamakla kendin olarak kalmak arasındaki dengeyi aramak bile büyük bir farkındalık bence.
Kendimi anlatma konusuna gelince tabiki isterim ama hiç modumda değilim yorucu bir gündü çok ıslandım falan.
Toplumun normlarına ve beklentilerine uyum sağlamak çoğu insan için önemli olsa da, benim için aile kavramı 19 yaşımda yaşadığım bir olay yüzünden, halamlarımın sayesinde , kökten değişti; bunun sonucu olarak da babamın ölümüyle yüzleşmek zorunda kaldım.
Görsel de sorunun kendisi kadar güçlüymüş 💭 Toplum normlarını ben bir “trafik kuralı” gibi görüyorum 🚦 Temel amaç başkasına zarar vermemekse uyum bir yere kadar önemli.
Ama senin de dediğin gibi körü körüne değil. Sorgulamadan yaşanan uyum insanı içten içe çürütüyor 😔 Birey hem kendi doğrularını oluşturmalı hem de bunları yaşarken kimsenin alanına zarar vermemeye dikkat etmeli.
Yani özgürlük ve sorumluluk dengesi 💫 Ne tamamen toplumun kuklası olmak doğru ne de ben merkezci bir kopuş. Ortasını bulmak en sağlıklısı 💚
Her ne kadar özgür iradeye sahip olsakta toplum ile birlikte yaşıyoruz, oyuzden toplumsal kurallara dikkat etmeye ve daha özenli hareket etmeye, kurallara uymaya çalışıyorum
Yazıyı okumadan başlıktan söylem ben çünkü toplum hiçbir zaman umrumda olmadı sürü psikolojisinden nefret ederim her zaman aykırıyımdır. Önemli olan benim mutlu olmam toplumun diretmeleri değil onlar beni mutlu etmez.
Hayatta seni hatırlayan son kişi de öldüğünde sen hiç var olmamış olacaksın.
Herkes kendi özgür iradesiyle yaşamaya layikdir diyeceğim ama etrafında ve toplumsal göre bakilirsa deli davranışlar sergileyen birisini ya da topluma uyumsuz ise zorla topluma uyum sağlamaya çalışmakta sağlanıyor..
Valla ahlaki ve etik değerlerim var kültürüme göre ona uygun yaşamaya çalışıyorum. Milletin ağzı torba değil büzemem. Bir sürü insan var kime göre yaşayım? Kendime göre yaşıyorum
Eskiden daha çok uyum sağlamaya çalışırdım, dışlanmamak için. Şimdi kimseye zarar vermediğim sürece kendi doğrumu seçiyorum; normlar değişiyor ama insan içindeki sesi susturunca asıl kayboluyor.
Toplum normları bir arada yaşamayı kolaylaştırıcı aslında ama körü körüne sorgulamadan inanmak da kendimiz olmayı engelleyip bizi koreltiyor gibi geliyor.
Ama şu da var evet özgürlük , ama başkasının sınırlarına ve hayatına saygı duyarak onların da ozgurlugunu kisitlamadan yapılırsa özgürluk.
Benim davranışım bir baskasinj rahatsız ediyorsa ozgurlk diyemeyiz.
Yaşadığım toplumun normlarına elbette önem veririm. Tabiki cehaleti sürükleyici durumlar dışında kalan şeyler olmalıdır. Yoksa bir grubun içinde bile bazı kişiler o normları kafasından uydurma yaptığı çok görülmüştür.
Bir toplumsal kurala bakarım neden diye sorarım... eğer mantıklı gelirse tamam der kabul ederim değilse uygulamam... gelenekler insanın edindiği bilgilerdir bazı deneyimlerin günümüze gelmiş halidir hepsini reddetmek insanlığa mağaradan başlamaya benzer bence... ama geleneklerin hepsi de iyi niyetli değildir o zamanki toplumun insanlarını hizaya sokma şeklidir işte onları reddederim
Aynen öyle ya, körü körüne “böyle gelmiş böyle gider” kafası bana da ters. İnsan bi durup “neden?” diye sorar. Mantıklıysa eyvallah, değilse sırf gelenek diye boyun eğmem.
Sonuçta gelenek dediğin şey geçmişten gelen tecrübe, hepsini çöpe atmak da saçma olur. Ama bazıları var ki bildiğin milleti hizaya sokmak için uydurulmuş, onlara da kusura bakmasınlar, ben yokum. Akıl var mantık var.